ÖYKÜ 715
BAS – Berkay Daçe
“[…] Bu beni kötü biri yapar mı bilmiyorum ama işimden nefret ediyorum. İçinde yaşadığım ülkenin insanlarından da, her gün okuduğum haberlerden de, soluduğum kükürtlü havadan da, şehri birkaç milyon insanla paylaşıp bu kadar yalnız olmaktan da çok sıkıldım. Ailemi seviyorum ama bana benim dışımda çok az kişi haricinde ve fakat ailem dâhil olmak üzere tüm […]
MÜZEYYEN – Sülbiye Yıldırım
Gök gürültüsü ve arkasından çakan şimşekle sanki kıyamet kopuyor, gökyüzü yere iniyor sanırdınız. Böylesi zamanlarda Müzeyyen’in çocukluğundan bu yana yenemediği korkusu depreşir, yalnızlığını ve yoksunluğunu derinden hissederdi. İçerden yün battaniyesini aldı, pencerenin yanındaki koltuğuna oturdu. Kendisi gibi gök gürültüsünden korkan Pisagor saklandığı yerden ok gibi fırlayıp bacaklarına örttüğü battaniyenin altına girdi, insanı sakinleştiren mırıltılarıyla kucağına […]
Cahilin Zekâsı – Selim BAKİ
Gözlerini duvarda asılı tabloya dikmiş, dakikalardır seyrediyordu. Görmek istediğini göremediğinden mi yoksa görmek için bir şeyler aradığından mı bilinmez, sürekli kafasını sallıyordu. — “Kırmızı ve siyahın yoğunlukta olduğu insan motifleri, tabloda bir bacayı andırır şekilde verilmiş galiba. Yok, baca değil, ağaç gibi sanki. Yanan bir ağaç galiba, üstünde dumanı da var. Düşündü bir daha. Yok, […]
BÜYÜ’DÜM – nazlı özlemiş
Altıncı yaşımı hatırlıyorum. ‘Büyüdün Efsun’ diyordu annem. Diyordu ve çekip gidiyordu işe. Bir kap yemek koymak için önüme. Altıncı yaşımın saflığından olsa gerek önüme bir kap yemek koyan herkesi annem sanıyordum. Ve anneler ölmez diye biliyordum. Öldü annem. Babamı hiç tanımadığımdan olacak, babasızsın deyip tutup kolumdan yetimhaneye ittiler beni. ‘Yetim’ ne demek bilmeden o hücrenin […]
ÖBÜR DÜNYADAN GELEN MEKTUP – Ümit Evran
Son hastama bakmış, yemeğe çıkmaya hazırlanıyordum. Kapı açıldı, genç bir hanım içeri girdi. Hasta olmadığını, beni özel bir nedenle ziyaret ettiğini söyledi. Meraklanmıştım. Elimle oturmasını işaret ettim, ilgilenmedi. Yaşını kestirmek zordu. Makyajsızdı, temiz ama iddiasız bir giyim tarzı vardı. Yüzündeki ifade oldukça donuktu. Titrek bir sesle konuşmaya başladı: “Sizi rahatsız ediyorum ama size iletmem gereken […]
Çay Döküm İçer Misiniz? – Cennet Güvenç
Bu garip insanlar hep mi beni buluyor yoksa ben mi bu garip insanları fark ediyorum bilmiyorum. Ama işte ben hep bir şekilde oldukça sıradaşı bu insanlarla tanışmayı başarabiliyorum. Ya da bir uğursuzluk, bir lanet var üzerimde buna daha çok inanabilirim, olayların hep benim başıma gelmesini de başka türlü açıklayamıyorum. Tıpkı birazdan size anlatacağım bu garip […]
Muhallebi kokan kadın – Fatma ŞAHİN
Saat 03:25 Henüz uyku tutmamış, umutlarını kadehlere saklayanların demlendiği; ya da benim gibi uykunun korunaklı kucağına sığınanların binbir zahmetle, çişe kalktıkları saat. Ben de içtiğim çaya savurduğum paslı küfürlerle yatağımdan çıkıyorum. Tam o sıkıntıdan kurtuldum derken, öyle bi sigara içesim geliyor ki, bir de içtiğim sigara küfrediyorum. Kafamı yukarı kaldırıyorum sigaramı yakarken; berrak gökyüzü sigara, […]
SES – Burçin Tolga Yılmaz
Acılarım dinmeden önce duyduğum ses biraz önceki adamdan geliyor. “Ölüyor …” Benimle yüzmeyi seviyorlarmış. Birçoğu da terapi yapıyormuş benimle. Ne güzel! Benim ne düşündüğümü önemseyen yok. Haftada bir gün onlarca insan izliyor beni. Bir kadın ve bir adam dans edip yüzüyorlar yanımda. Onlar gibi yüzmemi, dans etmemi istiyorlar bu havuzun içinde. Japonya’dan getirdiler beni. En […]
YARIN YENİ BİR GÜNDÜR -DİDEM SAYAT
‘‘ Nasıl geçti, söylesene? ’’ Melike’nin tiz sesi Zeynep’in kulağını tırmaladı. Heyecanla ondan gelecek haberi bekliyordu. ‘‘ Eh işte, dedi umutsuzca. Yine söylenen aynı şeyler..’’ ‘‘ Yani, biz sizi ararız değil mi? ’’ Ve ardından uzun bir hımmm çekti Melike. İçinde pek çok şeyi barındıran bir hımmm oldu bu. Zeynep susuyordu. ‘‘ Alo, hey orada […]
BENİ YALNIZ BIRAKMA – DİDEM SAYAT
‘‘ Ben kötü bir şey yapmadım. Hiç kötü bir şey yapmam ki ben! ’’ Selma, banyonun kapısını açtığında keskin bir çığlık attı. İstemsizce yapmıştı bunu. Sesi çatlak çatlak yankılandı boşlukta. Firuze Hanım, kendi kendine mırıldanıyor, kötü bir şey yapmadığını söylüyordu durmaksızın. Selma’nın çığlığı yaşlı kadını korkutmuş, söylenmesi bir anda ağıta dönüşmüştü. Neredeyse yarı çıplaktı. Geceliğini […]
Mum – abdullah özçelik
Yarın giymeyi planladığınız kıyafetler çamaşır; kirli tabaklarınız, bardaklarınız ve tencereleriniz bulaşık makinesinde temizlenirken ve bu yorucu ev telaşınızdan sıyrılıp kendinizi kahve ve güzel bir film ile ödüllendirmişken, aniden kesilen elektrikler öfkeden başka hiç bir şey hissettirmez insana. Yapmanız gereken şey bellidir: Zihninizden uzuvlarınıza doğru koşarak ilerleyen öfke duygusuyla birlikte, evinizin bir köşesinde duran işe yaramayan […]
ÇİKOLATA – metin yoksu
-Kolay gelsin. -Sağ ol. Çocuklar uyudu mu? -Evet, uyudular. -Dur şunlara bir bakayım. -Yavaş ol. Ufağı zor yatırdım. Uyanırsa canlanır, kerata sabahtan beri “babam gelecek çikolata getirecek” diye ağladı durdu. -Kalksın aldım çikolatasını… -Gözünü seveyim uyandırma sonra seni de beni de uyutmaz. -Hadi öyle olsun. -Aldın mı maaşını. -Aldım. Ne yemek var? -Karnıyarık yaptım. Sen […]
KARIŞIK TURŞU – MEHMET AKİF DUMAN
Gecenin yarısı. Belki sabaha yakın. Karnıma yediğim tekme ile iki bükülmeye hazırlanırken bir de dirsek yedim çeneme. Ve nihayet mırıldandı hanım: -Turşu bul bana…. Aklımdan akraba listesi, açık benzinciler, seyyar turşucular, alt kat komşu, muhtar, özel gün ve gecelerde turşu partisi verme potansiyeline sahip mahalle sakinleri, turşu suyu içen alkolikler ve nihayet mama yerine turşu […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar