Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi 18.Sayımızı Okudunuz mu?
Merhaba Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi Okuru, Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergimizin 18. sayısıyla yeniden sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Her sayımızda edebiyatın ve düşün dünyasının farklı yönlerine ışık tutmaya çalışırken bu sayımızda rotamızı karanlık, büyüleyici ve düşündürücü bir edebi alana çevirdik: Gotik Edebiyat. Bu sayıdaki dosya konumuz da bu türün en unutulmaz isimlerinden hatta taçsız […]
İnsan Doğayı Kaybetmedi; Kendini Kaybetti!-Gülden Zengin
İnsan doğadan ne zaman uzaklaştı? Belki de ağaçların kesildiği gün değil, kendi köklerini unuttuğu gün… Gökyüzüne bakmayı bıraktığında değil,içindeki göğü daralttığında… Suyun akışını bozduğunda değil,hayatın akışına direnmeye başladığında… Çünkü insanın doğayla kurduğu bağ, dışarıda başlayan bir bağ değildi. İnsan, doğanın içinde doğdu.Ama zamanla kendini doğadan ayrı sandı. Toprağı kazdı,suyu tüketti,ağacı kesti. Sonra dönüp,“Dünya neden yoruldu?” […]
KADIN, KENDİ HAYATININ ÖZNESİDİR-Mehtap Erdoğan
Kadın, yalnızca biyolojik bir tanımla anlatılamaz. Kendi iradesi, duyguları, hayalleri ve hakları olan bir insandır. Güçlü olduğu, fedakârlık yaptığı ya da başkalarının beklentilerini karşıladığı için değil; insan olduğu için saygıyı, özgürlüğü ve güven içinde yaşamayı hak eder. Kadın; anne, eş, evlat olabilir, çalışabilir, yalnız yaşayabilir. Ancak bu rollerin hiçbiri onun bütün varlığını tanımlamaz. Her şeyden […]
MEZOPOTAMYA SEMBOLLERİ-Bilhan Akkaya
Gökyüzünden Taşa İşlenen İnanç Mezopotamya’nın mühürlerinde, taş kabartmalarında ve anıtlarında karşılaştığımız hilal, yıldız, haç ve yıldırım işaretleri, eski toplumların kutsalı nasıl tasavvur ettiğini anlamamıza yardımcı olur. Bu semboller, tanrıların insan biçiminde resmedilmeden de tanınmasını sağlayan bir görsel dil oluşturmuştur. Ancak bu dili çözmek, şekillerin bugünkü çağrışımlarından çok, kullanıldıkları tarihsel çevreyi dikkate almayı gerektirir. British Museum’da […]
Nerdesin-Tuğba Gülyeşil
Bulamadığımdan değilAradığımdan hiç değil“Nerdesin” diye soruyorsamAnlatman için uzun uzun… Yeni’denBir’lerce kezAynı hikâyeyi… ... 📍 İznik, Bursa Eyl 9, 2026KİRPİ EDİTÖR
ZATEN SEVMEDİN Kİ!-Ayla Gürel
Aklınız düşer beyninizdenArtık hiç bir nesneye bakmazsınız.Gözleriniz sanki yüz numara miyopHer gün yüreğimin yediği balı ,Gel sen akıl ,bir çırpıda unut..! Mızıkacı mızıkçılık yapar durur,EE sizde biat etmezsiniz.Herkesin yüreği etten ama içini girmeden,Görmezsiniz! Yolumun üzerinde sırat köprüsüAnladık da bey abiBu sürat niye yetişmek diye bir durum mu var?Ölüm denen şu menzile!Suratsızlığınızda o biçim! vedia mı […]
Seyahat – Tuanna Güzel
Seyahatimden bir parçasınsabahın ilk ışığındadoğaya uçmaya hazırlanırkenHani uçsuz seyirlerimiz olurelimize keyifle tutuşturduğumuz kahvemizi her yudumlarkenhuzuru beraberinde yudumlarızyine hep beraber Sizi bilmemama penceremden uzaklara dalışım tarifsiz içsel yenilememdirBir de sandığımda sakladığımsadece bir tek kişibütün baş dõndürücü kalabalıklar içindebelli belirsizliklere rağmen Size bir sır vermeliyim kiaslında sadece bir tek kişi olurben ben ben Kahve ile tenefüs ederim […]
Mutluluğun da bir adresi olmalı…- Figen Tan
Mutluluğun da bir adresi olmalı… Git git,tükenmiyor bu yol;varamıyorsunbir türlügideceğin yere… Belki demutlulukhiçbir yerde değil;içimizde Zaman;acımasızca anlatıyor… Eyl 2, 2026KİRPİ EDİTÖR
Anadolu’da Cüzzama Karşı Savaşan Cumhuriyet Kadını: Prof. Dr. Türkan Saylan- Atilla Karakuzgun
Zincirlikuyu Mezarlığı’nda anlatılan dokunaklı bir hikâye vardır: Belediye çalışanı Halil Düldül, akrabası veya yakını olmadığı hâlde her sabah bir mezarın başına gider; çiçeklerini sular ve dua eder. Onu görenlerden biri merakla sorar: “Bu mezardaki kişi sizin yakınınız mı? Neden her gün onunla ilgileniyorsunuz?” Halil Düldül’ün gözleri dolar: “Hayır, yakınım değil. Fakat benim kızım onun verdiği […]
MEZOPOTAMYA’DA EVLİLİK VE KUTSAL EVLİLİK TÖRENİ-Bilhan Akkaya
Mezopotamya’nın en önemli dinsel ritüellerinden biri, “Kutsal Evlilik Töreni” olarak bilinen uygulamaydı. Geçimini büyük ölçüde tarımdan ve hayvancılıktan sağlayan Mezopotamya halkları için toprağın bereketi, yağmurların zamanında yağması ve sürülerin çoğalması hayati önem taşıyordu. Kutsal evlilik, doğanın yeniden canlanmasını ve toprağın kutsal biçimde döllenmesini simgeliyordu. Sümerlere ait edebî metinlerde bu birliktelik, Çoban ve Bereket Tanrısı Dumuzi […]
GÜN DÜŞLERİ-Yelda Karataş
Rotamı değiştiriyorumBir kaktüsle burun buruna geliyorum birdenBir gazoz fabrikasında şişeleri izleyen mavi gözlü o kadınŞişeler patlayınca kör olduKorkuyorum. Sırtım terli, bir bardak su yok mu avuçlarıma?Sofada inleyen ev saatine kızgınım nicedirHer vuruşu düşlerimi incitiyorBüyümek istemiyor geçmişimBüyükanneler, kediler ve masanın üstündeki maşrapaAynı teraneyi okuyor herkes benim dışımdaYaşamak körBazen aşk diye ömre ısırgan sürülür Nedense hepimizin geçmişi […]
YETİŞKİNLİĞİN PEŞİNDEN KOŞARKEN ÇOCUKLUĞUNU KAYBETMEK-Hüseyin Akdağ
Sanki hiç büyüyemeyecekmişsiniz gibi gelir önce.Sanki sizin yerinize hep başkaları karar verecekmiş gibi… Hep yukarılarda bir yerlerde birilerinin gözlerini ararsınız:Beni görüyorlar mı? Beğeniyorlar mı? Onaylıyorlar mı? Sonra ne yaptığınızda size saygı duyulduğuna bakarsınız. Kocaman kocaman insanların üzerinde yarattığınız etki aklınızı başınızdan alır. Daha fazlasını istersiniz. İşte tam burada bir kovalamaca başlar: Yetişkinlik önünüzde,siz onun arkasında,çocukluğunuz […]
BİRLİK SOFRASINDA SEVGİ- Erengül Koç
22.08.2026 Dünya benim dünyam.“Ben” olan büyük “ağa” benim ağam.Tüm insanlık için doğanın seslendiği tek planet.Buradayım. Burada olmayı ben seçtim.Ben seven ve sevilen bir varlığım.Ben Alevi olan, Allah’ta olanım.“İnsan” olan, insan olmanın değerini bilen. Ses olup ses veririm.Derim ki: “Sev!”Sev ki bir ol, birlik ol!“Bütün” olduğunu bil! Evrenle seslen! Ben sever, ben sevilirim…Ama sessiz, sessiz seven; […]
İLİM VE BİLİM:Bilmenin Sırrı- Gülden Zengin
Bilmek, yalnızca öğrenmek değildir;bilen ile bilinen arasındaki perdeyi inceltmektir. Bilim, görüneni ölçer.İlim, ölçülenin ardındaki manayı arar. Bilim, “Nasıl?” diye sorar.İlim, “Niçin?” sorusuyla derinlere iner. Peki bütün bunlar nasıl bilinir? İnsan yıldızları ölçer,hücrelerin sırrını çözer,maddenin en küçük zerresine kadar iner. Her derinlikte aynı sessiz düzenle karşılaşır: Sayı…Ölçü…Oran…Uyum… İşte matematik, mevcudatın sessiz dilidir.Çünkü hiçbir şey yalnızca kendinden […]
KİRPİDEN
Devamını OkuEn Çok Okunanlar












Son Yorumlar