Deneme nedir 80
Türk Kültüründe Kadın: Akana-Meryem Gülbetekin
Gücü Asaletinden, Cesareti Tarihinden.Türk kültüründe kadın, yalnızca bir eş veya anne değil; devletin temeli, törenin koruyucusu ve alp ruhunun ortağıdır. Türk anlayışında kadın ve erkek, göğün iki kanadı gibidir; biri olmadan diğeri yükselemez.Hakan ve Hatun buyuruyor ki…” ifadesiyle başlayan fermanlar, kadının yönetimdeki mutlak yetkisinin mührüdür. Hatun, kurultayda hakanın sağında oturur, elçi kabul eder ve devlet […]
RÜYA-Bedros Dağlıyan
Eski zaman seccadesi gibiydi gülüşünüz. Bakışınız, gözüme değdiğinde; ah, nasıl da hatırlı ve sıcak Karşılaşırdık bazen ıhlamur kokulu dar sokakta Başınızı öne eğip geçerdiniz nasıl da mahcup; yanağınız al al. Sokakta buram buram yasemin kokusu Endamlıydınız, zariftiniz ve alımlı Konuştuğunuzda bülbüller ses verirdi duldadan Siz mi erken gittiniz mahalleden? Ben mi geç kaldım bilmem Dün […]
THOTHNAME-Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari
Dinleyin ey çağ içinden geçen canlar,bir söz açılır şimdi zamanın kapısından,bir mühür çözülür taşın uykusundan,bir ses yürür batmış ülkelerin hafızasından.Ben ki gördüm karanlığın içre yanan nuru,ben ki işittim toprağın altındaki sırrı,şimdi size söylerim eski çağın adını:Atlantis derlerdi o kayıp deniz yurduna,ama ben ona, boğulmuş hikmetin vatanı derim. Ben Thoth idim bir vakit,kayıtların bekçisi, sırların yazıcısı,göğe […]
Kalbin- Yıldız Altun
Gözyaşın geldiğinde saklama onu,Kirpiklerinin ucunda titreyen o damla,Bir zayıflık değil…Yüreğinin en sessiz çığlığıdır aslında. İçinde biriktirdiğin her acı,Bir gün yolunu bulur gözlerinle,Ve süzülür usulca yanağından,Hiç kimsenin duymadığı bir dua gibi. Konuşamadığın ne varsa,Söyleyemediğin her kırgınlık,O damlada çözülür yavaşça,Kalbin, kendine şifa olur fark etmeden. Gözyaşı, dilin sustuğu yerde başlar,Bir yakarıştır görünmeyene,Bir sığınıştır sonsuzluğa,Bir “artık dayanamıyorum” deyişidir […]
KARA MARAŞ-Mina Persis
Maraş’ta Kanlıdere Köprüsü ve Boğazkesen Mahallesi adında yerler var. Katliamı kültüre dönüştüren caniler bu isimlerle gurur duyuyorlar ve değiştirmiyorlar hâlâ. Zamanında Ermenilerin boğazlarını nasıl kestiklerini, dereye nasıl kan akıttıklarını göğüslerini kabartarak anlatıyorlar. Bunlar “insan”…Tanık olduğum hikayeler ve orada görev yaparken yaşadıklarım öfkeden delirtiyor beni…“Ben ölürsem, Maraşlılara öldüğümü sakın söylemeyin, sevinmesinler, beni sessizce köyüme gömün…” Vasiyeti […]
MAYA GİYSİLERİ-Bilhan Akkaya
Mayalar anıtsal mimarileri yanında pirinç terasları, piramitleri, takvimleri ve karmaşık hesaplama sistemleri ile muazzam bir uygarlık oluşturdular. Bu uygarlıktan bahsederken Mayaların giysilerini de anlatmamız gerekiyor. Maya inanışına göre kadınlara dokuma sanatını Ay tanrıçası Ixchel bahşetti. Onlara dokuma tezgahlarını verdi ve kumaşların resimlenmesi için kullanmaları gereken kutsal sembolleri öğretti. Mayaların kıyafet çeşitliliği kültürel zenginliklerininin işaretidir. Kıyafetler […]
Sekiz Mart— Mehmet özgür ersan
bu şehirde sabahlar kadın emeğiyle ağarırfabrikaların dumanı, tarlaların rüzgârıçocukların uykusu, sofraların ekmeğibiraz da kadınların yorgun elleridir çünkü dünya dediğinçoğu zaman onların omzunda döneradı konmamış fedakârlıklarlasessiz ama inatçı bir direnişle bir kadının alnındaki terbazen bir ülkenin kaderidirbazen bir çocuğun yarınıbazen de insanlığın vicdanı o yüzdenbu dünya biraz daha güzelse hâlâbiraz daha umut varsa sokaklardabilin ki kadınların […]
OSMANLI MİLLETİ’Nİ YARATMA ÇABALARINDAN TÜRKÇÜLÜĞE—Yıldırım Koç
6 Mart 2026Yıldırım Koçwww.yildirimkoc.com.tr Günümüzde “Türk milliyetçiliği” dendiğinde genellikle anlaşılan, “Kemalist milliyetçilik” veya “devrimci milliyetçilik” değil, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda ve onunla işbirliği içinde geliştirilmiş olan “gerici milliyetçilik”tir. Halbuki Türkiye’de güçlü bir “Kemalist milliyetçilik”, “Atatürk milliyetçiliği” veya “devrimci milliyetçilik” geleneği vardır. Birbirinin zıttı bu iki anlayışın farkında olmayanlar, milliyetçiliği “faşistlik” olarak suçlama hatasına bile düşmektedir. Halbuki, […]
Kırık Pusula—Mercan Demir
Unutulmaz bir yolculuk yaşıyorum kendim ile… Aynalarda çoğalan bir yüz değil artık gördüğüm, Her bakışta biraz daha soyunan bir hakikatim. İçimdeki çocuk elimi tutuyor karanlık geçitlerde, Korkularım usulca adımı fısıldıyor gecelere. Kırık pusulalarla yön bulmayı öğreniyorum, Kayboldukça kendime varıyorum. Rüzgâr saçlarımı değil, düşüncelerimi dağıtıyor, Her savruluşta yeni bir ben doğuyor küllerimden. Sustum sandığım yerlerde Kalbim […]
SATRANÇ TARİHİ—Bilhan Akkaya
Genel kabule göre satrancın kökeni Hindistan’a, MS 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Aslen Chaturanga veya ordu oyunu olarak bilinen, ticaret yollarında hızla yayılıp İran’a ulaşan ve oradan da Asya’nın her yerine yayılıp Bizans İmparatorluğu’na ulaşan bir oyundur. Arap dünyası satrancı benzersiz bir hevesle benimsedi. Oyun mekanizmalarını derinlemesine inceledi ve analiz etti, satranç hakkında çok sayıda kural […]
HEYKEL YAPICI ŞİİRİ -Don José Diaz Bolio
Heykel Yapıcı kocaman bir taş aldı,kalbe şekil verdi,büyük bir kalbin şeklini verdi,üstüne büyük bir aşkın suretini oydu. Ama kabul etmedi ama dedi ki: Ben daha mükemmel bir aşkın suretini yaratacağım. Ve taşın yüzünden ilk aşkın suretini sildi, ve üzerine ikincisini oydu. Ama o da tatmin olmadı ama yine silindi. Sildi ve yeniden heykel yaptı, her […]
tenini onardı-eylem demir
ellerini onardı önce kirpiklerinde hatırı sayılır yalnızlık o akılalmaz nakış sessizliğini onardı çoğul çığlıklara kılıç gibi keskindi kolları gözlerinin rengini onardı gözlerinde uzun gül kokuları mavi bir bahçenin ortası tenini onardı isimsiz ninnilerde dilsiz zamanlarda ölüme alışan tarafını onardı cılız göğsüne düşen yıldızlar sarılınca
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar