Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
nisan- tuanna güzel
bugün nisan yağmuru yağıyorpencereden bakıp bakıp dalıyorumbir ilk baharım olduğunu hatırladımsessizleştimdudağımdan bükülen harflersöz olduhafif tebessüm ilebir fısıltı kulağıma iliştiikinci baharım olur musun..tuannaguzel Nis 29, 2026KİRPİ EDİTÖR
KAYS’IN MASALI-Bilhan Akkaya
Ey Ateş ! Ben İbrahim değilim… Bir ruh taşır elbet bu beden ;Kalanı et, kan , sinir ve kemik.Ve ruh ; etten de çok acır çoğu zaman. Biz kutsal emanet belledik yarin sahipsiz bakışlarını,Sıcak bir yuva arayan parmaklarını, ellerini ,Öksüz gülümsemesini veyetim kalbini…Kaybolmuştu; dar, çıkmaz bir sokakta.“Gel” dedik “bak bu ilerisi daha güneşlik ve ferahtır,Akar; […]
Küfür Küfürdür-Selcan Ay
Küfür Küfürdür… Kalabalığın arkasına saklanıp bağırınca haklı olmuyorsun.Sesin yükselince değil, sözün kirlenince küçülüyorsun.Bir maçta, bir sokakta, bir sohbetin ortasında…Ağzından çıkan her küfür, senin aynandır.Ve o aynada ben saygı değil, eksiklik görürüm.Birinin annesine, ailesine, değerine dil uzatmaköfke değil, terbiyesizliktir.Heyecan değil, sınır bilmezliktir.Küfürü normalleştirenler,aslında saygısızlığı sıradanlaştırıyor.Sonra da herkes böyle diyerek kendini aklıyor.Hayır.Herkes böyle değil. En azından ben […]
GENETİK KODLAR-Kader Eltutan
kısraklar derin bir Kızıl kuyuya atladılarKuyu, al bir güle döndüYeşile vuran gözlerBir yaprak gibi rüzgâra savruldu, şizofren gecelerdeEyy gökteki kızıl güneşKaranlığa çevirdin odalarıKüle döndürdün denizleriHangi iklimden kopup geldinÇiçeklerin yokİlkbaharı da terketmişsinŞizofren gecelere sığınmışsınSabahlar da olmayacak bu gidişleBir lokman lâzım sanaGerçi bu genetik bir travmaTedavisi olmayan bu dünyadaYara bantları fayda etmez tüm vücuduna sarsan daAnnen bile […]
Ağaç Gibi- Esra Yılmaz
Çınar ve meşe gibi ağaçlar hep yukarı doğru büyürken aynı zamanda etrafına alan açar….kadim kültürlerde köy meydanına dikilirler. Çünkü onların doğası, insanları toplamak ve büyütmektir. Bu enerji doğrudan zeus’un yani jüpiter’in doğasına benzer…antik yunanda meşe ağacı Zeusa adanmıştı ve yapraklarının hışırtısından kehanet çıkarılırdı…ağaç sadece gölge vermezdi, konuşurdu.Ama her ağaç böyle açıcı değildir. Servi ağacı… ince, […]
Kılıç, İnanç ve Utancın Dili – Mehmet Özgür Ersan
Bir sözcük vardır; sözlükte durduğu yerde masum görünür. “Kılıç artığı…” İki kelime. Ama bazen iki kelime, bir halkın sırtına vurulmuş kırbaçtan daha ağırdır. Nedir “kılıç artığı”? Savaşta öldürülmeyip geriye kalan mı?Katliamdan sağ çıkan mı?Canı bağışlanmış olan mı? Sözlük böyle söyler. Ama hayat sözlük değildir. Sokakta, meydanda, gazete köşesinde, siyaset kürsüsünde bu söz söylendiğinde anlamı değişir. […]
Kadın – Kamile Ekenel
Kadın benimToprağa düşen kor benimSuya karışan kan benimGüneşi doğuran beden benim… Bir kadın ağlıyor çığlık çığlığaBir kadın haykırıyortüm çıplaklığıylaBir kadın haykırıyorvurdum duymaz adaletinize. Bir kadınCanını hiç edip çocuğum içinhaykırıyor duyun diye. Küçük bir kadın,kucağında korkuları.Ruhunu dağlaya dağlaya soluksuz.Tüm çıplaklığıylayaķıyor ömrünüYakıyor çocukluğunuyakıyor dünyayı. Konuştukça susuyor dünya,susunca ağlıyor tüm düşler.Bir kadın soluksuz,bedeni ruhundan ayrılmış.Kalbi yerinden fırlamış,yalın ayak […]
Lenin’in Mustafa Kemal önderliğindeki ulusal kurtuluş savaşına neden destek verdi – Rıza Aydın
Ruhi Su, bir türkü albümünü sunarken, “El gövdede kaşınan yeri bilir” der. Ben de teorik olarak eksikliğini hissettiğim, iyi bilmediğimi düşündüğüm yeri bilirim: Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci. Bunun için Birinci Dünya Savaşı’nın çıkışını, bu savaşa karşı Lenin’in tepkisini; ardından bu paylaşım savaşı içinde Anadolu’da emperyalist kuşatmaya karşı nasıl bir kurtuluş mücadelesi verildiğini yeniden incelemek istiyorum. […]
DURUL BAKAN – ATIK AĞAÇTAN SANAT- Bilhan Akkaya
O’nu ” Tırını sattı, heykeltraş oldu” haberiyle tanıyor olabilirsiniz. Cehver çekimi (taşıması) işi yaparken doğanın tahrip edilmesine daha fazla dayanamayan ve beklediği ekonomik geliri bulamayan Durul Bey bu işi bırakıyor. Bir gün deniz kenarında dolaşırken lodostan sonra kıyıya saçılmış ağaç parçalarını görüyor ve ” bunlar benim olmalı’ diye hissediyor. Onları ne yapacağını bilmeden topluyor.Burdur Gölü’nün […]
Sevmek – Tolga Aldemir
asil duygulara inanmadım hiçbir zamanne vitrinlerde parlayan aşk sözlerinene akşamın kadehinde büyütülen yalnızlıklarakarmaşık da olmadımkalbim öyle dolambaçlı sokakları sevmedisevmek dediğinbir ekmek bölüşmek kadar yalınbir omza usulca dokunmak kadar gerçektine destandıne kıyametsevmekbasit bir eylemdi Nis 24, 2026KİRPİ EDİTÖR
Eskidendi… Çok eskiden. – Ezelden Lamekan
Aynı sofraya oturmanın sadece karın doyurmak değil, gönül doyurmak olduğu zamanlardı. Bir lokmanın bölüşüldüğünde çoğaldığına inanılırdı. Kapıların kilitlenmediği, çünkü kalplerin kapalı olmadığı günlerdi. Aile dediğin; yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, birbirinin yükünü omuzlamak, derdini sessizce anlamaktı. Vefa, unutulmayan bir borç gibiydi; iyilik yapılır, karşılık beklenmez ama hatırası ömür boyu taşınırdı. Eskidendi… İnsan insana düşman […]
A t e ş v e T i n – Gökçe Okay -Stéphane Delagrange
Sizlere barış ve savaştan, köyden ve şehirden, insanlar, ağaçlar ve alevlerden — ve yüzükten,bir çerçeve içindeki karşılıklı güvenden, onları birleştiren bir toprak ve gökten söz etmekistiyorum.Sağımda, çizgi, renk doluluk ve neredeyse sadece doluluk. Solumda, monokrom çizgi, boşluk,sonra doluluk. Bir yanda İstanbul’un dinmek bilmeyen uğultusu ve aciliyeti, öteki tarafta Coted’Armor’da bir ormanın sessizliği. İki Farklı yürüyüş […]
Ömür Herkese Emanet Edilmez- Serdar Gazi Karababa
Ömür, rastgele birine bırakılacak kadar değersiz değildir. İnsan, hayatını; söze değil, bakışa inananlara emanet eder. Çünkü bazıları “iyiyim” sözünü duyar, geçer gider; bazıları ise gözlerde saklanan kederi görür, suskunluğun içindeki fırtınayı hisseder. Asıl yakınlık da burada başlar: söylenene değil, söylenemeyene kulak verebilmekte. Ömür, “iyi değilim” diyemediğin zamanlarda bile seni anlayana emanet edilir. Kalbinin yorulduğunu, sesinin […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar