Bir nüansı belirtmek istiyorum.
Emeklerim yanıyor!
En az eklemlerim kadar.
Acaba
ben yansam
daha mı iyiydi?
Radyoda bir bozlak…
Ve ben bir çocuğun zifiri bir gecede
Göklerin gözlerini izleyişi gibi
temaşayla meşgulüm içimdeki suretini.
Bir fotoğraf çekmek istiyorum
Güneşin en sarımtırak deminde
Çok şey anlatabilecek bir fotoğraf.
Demsiz bir çaydanlık gibi fokurduyorum.
Küfredercesine ağzımdan kaçışıyor mısralar!
İşitiyor musun?
İşitiyor musun o rüzgârları ki
Deli doludur, yüklüdür ve yoksuldur onlar sabrım kadar.
Bir dil öğrenmek istiyorum.
Öyle bir dil ki
Kimsenin duyup bilmediği.
Kelimeleri, en güzide şiirlerin yazıldığı
Kâğıtlardan kuşlar gibi.
Başka bir muhite, başka bir dergâha
Başka bir şehre açılan kapılar gibi.
Ne oldu, affetmeyecek misin beni?
Saçacak mısın gözyaşlarından derdiğin
İsyan tomurcuklarını göğsüme?
Belki de bildiğin âşıklar gibi değilim kabul.
Lakin sen de hep o şarkıdaki maşuk musun?
Bilmem ki neler söylüyor dilin,
neler özlüyormusun.
İstiyorum, hiçi ve şeyi anlamak!
Manasını lügatten öğrendiğim
hisleri hissetmek istiyorum ömrümde
Bir kez olsun.
Varsın, okumasın kimse.
Varsın çalınmasın bir gün olsun kapım.
Varsın ne göğe çıkarsınlar ne tefe koysunlar beni.
Yazmak istiyorum.
Okumak, bilmek, düşünmek, hissetmek, yazmak.
Seni, beni
Yeni doğmuş bebekleri ve gelincikleri…











