Deneme nedir 80
Abim ve ben … Babam’ın bahçesi- Ezelden Lamekan
Arılar, gezegenimizin görünmeyen mimarlarıdır. Yalnızca bal üretmekle kalmaz, dünya üzerindeki bitkilerin büyük bir kısmının tozlaşmasını sağlayarak ekosistemlerin devamlılığını garanti altına alırlar. Tarımsal üretimin önemli bir bölümü doğrudan arıların faaliyetlerine bağlıdır; yani soframıza gelen meyve, sebze ve hatta yem bitkileri onların emeğinin sonucudur. Arı popülasyonlarının azalması, sadece biyolojik çeşitliliği değil, küresel gıda güvenliğini de ciddi şekilde […]
MEHMED FUAT KÖPRÜLÜ-Bilhan Akkaya
4 Aralık 1890’da İstanbul’da dünyaya geldi. Aile silsilesi onuncu kuşakta Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’ya uzanmaktadır. Babası İsmâil Fâiz Bey, Bükreş sefiri Ahmed Ziyâ Bey’in oğlu ve Tanzimatçılar’dan İsmail Afif Bey’in torunudur. Annesi İslimiye ulemâsından Ârif Hikmet Efendi’nin kızı Hatice Hanım’dır.Ayasofya Merkez Rüşdiyesi’ni bitirip Mercan İdâdîsi’ne başlar. Buradaki son senesinde müdürü Hüseyin Cahit Yalçın’dır. Bu sebeple […]
Mavi Kelebekler Artemisia ve Bosna – Filiz Kura
Yugoslavya’nın etnik olarak ayrıştırılarak parçalanmasını alkışlayanlara, örnek gösterenlere Yugoslavya iç savaşı kapak olsun. Avrupa’da sosyalist bir ülke ayakta kalmamalıydı.Yugoslavya’ya etnik düşmanlık şırınga edildi ve Yugoslavya dağıldı. Pek çok ülkede aynı yöntemi uyguladılar, katliamlar savaşlar yaşandı. Bir ülkeyi etnik gruplara ayrıştırarak birbirine düşman eden her oluşumu kınıyorum. Bosna savaşı ikinci dünya savaşından ders almayan Avrupa’nın yüz […]
sanki hayat-Başak Parlasu Arslan
İçimizdeki çocukla senin benimara sıra izinsiz kaçmasını,saatleri masada bırakıpsokaklarda kahkaha peşinde koşmasını,ceplerinde hayret doluve unutulmuş saflıklaçimlerin üzerinde uzanmasınıı çok isterdim. Elleri gökyüzüyle aydınlanmışuydurma hikayelerleve dağınık ruhlarla geri dönmelerini ve sonra,tek kelime etmeden,seninle benim anlamamızı isterdim kisevmek aynı zamanda şudurbirlikte oynamayı bilmek,sanki hayatyeni başlıyormuş gibi.
Meşru kılma meyhaneleri-Duygu Taylan
Sen söyle, seslerini susturamadığın kalabalıklarının içindenReddedemeyeceğim bir çalkantıyla teklifte bulunKıvrılarak indiğim daracık merdivenlerde kanatlarını gerBelini büken vargıyla karnıma dokunAvuç avuç tozu kimyamıHayatın kaçındayım sahiOkka okka değişti mevsim, iyiyim işteSonunda söyledin,Beklediğim tüm pürüzlü saatlere değdiBu son kırk beş gün, ayaklandı Rexapin. Kanımda durmazBeni taş olmuş yumruklarıma sorBaskın yap kıvrımlarına aklımınMeşru kılma meyhaneleriLakin el koyma sulu gözlü […]
Cehalet Mutluluk Kulübü (1)-Selcan Ay
Hoş geldiniz…Ülkemizin en kalabalık, en neşeli, en sorgusuz kulübüne.Giriş ücretsiz.Ama çıkış… biraz zor.Kurallar basit:Düşünmek yorucu, o yüzden yasak.Sorgulamak tehlikeli, o yüzden ayıp.Gerçeği söylemek mi?Onu zaten başka bir kulübe bırakmışlar o da kapatılmış.Burada herkes mutlu.Çünkü kimse gerçeği bilmiyor.Bilen de ya susuyor…ya da susturuluyor.Kulübümüzün favori etkinlikleri:Gerçeği eğip bükme atölyesi,Toplu alkış terapisi,Ve her hafta düzenli olarak:Suç kimde? yarışması.Cevap […]
Adı yok-Figen Tan
Adı yok eksik değilyarım. adı, sanıgölgesitutunacak dalı yok;heybemdeadına yakışacakbir kelime yok. ardında bir avuç emek,onun da kıymetinibilen yok. bir tek…sadece “O” yerde, gökte yalnızlığım;alaca karanlıktakapı eşiğindeümitsiz bekleyişim. pencere önlerindeağaçların gölgelerinde,posta güvercinin kanadındabir mektup: “O” dilimde biriken,kalemimin ucundatek hece… adı yok,sanı yok. düşlerimdekien parlak yıldız: “O”sayfalar dolusu yazamazsam adını,nereden bilsinbende saklı sırrı“O”
KÜRESELLEŞME-Hürdoğan Aydoğdu
Yüreğimin doğusunun kanadığıYoksulluk pususuna düşen savaştaKimin silahı batıda üretilmemişti?Hangi tröst kazanıyordu bilmeyizAma kaybeden bizizAynalarda suretimiz yokGüneşte gölgemizAzat etmezler bizi. Ağzından öpüldü şeytan baş melek olduDöndü vahşi aslına, adı küreselleşme konduDikenli tacına az daha sömürü koydu.
DAĞ KÜLTÜ-Bilhan Akkaya
Kült kelimesi; Latince “Cults Worship” kelimesinden 19. yüzyılda alınmıştır. Mezhep, tapınma, rağbet-merak anlamına gelmektedir. Ayrıca belirli bir ibadet şeklini takip eden insan topluluğunu da işaret etmektedir.Dağlar tarihin neredeyse her döneminde dini hayatın merkezlerinden biri olmuştur. Dünya’nın kozmik merkezleri sayılmıştır.Mircae Eliade, Süryanice bir kitapta Adem peygamberin; yeryüzünün merkezinde, daha sonra İsa peygamberin haçının dikileceği yerde yaratıldığının, […]
TİMUR Şİİ’MİYDİ ?-Rıza Aydın
Şerafüddin Ali Yezdî’nin Zafernâme’sini okuyorum. Timur’un, Türkmenlere gönderdiği mektuplar bahsinde, İbni Tagrıberdi, Yıldırım’dan bahsederken “Ebû Yezid” diye bahşediyor. (Zafername sayfa: 390) Nihan Çetinkaya’nın “Kızılbaş Türkler” adlı kitabında vardır, Timur’un torunu Timur’un mezarına yazdırdığı hitabede kendilerinin Cengiz soyundan geldiğini, Cengiz’in anası Alanquva’yı Ali’nin ruhunun hamile bıraktığı için kendilerin de Ali soyundan olduklarını yazar. Ayrıca, çok iyi […]
Sessiz Kahramanlar – Tuanna Güzel
Arkadaşımla bir fincan kahve içmek için görüştük. Tabi kahve bahane, özlem gidermek ve iyi/kötü duygu düşüncelerimizi konuşup kritiğini yapmaktı. Biraz kendimizi anlattık, bu aralar nelerle meşgul olduğumuzu ve paranın ve insanın nasıl bela olduğunu konuştuk. Varlığı ve yokluğu dert olduğunu ve bozuk düzenin bizden aldıklarını konuştuk. Varoluşun analizini yaptık.Halkın kitap okumadığını acı ile kıvranarak ifade […]
SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DÜŞMANCA TAVRININ TANIKLARI-Yıldırım Koç
7 Nisan 2026Yıldırım Koçwww.yildirimkoc.com.tr Türkiye’de sosyalist harekette günümüzde bile birçok kişi, Sovyetler Birliği’nin ve Stalin’in 1945-1946 yıllarında Türkiye’den toprak ve üs talebinde bulunduğunu kabul etmemekte, bu iddiaların emperyalist güçlerin yalanı olduğunu ileri sürebilmektedir. Türkiye’de 1960’lı ve 1970’li yıllarda yaşanan “sağcı” – “solcu” bölünmesinde ve özellikle 1975-1980 döneminde yaşanan iç savaşta, Sovyetler Birliği’nin bu düşmanca taleplerinin […]
kapının önünde kalan çocukluğum – Nuray Aslan
“bazı çizgiler toprağa sığar, hayata sığmaz…” Fotoğrafa her baktığımda önce kapıyı görüyorum. Dar, eski, sessiz bir kapı. Yalnızca bir giriş değil; iç mekânla dış mekânın arasında tutulmuş bir kader çizgisi gibi. Sanki zamanın ortasında bırakılmış bir eşik; açılmayı da kapanmayı da unutmuş gibi. Ne tam içerideyim, ne tam dışarıda. Arada kalmış, adı konmamış bir bekleyişin […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar