Deneme nedir 246
VAKTİN SAHİBİ -PEKER SELÇUK
Değerli arkadaşlarımı, canlarımı, sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bizler insan olarak doğayla, alemle, bilhassa da toprakla, semalarla, suyla ilgimizi ihmal etmemeliyiz. Arza ve semaya baktığımızda o yüce mimarın eşsiz eserini, hayatı ve mematı görebiliriz. Suya bakanlar hayatın kaynağını görebiliriz. Hayatın kaynağının su olduğunu idrak etmek hayatı anlamanın temelidir. Eskiden “Su gibi Aziz Ol” derlerdi. Bu bana […]
Ahlaki akıl / laiklik üzerine-Cemal Öztürk
Din ve vicdan özgürlüğü nerede başlar nerede biter? Önce bunun sınırları iyi tanımlanmalı. Benim kişisel inancım o ki; insan da Tanrı gibi kolay kolay tanımlanamaz. Yani herkes haddini hududunu bilmek zorunda. Bir grubun din yorumu, başkasına biricik hakikat diye dayatılabilir mi? Öyle ki hak ve hakikat zaten insanların bilinç düzeylerine göre değişen bir şeydir. Nitekim […]
nisan- tuanna güzel
bugün nisan yağmuru yağıyorpencereden bakıp bakıp dalıyorumbir ilk baharım olduğunu hatırladımsessizleştimdudağımdan bükülen harflersöz olduhafif tebessüm ilebir fısıltı kulağıma iliştiikinci baharım olur musun..tuannaguzel
Küfür Küfürdür-Selcan Ay
Küfür Küfürdür… Kalabalığın arkasına saklanıp bağırınca haklı olmuyorsun.Sesin yükselince değil, sözün kirlenince küçülüyorsun.Bir maçta, bir sokakta, bir sohbetin ortasında…Ağzından çıkan her küfür, senin aynandır.Ve o aynada ben saygı değil, eksiklik görürüm.Birinin annesine, ailesine, değerine dil uzatmaköfke değil, terbiyesizliktir.Heyecan değil, sınır bilmezliktir.Küfürü normalleştirenler,aslında saygısızlığı sıradanlaştırıyor.Sonra da herkes böyle diyerek kendini aklıyor.Hayır.Herkes böyle değil. En azından ben […]
Kadın – Kamile Ekenel
Kadın benimToprağa düşen kor benimSuya karışan kan benimGüneşi doğuran beden benim… Bir kadın ağlıyor çığlık çığlığaBir kadın haykırıyortüm çıplaklığıylaBir kadın haykırıyorvurdum duymaz adaletinize. Bir kadınCanını hiç edip çocuğum içinhaykırıyor duyun diye. Küçük bir kadın,kucağında korkuları.Ruhunu dağlaya dağlaya soluksuz.Tüm çıplaklığıylayaķıyor ömrünüYakıyor çocukluğunuyakıyor dünyayı. Konuştukça susuyor dünya,susunca ağlıyor tüm düşler.Bir kadın soluksuz,bedeni ruhundan ayrılmış.Kalbi yerinden fırlamış,yalın ayak […]
DURUL BAKAN – ATIK AĞAÇTAN SANAT- Bilhan Akkaya
O’nu ” Tırını sattı, heykeltraş oldu” haberiyle tanıyor olabilirsiniz. Cehver çekimi (taşıması) işi yaparken doğanın tahrip edilmesine daha fazla dayanamayan ve beklediği ekonomik geliri bulamayan Durul Bey bu işi bırakıyor. Bir gün deniz kenarında dolaşırken lodostan sonra kıyıya saçılmış ağaç parçalarını görüyor ve ” bunlar benim olmalı’ diye hissediyor. Onları ne yapacağını bilmeden topluyor.Burdur Gölü’nün […]
Sevmek – Tolga Aldemir
asil duygulara inanmadım hiçbir zamanne vitrinlerde parlayan aşk sözlerinene akşamın kadehinde büyütülen yalnızlıklarakarmaşık da olmadımkalbim öyle dolambaçlı sokakları sevmedisevmek dediğinbir ekmek bölüşmek kadar yalınbir omza usulca dokunmak kadar gerçektine destandıne kıyametsevmekbasit bir eylemdi
Eskidendi… Çok eskiden. – Ezelden Lamekan
Aynı sofraya oturmanın sadece karın doyurmak değil, gönül doyurmak olduğu zamanlardı. Bir lokmanın bölüşüldüğünde çoğaldığına inanılırdı. Kapıların kilitlenmediği, çünkü kalplerin kapalı olmadığı günlerdi. Aile dediğin; yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, birbirinin yükünü omuzlamak, derdini sessizce anlamaktı. Vefa, unutulmayan bir borç gibiydi; iyilik yapılır, karşılık beklenmez ama hatırası ömür boyu taşınırdı. Eskidendi… İnsan insana düşman […]
A t e ş v e T i n – Gökçe Okay -Stéphane Delagrange
Sizlere barış ve savaştan, köyden ve şehirden, insanlar, ağaçlar ve alevlerden — ve yüzükten,bir çerçeve içindeki karşılıklı güvenden, onları birleştiren bir toprak ve gökten söz etmekistiyorum.Sağımda, çizgi, renk doluluk ve neredeyse sadece doluluk. Solumda, monokrom çizgi, boşluk,sonra doluluk. Bir yanda İstanbul’un dinmek bilmeyen uğultusu ve aciliyeti, öteki tarafta Coted’Armor’da bir ormanın sessizliği. İki Farklı yürüyüş […]
HAYATA VERDİĞİN TEPKİDİR YAŞAMIN-Sahavet Tuğbay Domaç
Herkesin başına kötü şeyler gelmiyor mu?Elbette geliyor…Kimisi ağlıyor,Kimisi kahroluyor,Kimisi kendine de, yanındakilere de hayatı zindan ediyor,Kimi içine atıyor,Kimi konusunu bile açmıyor,Kimi hiç durmadan anlatıyor,Kimi ise her başına gelene aynı dengede,Aynı tepkide,Aynı mesafede,Aynı bilişle karşılık veriyor. Hayata karşı cömert ol diyor iç sesim.Sen her baktığını gör ve her rengi içine çek ki rengarenk nefes dönsün bedeninde.Ona […]
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Dr. HİKMET KIVILCIMLI’NIN PSİKOLOJİK- PSİKİYATRİK MİRASI- Mustafa Kemal Gültekin
Dr. Hikmet Kıvılcımlı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlığını almış; Kırşehir Cezaevi’nde bulunduğu yıllarda hasta muayenesine izin verilince yeniden hekimliğe başlamıştı. Bu süreç, onun yalnızca bir devrimci değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir hekim olarak da üretkenliğini sürdürdüğünü gösterir. Cezaevinden sonra İstanbul’da Cağaloğlu’nda ve Göztepe’de, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi üzerindeki muayenehanesinde hastalarını kabul […]
ALKONOST VE GAMAYUN- Bilhan Akkaya
Alkonost ve Gamayun, bir kuş bedenine ve güzel bir kadının kafasına sahip mitolojik yaratıklardır. Slav ve Eski Rus folklorundan türemiş ve insanları büyüleyici sesleriyle cezbetmeyi başaran efsanevi varlıklar olarak tanımlanmaktadırlar.Alkonost ve Gamayun’a ait referanslar ve tasvirler 13. yüzyıl Rus kroniklerinde , katedrallerdeki eserlerde ve Kiev- Rusya bölgesinde o dönemde yapılmış mücevherlerde görülür. Gamayun göklerle ilgili […]












Son Yorumlar