Avuçluyorsun hüznün körüklerini
Ne çok büyüyor gözlerim
Senden sana kaçarken.
Güneşi mat ettim çünkü ona iman ettim
Çünkü o denizde o kapı hala mavi
Çünkü ben sana açılan tünellerin seyyahı
Yeryüzü kaçkını!
Gecenin rahminden izliyorum
Yoldaki su kırıklarından ay parçalarını
Gündöndünün üşüyen kökü gibi.
Şimdi mi uzaksın yoksa hep mi temmuz?
Sağır sağır emiyorum aşkı
Ne çok küçülüyor kalbim
Kelimeleri yıkarken yıkılan kalelerin diplerinde.
Çünkü o kapı hala mavi çünkü yok deniz
Çünkü ben güneşi aforoz edip aşka sür’unu üfleyen balçık hamalı!
Ağacı izliyorum yaprağın nefesinde
Bir kelebek günah çıkarıyor ölüme.
Bulutlar kısır kalmalı tanrım,anlıyorsun
Şimdi dinozorlarımın ateş ayı
O serçe gibi “seviyorum günahımı!”












Bir cevap yazın