ŞİİR 1995
haydi gönlüm uzaklaşalim buralardan – Şahin Eroğlu
ben fuzili bir adam ceketini harabelere asan ömrümüz bir ırmak gibi haydi gönlüm uzaklaşalim buralardan yem olmadan kurda kuşa fuzuli deyince ne anladim ah tanrım fuzuli bir hayat ve sen uzattikca uzatiyorsun bu sürgünlüğü haydi gönlüm uzaklaşalim buralardan aşkı aramaya gidelim yeterince günah astım boynuma genç bir imzayla haydi gönlüm uzaklaşalim buralardan daha yağmur yağmadan […]
Belki de… Ayhan Kelam
Doğum gününde sana mektup yazacaktım Olmadı be kızıl saçlım Saçlarına özgürlüğü resmetsem Komünist diye yakalanırdım. Belki de farklı coğrafyadaydın Gemiye biniyordun kızıl saçlarını rüzgâra taratarak Belki de sevgilinle şarap içiyordun Mardin’de Saçların düşüyordu kızıl şaraba İçinden hayal kuruyordun belki de: Bir çocuk bir de araba. Belki de mersin’deydin Sahilde, akdeniz’in tuzlu sularıyla yıkanıyordun Güneşi kuzeyde […]
Üç adımlık adam – Caner Sünecli
Üç adımlık bir odam var, Her adımda aklıma sen gelirsin Bir, iki, üç Pia, Pia, Pia Her adımda aklımdadır gözyaşlarım Her adımda aklımdadır ağlayışım Her adımda aklımdadır, Adını haykırarak gecenin karanlığında seni arayışım Her adımım birer saniye Adın, İhanetin, Ağlayışım Saniyelerin her birini adınla birlikte sayıyorum Biliyorsun üç adım Bitti işte üç adımda şu nemli […]
NORA – Mustafa Ozan SEYFİ
-bütün sembolist şairlerin gizlediği sensin Nora- rayları göğe döşeli tramvayları anlat bana Nora kalbimin buz tutmuş yerlerine kaynar sular dök havai fişekler patlasın bu aşkın en çıkmaz sokaklarında bilinçaltımı istila et, kızgın mil çek gözlerime çocukluğuma in, çocuk ellerimden tut çocuk kalayım seninle. -koru bütün kuşları polis kurşunundan Nora-
Maria – Josef Kılçıksız
Söküp atsam diyorum kaburga kemiğimi Tanrı’nın önüne Belki yeniden kurulur yaradılış hikayesi orayı buradan ayıran ufuk çizgisi Maria kanlı seferlerin yakıp yıktığı düşlerimiz… Yağmurun nefesiyle Eylül’ün çatlak aynası buğulanınca bir karabatak okşamak saçlarında Maria… Rüzgar beni kilitlerken uçurtmana ya ip koparsa ya okçuyu atarsa sırtından üzengisiz atların ya bir gün yolda koyarsa beni zamanı kovalayan […]
Tahta ve Kartondan – Buse Ellidört
Ve kirli kütleler düşüyor kurallarıma Birine geçiremiyorum kanatlarımı Yine Koylarıma sızıyor dört kollu balıklar Ve yine kuşlara kurşunlar ,sapanlar Aniden serpiliyor İskele adamları Böyle direniyor bacakları acıyla Gökyüzü haykırıyor koronun kızlarına Fısıldayın içimi güneşe doğru Güneş naylonları eritiyor Sonra arılar dağıtıyor çelenkleri İçinde çiçekleri nefessiz sahte kokan Gelinciğe Oluşu tamamlanmamış Bir dünya Sepetinde duran Sakalları […]
MAVİ ÇOCUKLAR – Merve Yılmaz
Aylardan eylül Bodrum sahiline küçük, cansız bir bebek bedeni vurdu. Eylül aylarında yapraklar ağaçlara veda eder; anneler yavrularına değil. Savaşın bahanesi çocukların günahı yok. Kanlı elleriniz doğmamış yarınları hiçliğe mahkum etti. Mavi oldu çocuklar masmavi oldu deniz oldu, balık oldu inci, mercan oldu annesinin yüreğinde dinmeyen sancı oldu. Ama siz çıkar uğruna cana kıyanlar siz […]
ÖPÜŞME- Murat Azak
Yer mi gök mü ne kalmıştır öpüşecek Çırasını yakan Murad’ın üşüyecek Göz kırpıntısı yola düşen yıldızlardan Baş koyduğum eşiğimde güneşlenmiş Göğüste belirince fokurdak ateş Ay ağımıza dolanan nalın çilekeş dünyası İki kat odalarda ahretlik bacım şeşbeş İğne iplik delikanlı Sırım gibi kapkara önü arkası Ay na ay na söyle bana Kılımı kıpırdatsam ya kışır mı […]
BİZ – Burak Avdan
Baktım yine bu sabah pencereden Hemen köşedeki ağaçta bir tutam eksik sen Sol taraftaki kaldırımdan bahsetmiyorum bile Ölecek sensizlikten Güneşe ne demeli peki, sokmuş kafasını yorganın altına, Ağlıyor Düşen damlalar bir bir Bir bir Benim pencereme vuruyor. Sanki sen olsan uçacak şu kuşlar Kanatlarında bir tutam sen eksik. Dönüp bakıyorum odaya Masada çay… Bir de […]
“10 Haiku”* -Turgut Say
1)- Deniz yutar balığı , balık canlanır… 2)- Ay gördü yüzünü gölde geceyi görmedi… 3)- Rüzgar oyun oynamak istedi, yer yerinden oynadı! 4) Gölgem uzadıkça, fark ettim geçen ömrü… 5) Ona dünyayı veremedikçe, şiirimi verdim! 6) Damlayan suyun sesi, durdurur bazan dünyayı! 7) Altının değerini taşa soran insan, Bir kuş kadar Tanrıyı tanımaz! 8) Sinek […]
bu başlık mahkeme kararı ile kaldırılmıştır – İBRAHİM FATİH CENGİZ
sensizliğe alışamadığım demlikte hep çay artırmamdan belli ve yatağımızın bana büyük gelmesinden yeryüzüne alışamadığım şiir yazmamdan belli ve düşlerimin bana büyülü gelmesinden
ANAHİT’İN JİLETİ – BERRİN EFLA FIRAT
Şimdi döküldü dudak esrarına günah kanatların Ve O kuyudan elini uzattı sıcak karanlık. Devindiğinde kendine yıldızlar Miğferlerini toprak mahzeninde unuttu Saklanan krallık,göksel zemin. Ayaklarımı avuçlarında tutan iki parmak melankoliyle Islak tütün yataklarında uzanan o hep çocukluk; Aç gözlerini billur kayalıklarına yaşamak şehvetinin Çünkü Gitmek ve ölmek zamanındayız… Çünkü Yanağımdaki kesikler Gözyaşları jiletlerinden Ve sen Bu […]
Adamlığın Azlığı – CEMAL ÖZTÜRK
Ey vaiz, D u d a k l a fısıldayıp d u a y ı Havaya üfürmek yetmez. Kelamın içe sinmesi kalp iledir. Mideye indirdiğin söz Bir türlü içime sinmez. B i z i m katımızda d u a K a l p t e n akar d u d a ğ a… Her kim […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar