Roman havası 61
DAĞ KÜLTÜ-Bilhan Akkaya
Kült kelimesi; Latince “Cults Worship” kelimesinden 19. yüzyılda alınmıştır. Mezhep, tapınma, rağbet-merak anlamına gelmektedir. Ayrıca belirli bir ibadet şeklini takip eden insan topluluğunu da işaret etmektedir.Dağlar tarihin neredeyse her döneminde dini hayatın merkezlerinden biri olmuştur. Dünya’nın kozmik merkezleri sayılmıştır.Mircae Eliade, Süryanice bir kitapta Adem peygamberin; yeryüzünün merkezinde, daha sonra İsa peygamberin haçının dikileceği yerde yaratıldığının, […]
TİMUR Şİİ’MİYDİ ?-Rıza Aydın
Şerafüddin Ali Yezdî’nin Zafernâme’sini okuyorum. Timur’un, Türkmenlere gönderdiği mektuplar bahsinde, İbni Tagrıberdi, Yıldırım’dan bahsederken “Ebû Yezid” diye bahşediyor. (Zafername sayfa: 390) Nihan Çetinkaya’nın “Kızılbaş Türkler” adlı kitabında vardır, Timur’un torunu Timur’un mezarına yazdırdığı hitabede kendilerinin Cengiz soyundan geldiğini, Cengiz’in anası Alanquva’yı Ali’nin ruhunun hamile bıraktığı için kendilerin de Ali soyundan olduklarını yazar. Ayrıca, çok iyi […]
Sessiz Kahramanlar – Tuanna Güzel
Arkadaşımla bir fincan kahve içmek için görüştük. Tabi kahve bahane, özlem gidermek ve iyi/kötü duygu düşüncelerimizi konuşup kritiğini yapmaktı. Biraz kendimizi anlattık, bu aralar nelerle meşgul olduğumuzu ve paranın ve insanın nasıl bela olduğunu konuştuk. Varlığı ve yokluğu dert olduğunu ve bozuk düzenin bizden aldıklarını konuştuk. Varoluşun analizini yaptık.Halkın kitap okumadığını acı ile kıvranarak ifade […]
SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DÜŞMANCA TAVRININ TANIKLARI-Yıldırım Koç
7 Nisan 2026Yıldırım Koçwww.yildirimkoc.com.tr Türkiye’de sosyalist harekette günümüzde bile birçok kişi, Sovyetler Birliği’nin ve Stalin’in 1945-1946 yıllarında Türkiye’den toprak ve üs talebinde bulunduğunu kabul etmemekte, bu iddiaların emperyalist güçlerin yalanı olduğunu ileri sürebilmektedir. Türkiye’de 1960’lı ve 1970’li yıllarda yaşanan “sağcı” – “solcu” bölünmesinde ve özellikle 1975-1980 döneminde yaşanan iç savaşta, Sovyetler Birliği’nin bu düşmanca taleplerinin […]
ulaşmak-filiz alıcı
ulaş’maksa eğer amacımız en güzele, mavilerle süslenmiş deniz’lere, o tertemiz çocuk yüreklere ve ulaş’maksa eğer amacımız en sevgiliye, varsın ölümde peşimizden gelsin. ne farkederki…
kapının önünde kalan çocukluğum – Nuray Aslan
“bazı çizgiler toprağa sığar, hayata sığmaz…” Fotoğrafa her baktığımda önce kapıyı görüyorum. Dar, eski, sessiz bir kapı. Yalnızca bir giriş değil; iç mekânla dış mekânın arasında tutulmuş bir kader çizgisi gibi. Sanki zamanın ortasında bırakılmış bir eşik; açılmayı da kapanmayı da unutmuş gibi. Ne tam içerideyim, ne tam dışarıda. Arada kalmış, adı konmamış bir bekleyişin […]
Gözbebeğinde Yaşayan Tanrı, Nûr, Nazar ve Ruhun Işığı-Nur Cihan
Gözbebeğinde yaşayan Tanrı ile gözbebeğinde feri kalmamış, sahte ve boş bakışlı insanların farkını anlamaya çalışıyoruz.Manasız, donuk, içi boş gözlerle; manalı bakan, gözünden kudret ve şifa çıkan, içinde ruh taşıyan insanların farkını…Şimdi geldik ışık, yani nûr, yani görünenden görünmeyene uzanan o büyük sırra…Ve oradan da, nazarla yaratma ilimlerine; bilim, teknoloji, tefekkür ve binlerce yıllık kayıtlı sembol […]
Hayat aldatmaz kimseyi -Selcan Ay
Hayatın suçu yok…O sadece akıyor.Ne eksik ne fazla, ne acımasız ne merhametli.Biz ne koyarsak içine, onu büyütüyor.Suç bizde…Görmezden geldiğimiz işaretlerde,bile bile sustuğumuz yerlerde,kendi içimizden vazgeçtiğimiz anlarda. .Hayat kırmıyor aslında,biz yanlış ellerde ısrar ediyoruz.Hayat yormuyor,biz dinlenmemeyi seçiyoruz.Ve sonra diyoruz :Niye ben?Çünkü acıyı dışarıda aramak kolay,çünkü sorumluluğu hayata yüklemek hafif geliyor.Oysa asıl soru başka:Ne yaptım ben?”Ne zaman […]
TANRI ODİN-Bilhan Akkaya
Yüzündeki bir gözüne mal oldu” sözünün İskandinav mitolojisinde bir hikayesi vardır.Bu bizi; Norveç panteonunun ‘büyük babası’ Odin’in gözünü kaybettiği ve paradoksal bir şekilde bunu yaparak sonsuz bilgiyi kazanmasına götürmektedir. Bu cümlenin çıkış hikayesi bu olaydır. Hikaye ise şöyledir: Her gün olduğu gibi Odin; kardeşlerini aramaya Asgard çayırlarına gitti, ancak saatler geçti ve arama sonuç vermedi. […]
LOULAN’DAN BİR AYAKKABI-Bilhan Akkaya
Yuvarlak ve alçak tabanlı, bükme yöntemiyle yapılmış bir ayakkabıdır. Ön tarafa ve topuğa iki parça deri yapıştırılmıştır. İki set renkli ipek bükülüp desenleme için pozisyonları değiştirilmiştir. Ön desen; yukarıdan kırmızı zemin üzerine beyaz geometrik desenlidir. Diğer iki renk; mor ve mavidir. Ayakkabıda; beyaz zemin üzerine rozet ve wang karakterini içeren açık mavi veya sarı desenler […]
Pembe Düşlü, Prenses Ruhlu Erkekler – Selcan Ay
Günümüzün yeni erkek versiyonuHani hayatı masal sanıp, sorumluluk görünce ben aslında böyle değildim diye geri vitese takanlar,kalbi narin değil, alışkanlıkları rahat olanlar .Sevgi isteyip ama emek kısmını bir ara bakarız klasörüne atanlarKriz anında prens değil, kaybolmuş masal figüranı olanlar.versiyon güncellemesi gelmiş ama içinde hâlâ eski hatalar olanlar..Bunlar var ya…Masalın kahramanı olmak isterler…Ama hiçbir zaman o […]
DON DEĞİŞTİRME / TENASÜH MÜ ? TECELLİ Mİ?-Mehmet Özgür Ersan/Abdal Yesari
Alevî-Bektaşî geleneğinde çokça duyduğumuz “don değiştirmek” kavramı, yüzeyde tenasüh (ruh göçü) gibi algılansa da, bâtında tecellî, mazhar, mertebe ve hakikatin zuhur etme biçimiyle ilgilidir. Don kelimesiyle sırların dokunduğu o kadim dile doğru gidelim. “Don” kelimesi, eski Türkçede “görünüş, kılık, beden, hâl, suret” anlamlarına gelir. Alevî-Bektaşî irfanda ise:• Zâhirde: İnsan bedenine bürünmüş şekil• Bâtında: Hakikatin her […]
İtibar veren / İtibar bozan -tuanna güzel
Birgün bir toplantıda üniversiten eğitimci bir kadın, konuşma arası şunu dedi : ” Birbirimizi taktir edelim ” demişti. O zamanlar beni düşündürtmüştü .Ve gerek anılardan gerekse iyi -kötü yaşananlardan, bu sözü hatırlıyorum. Ben de ilaveten : Birbirimizi onure edelim, itibar verelim ” derim.Hatta iki tür insan vardır : Biri itibarlaştıran, biri itibarsızlaştıran.Bunlardan hangisiyim bilmiyorum fakat […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar