Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Dr. HİKMET KIVILCIMLI’NIN PSİKOLOJİK- PSİKİYATRİK MİRASI- Mustafa Kemal Gültekin
Dr. Hikmet Kıvılcımlı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlığını almış; Kırşehir Cezaevi’nde bulunduğu yıllarda hasta muayenesine izin verilince yeniden hekimliğe başlamıştı. Bu süreç, onun yalnızca bir devrimci değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir hekim olarak da üretkenliğini sürdürdüğünü gösterir. Cezaevinden sonra İstanbul’da Cağaloğlu’nda ve Göztepe’de, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi üzerindeki muayenehanesinde hastalarını kabul […]
YILDIZLAR- Devrim Akalın
Sonsuz gökyüzü uzanıyor gözlerimin önünde. Geçmiş yıllardan birindeyiz. Yazlık evimizin balkonundayım. On üç yaşlarında olmalıyım. Karşıda Akdeniz. Saat gece on suları. Yıldızlar pırıl pırıl. Hava nemli ama berrak. Naylon sandalyelerden birine oturmuş, ayaklarımı da balkonun demirlerine uzatmışım. Mutluyum. Kaygısızım o an için. Uzaklardan, belki de ta Toroslar’ın tepelerinden mis gibi rayihalar geliyor hafif esen rüzgarla. […]
ALKONOST VE GAMAYUN- Bilhan Akkaya
Alkonost ve Gamayun, bir kuş bedenine ve güzel bir kadının kafasına sahip mitolojik yaratıklardır. Slav ve Eski Rus folklorundan türemiş ve insanları büyüleyici sesleriyle cezbetmeyi başaran efsanevi varlıklar olarak tanımlanmaktadırlar.Alkonost ve Gamayun’a ait referanslar ve tasvirler 13. yüzyıl Rus kroniklerinde , katedrallerdeki eserlerde ve Kiev- Rusya bölgesinde o dönemde yapılmış mücevherlerde görülür. Gamayun göklerle ilgili […]
Kronos-Esra Yılmaz
Ey göğün kudretini omuzlarında taşıyan,şimşeği parmaklarında yoğuran yüce Zeus,sesinle titrerdi dağlar,ve denizler kabarırdı adını duyunca.Olympos’un doruğunda otururken sen,bulutları sürer gibi sürerdin kaderleri;insan dediğin, bir anlık nefes,ama senin bakışınla ölümsüz acılar öğrenirdi.Altın saçlı şafak doğarken,kartalın gölgene karışırdı gökyüzünde,ve yıldırımlarıngeceyi yaran bir hüküm gibi inerdi toprağa.Nice krallar diz çöktü önünde,nice aşklar küle döndü senin ateşinleEy Kronos’un zincirlerini […]
BİR BEN-Nurten Sınırtaş
Benim uzaktaki hallerimbir çıtalının ucundanazlı nazlı salınır sımsıkı tutmuyor muçocuk ellerimsaçlarım düğüm düğüm sevmiyorum büyümeyikarnım ağrıyor korkudanyerimi eskitiyor zaman bir yalnızlık var havadabir yerden düşmüş gibiyimtutsam da nereye kaldırsam üstümüzde dayatılanbirkaç beden büyümekaçıp ilikleri bir bir atmalı aramızda incelen bir göksofalardan içeri süzülürçöker ihanete uğramış odalara büyüdükçe küçülürüzkopmaya yüz tutmuş ipin ucundaSalınırken boşlukta bir ben […]
Köy Enstitüleri – Özlem Arslan
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihinde, bu ülkeyi aydınlık yarınlara çıkarsın diye kurulmuştu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç bu işin en önemli önderleriydi.Köy Enstitüleri’nin adından da anlaşılacağı üzere öğrenci kitlesi köylü çocuklarıydı. Çünkü İsmail Hakkı Tonguç ve onun gibi bu eğitim ve özgürleşme devriminde emek ve […]
Sen-Gülsüm Albayrak
Ne çok özlüyorum seni…Nereye dalsam ordan çıkıp gelecekmişsin gibi.Ne zaman yürümeye dursam şu kaldırımlarda,Yanımdan geçip giden yüzler dönüp sesinle seslenecekmiş gibi.Sanki hangi yüze baksam hepsinde seni görecekmişim…Gel gör ki günün sonunda her deneme başarısız; hiçbir yüz, sen değil 😔Ruhum daralıyor, canım sıkılıyor hal böyle ikenO vakit, derin derin çeker olurum dumanını sigaramın,Her nefeste içimde SEN […]
Bağımlı Kişilik Sağlıksız İletişim – Ezelden Lamekan
Bağımlı kişilik örgütlenmesi ve sağlıksız iletişim biçimleri, çoğu zaman yalnızca davranışsal bir sorun değil; beynin tehdit algısı, ödül sistemi ve benlik inşasıyla doğrudan ilişkili bir örüntüdür. İnsan zihni, özellikle erken deneyimlerin etkisiyle, “güvende kalmak” adına bazı otomatik yollar geliştirir. Bu yollar, kısa vadede koruyucu gibi görünse de uzun vadede bireyi hem kendine hem de başkasına […]
İNSANOĞLU- Zühre Özlem Keskin
İnsanoğluMala, mülke, makama kanıp daBu dünyaya doyacağını düşündü yaZaafların en çıkmazına düştü… Bu dünyaya olan inanç,Yörüngesini kaybetmiş bir akıl tutulması işte!İnsanın,Maddeye iştah duyan doyumsuz yanıCehennem ateşiyle pişirdi hırslarını… Asırlardır;Dünyalık kokan bedenlerde,Aşk yoksunu yürekler taşındı…O yüreklerin içinde rutubet, nem, küfBir türlü yeşertmedi sevgi tohumunu…Mutlak bir kavrayışla anlayamadı hakikatini…Çünkü hep işine geldiği gibi anladı! İnsan; Yaradan’la giriştiği […]
ÇÖZÜLEN İNSAN VE TOPLUM-Mustafa Kemal Gültekin
İnsanlık , bilinen haliyle 12 bin yıl önce Göbeklitepe- Karahantepe’de yarattığı cennetten- komünden ( sınıfsız mülkiyetsiz eşit kimsenin kimseyi sömürmediği, zulmetmediği zamansız ve mekansız çağ) ne zaman kovuldu? Yedi bin önce sınıfsız toplum komünden çıkıp Sümerler’le sınıflı toplum kapısından giriş yaptı. Ancak insanlık içinden çıktığı sınıfsız toplum- komün özlemini gerçekleştirmek için cennet özleminden vazgeçmedi aramaya […]
ŞAH İSMAİL’İ VAR EDEN SÜREÇ – Rıza Aydın
Şah İsmail hükümdar çocuğu değil. Şah İsmail gerçeğini anlamamız için Şah İsmail’i var eden tarihsel süreci gözden geçirip, bilince çıkarmamız gerekir. Bu da AlevilerinAnadolu’daki tarih içindeki yürüyüşlerini kısaca gözden geçirmekle olur. Anadoluda ki Alevilerin tarih sahnesine çıkışı, 1239 yılında, Baba İsak ile Baba İlyas önderliğinde “huruç” etmeleriyle başlıyor; huruç etmek, başkaldırmak, dışarı çıkmak anlamlarına geliyor. […]
Kervan Yoldadır – Yıldız Altun
Hayallerin Yusuf’un kuyusuna düşmüş olabilir,Karanlık ağır, sessizlik derin olabilir.Bir karanlığın gölgesinde üşüyorsan eğer,Bil ki her kuyunun üstünde bir gökyüzü bekler. Sabret…Toprağın altına düşen her şey kaybolmaz,Bazı düşüşler aslında yükselişe hazırlık.Gözyaşın, kaderin yazdığı bir ayettir belki,Ve her sabır, görünmeyen bir kapının anahtarı. Gece uzun diye güneşi inkâr etme,Kuyu dar diye umudu terk etme.Çünkü en karanlık yerden […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar