Gece olunca evlerimize çekiliriz!
Gündüz olunca özgürüz…
Hepimiz bir boyda değiliz..
Ama ayni koydayız.
İçine düştüğümüz..
İnkâr ederiz düşsekte
Bir daha düşlesekte …
Binlerce kez fırtınanın sesimi olur!
Dilsiziz
Kendimize bile yabancı
Hatta yalancı!
Çoğu kez kendimizin dışta kralı
İçte soytarısı
Ağlarız,
Öfkeleniriz,
Gülüp geçeriz,
Seçmeyiz.
Seçemeyiz.
Geçemeyiz de …
Geçitin olması bizim düşmeyeceğimiz anlamına gelmez!
Düşmek ; yeniden kalkmak eylemli bir fiilin zıttıdır.
Düşmek, ölmek değildir!
Biz düşeriz harbiden,
Yürek kıyılarında sarmaşıklarına tuttunduklarımızdan.
Ellerini uzatsalar tutarız oysa
Eller günahkâr.
Diller de…
Bizde…
Günah olan her olgu yasak bir meyvedir!
Biz yasakçıyız.
Aldırmayız
Yüz bin kere tövbe etsek de
Yine de severiz..
Kanatsız güvercinleri uçmasın diye.
Biz sevdikçe canlanırlar
Sonra da havalanırlar.
Güvercin sevmek kader olur
Güvercinsiz bir kaderle…
Neşemiz yok bizim ,
Meşelere bakar güveririz.












Bir cevap yazın