Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
Sevmek – Tolga Aldemir
asil duygulara inanmadım hiçbir zamanne vitrinlerde parlayan aşk sözlerinene akşamın kadehinde büyütülen yalnızlıklarakarmaşık da olmadımkalbim öyle dolambaçlı sokakları sevmedisevmek dediğinbir ekmek bölüşmek kadar yalınbir omza usulca dokunmak kadar gerçektine destandıne kıyametsevmekbasit bir eylemdi Nis 24, 2026KİRPİ EDİTÖR
Eskidendi… Çok eskiden. – Ezelden Lamekan
Aynı sofraya oturmanın sadece karın doyurmak değil, gönül doyurmak olduğu zamanlardı. Bir lokmanın bölüşüldüğünde çoğaldığına inanılırdı. Kapıların kilitlenmediği, çünkü kalplerin kapalı olmadığı günlerdi. Aile dediğin; yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, birbirinin yükünü omuzlamak, derdini sessizce anlamaktı. Vefa, unutulmayan bir borç gibiydi; iyilik yapılır, karşılık beklenmez ama hatırası ömür boyu taşınırdı. Eskidendi… İnsan insana düşman […]
A t e ş v e T i n – Gökçe Okay -Stéphane Delagrange
Sizlere barış ve savaştan, köyden ve şehirden, insanlar, ağaçlar ve alevlerden — ve yüzükten,bir çerçeve içindeki karşılıklı güvenden, onları birleştiren bir toprak ve gökten söz etmekistiyorum.Sağımda, çizgi, renk doluluk ve neredeyse sadece doluluk. Solumda, monokrom çizgi, boşluk,sonra doluluk. Bir yanda İstanbul’un dinmek bilmeyen uğultusu ve aciliyeti, öteki tarafta Coted’Armor’da bir ormanın sessizliği. İki Farklı yürüyüş […]
Ömür Herkese Emanet Edilmez- Serdar Gazi Karababa
Ömür, rastgele birine bırakılacak kadar değersiz değildir. İnsan, hayatını; söze değil, bakışa inananlara emanet eder. Çünkü bazıları “iyiyim” sözünü duyar, geçer gider; bazıları ise gözlerde saklanan kederi görür, suskunluğun içindeki fırtınayı hisseder. Asıl yakınlık da burada başlar: söylenene değil, söylenemeyene kulak verebilmekte. Ömür, “iyi değilim” diyemediğin zamanlarda bile seni anlayana emanet edilir. Kalbinin yorulduğunu, sesinin […]
HAYATA VERDİĞİN TEPKİDİR YAŞAMIN-Sahavet Tuğbay Domaç
Herkesin başına kötü şeyler gelmiyor mu?Elbette geliyor…Kimisi ağlıyor,Kimisi kahroluyor,Kimisi kendine de, yanındakilere de hayatı zindan ediyor,Kimi içine atıyor,Kimi konusunu bile açmıyor,Kimi hiç durmadan anlatıyor,Kimi ise her başına gelene aynı dengede,Aynı tepkide,Aynı mesafede,Aynı bilişle karşılık veriyor. Hayata karşı cömert ol diyor iç sesim.Sen her baktığını gör ve her rengi içine çek ki rengarenk nefes dönsün bedeninde.Ona […]
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Dr. HİKMET KIVILCIMLI’NIN PSİKOLOJİK- PSİKİYATRİK MİRASI- Mustafa Kemal Gültekin
Dr. Hikmet Kıvılcımlı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlığını almış; Kırşehir Cezaevi’nde bulunduğu yıllarda hasta muayenesine izin verilince yeniden hekimliğe başlamıştı. Bu süreç, onun yalnızca bir devrimci değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir hekim olarak da üretkenliğini sürdürdüğünü gösterir. Cezaevinden sonra İstanbul’da Cağaloğlu’nda ve Göztepe’de, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi üzerindeki muayenehanesinde hastalarını kabul […]
YILDIZLAR- Devrim Akalın
Sonsuz gökyüzü uzanıyor gözlerimin önünde. Geçmiş yıllardan birindeyiz. Yazlık evimizin balkonundayım. On üç yaşlarında olmalıyım. Karşıda Akdeniz. Saat gece on suları. Yıldızlar pırıl pırıl. Hava nemli ama berrak. Naylon sandalyelerden birine oturmuş, ayaklarımı da balkonun demirlerine uzatmışım. Mutluyum. Kaygısızım o an için. Uzaklardan, belki de ta Toroslar’ın tepelerinden mis gibi rayihalar geliyor hafif esen rüzgarla. […]
ALKONOST VE GAMAYUN- Bilhan Akkaya
Alkonost ve Gamayun, bir kuş bedenine ve güzel bir kadının kafasına sahip mitolojik yaratıklardır. Slav ve Eski Rus folklorundan türemiş ve insanları büyüleyici sesleriyle cezbetmeyi başaran efsanevi varlıklar olarak tanımlanmaktadırlar.Alkonost ve Gamayun’a ait referanslar ve tasvirler 13. yüzyıl Rus kroniklerinde , katedrallerdeki eserlerde ve Kiev- Rusya bölgesinde o dönemde yapılmış mücevherlerde görülür. Gamayun göklerle ilgili […]
Kronos-Esra Yılmaz
Ey göğün kudretini omuzlarında taşıyan,şimşeği parmaklarında yoğuran yüce Zeus,sesinle titrerdi dağlar,ve denizler kabarırdı adını duyunca.Olympos’un doruğunda otururken sen,bulutları sürer gibi sürerdin kaderleri;insan dediğin, bir anlık nefes,ama senin bakışınla ölümsüz acılar öğrenirdi.Altın saçlı şafak doğarken,kartalın gölgene karışırdı gökyüzünde,ve yıldırımlarıngeceyi yaran bir hüküm gibi inerdi toprağa.Nice krallar diz çöktü önünde,nice aşklar küle döndü senin ateşinleEy Kronos’un zincirlerini […]
BİR BEN-Nurten Sınırtaş
Benim uzaktaki hallerimbir çıtalının ucundanazlı nazlı salınır sımsıkı tutmuyor muçocuk ellerimsaçlarım düğüm düğüm sevmiyorum büyümeyikarnım ağrıyor korkudanyerimi eskitiyor zaman bir yalnızlık var havadabir yerden düşmüş gibiyimtutsam da nereye kaldırsam üstümüzde dayatılanbirkaç beden büyümekaçıp ilikleri bir bir atmalı aramızda incelen bir göksofalardan içeri süzülürçöker ihanete uğramış odalara büyüdükçe küçülürüzkopmaya yüz tutmuş ipin ucundaSalınırken boşlukta bir ben […]
Köy Enstitüleri – Özlem Arslan
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihinde, bu ülkeyi aydınlık yarınlara çıkarsın diye kurulmuştu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç bu işin en önemli önderleriydi.Köy Enstitüleri’nin adından da anlaşılacağı üzere öğrenci kitlesi köylü çocuklarıydı. Çünkü İsmail Hakkı Tonguç ve onun gibi bu eğitim ve özgürleşme devriminde emek ve […]
Sen-Gülsüm Albayrak
Ne çok özlüyorum seni…Nereye dalsam ordan çıkıp gelecekmişsin gibi.Ne zaman yürümeye dursam şu kaldırımlarda,Yanımdan geçip giden yüzler dönüp sesinle seslenecekmiş gibi.Sanki hangi yüze baksam hepsinde seni görecekmişim…Gel gör ki günün sonunda her deneme başarısız; hiçbir yüz, sen değil 😔Ruhum daralıyor, canım sıkılıyor hal böyle ikenO vakit, derin derin çeker olurum dumanını sigaramın,Her nefeste içimde SEN […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar