İnsanlar, sosyalizm denilince ne anlıyor?- Cemal Öztürk
İnsanlar, sosyalizm denilince ne anlıyor? Bir defa ülkelerin dokusuna uygun çok farklı ve çok sayıda sosyalizm uygulamaları olabileceği öncelikle kabul edilmeli. Nitekim toplumların medeniyet tercihleri, etik, estetik ve epistemik ( bilinç) öncelikleri, ekosistem ihtiyaçları de belirleyicidir. Sanki Marks Das Kapital’de her şeyi çözmüş gibi bir absürdlük içinde olanlara diyeceğim o ki: Bilimsel olarak formüle edilmiş […]
8 YÖN BİZE NE ANLATIYOR?-Bilhan Alkaya
Güneş yıl içinde Dünya üzerine sekiz yönden hareket eder. Yaşadığımız kuzey yarımkürede, güneş doğudan yükselip batıdan batar. İlkbahar ve sonbahar ekinokslarında, kışın ve yazın 4 ayrı eyim ile doğar ve batar. Dolayısıyla Güneş’in antik temsillerinin çoğu haç şeklindedir. Astronomik bir haç; dört açıya bölünerek tasvir edilmektedir. dört ana yön sekiz yöne ayrılarak betimlenmiştir güneşin eğimine […]
2 Şubat 1938’de Bursa’da Sümerbank Merinos Fabrikası’nın Açılışı: Erken Cumhuriyet Sanayileşmesinde Bir Eşik- Mehmet Özgür Ersan
Erken Cumhuriyet döneminde devletçilik politikaları çerçevesinde kurulan sanayi yatırımları, yalnızca üretim kapasitesiyle değil, modernleşme ve toplumsal dönüşüm iddiasıyla da öne çıkmıştır. Bu çalışma, 2 Şubat 1938’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından işletmeye açılan Bursa Merinos Fabrikası’nı, açılışın sembolik dili, adlandırma tartışması ve fabrikanın entegre üretime evrilen yapısı üzerinden ele almaktadır. Metin; döneme ilişkin birincil/ikincil nitelikteki kurumsal […]
Kızıl Gerdan – Ece Ersoy
Anlatmak istedim Niye mi Kızıl Gerdan? Kızılgerdan kuşunun hikâyesinden doğdu — ilk göz ağrım, Kızıl Gerdan. Niye mi Kızıl Gerdan? Çünkü o kuş, kendi kalbini taşıyan bir sesle öter. Göğsündeki kızıl, bir yaradan çok bir hatıradır: ateşin içinden geçip de yanmamayı öğrenmiş bir kalbin hatırası. Küçücük bedeniyle dünyayı dolaşır ama asıl yurdu, kendi içidir. Her […]
suskun-figen tan
Geceye en güzel geçiş Bir kitabın kapağında başlar. Ve Sayfalar aydınlatır geceyi. Kelimelerle direnirsin uykusuzluğa. Karanlığın kalbine doğru, satırlar arasında yürürsün. Bazen bir sözcükle, bazen bir kitapla meydan okursun. Gün aydınlandığı vakit, suskunluğun bile şiir olur.
varoluş- tuanna güzel
Varoluşun yükü ne çok ağırdır Ne çok ağırdır hiçlikte bir anlam aramak Ne çok sancılıdır anlamda hissizleşmek Dahası ne mi Her şey yolundadır oyunu oynamak vızıltılar içinde Ve ne çok şanslı olmaktır sıradan olmamak Ey benim ruhudaşım olan yalnız ben Paydanın etrafında anımsatanlar var, bir an “ben” sanırım aynadan Varoluşun yanılgısı budur belki Yaşam yanılgısıdır […]
Atatürk ve Timur: İki Demir İrade, Bir Ehlibeyt Sevgisi – Mehmet Özgür Ersan Abdal Yesari
Türk tarihinin iki büyük siması olan Timur (Demir) ve Mustafa Kemal Atatürk, birbirlerinden yüzyıllar uzakta yaşamış olsalar da, aynı kökten gelen bir akıl, adalet ve Ehlibeyt sevgisi ortaklığını taşırlar. Her ikisi de Türk milletinin kaderini yeniden yazmış, adeta küllerinden doğan bir medeniyetin mimarı olmuşlardır. Atatürk’ün Timur’a duyduğu derin hayranlık, yalnızca askerî stratejisine değil, onun devlet […]
ULYSSES’İN YAZGISI-Binnaz Deniz YILDIZ
Gecenin kuş tüyü parlak ışıkları… Silindir bir duanın merhemi artık-Casus aforizma…Bir kadının parmakları arasında okşadığı siyam ruhum, lekeli, semiz patırtıKimsenin duymadığı anonsta, beden satıyor yaşlı fırıncı. Her camın arkasından düşüyorparmaklar, uçlarında klan mezarlığıSudan yamaçlarda ölen çocukların sesi, sandaletle yaklaşır yanıma. Gölgemi toplarım çilekbahçesinden. Uykuda bulurum huzuru. Jön kasvet, ayaklarımda anımsar izlerimiSiyah bir ansiklopedinin her açılışında, […]
GİDEMEYENLER İÇİN-Azra Lina Çılgın
Bir gece çıkmışım yine yola, kurtulmak, kaçmak için kendimden. Daha fark edememişim;yolun sonunda kurtulmuş bir ben yok. Böyle bir ben var şu an bu satırları yazan; seni kendinekatan ve kattıkça kaçan, kaçtıkça kurtulamayan bir ben. Şu an yolun sonunda mıyım, başındamıyım bilmiyorum ama mutluyum, çünkü sen vardın o yolda… Belki kendimi unutmak içinseni sevdim, belki […]
Dört çocuk tabutu-Özgür Özge
1Bir çekişte kopardım gecedeki yıldızıVe dev bir çekiç alıp kazıdım üzerineKalbime artık dar gelen adınıVe ateşe verip tekrar fırlattım göklereDerin bir sessizlik çöktü akşama o anHerkes aynı yere bakıyordu meraklaMelekler ve aşıklar ismini gösteriyordu: Elsa! 2Kılıcımın damarlarında akan kan…Ölü çocukları kucağında gün batımına taşıyan adamBerrak tabutlara sar onları, nehirlere atDalgalar anne kucağı gibi bakar onlaraBırak […]
Zıtlığın Sessizliği-Filiz KILIÇ
Gecenin karanlığı, yol kenarındaki ağaç yapraklarına düşen ay ışığına kıskanırcasına saldırıyordu. Her yerin karanlık olmasını istercesine… Yolun sonsuzluğuna kahkahalar ve ağlama sesleri karışıyor, neşe ile hüzün aynı karede buluşuyordu. Bu zıtlığın bana böylesine bir zevk vereceğini hiç düşünmemiştim. Zifiri karanlık… Uçsuz bucaksız bir yolun ortasında, tüneli andıran ağaçların arasında iki ev. Karşılıklı. Pencereleri açık, tek […]
BALÇIĞA KARILAN TEN-Mehmet Özgür Ersan (Yesari Abdal)
I. Balçığa Karılan Ten balçığa karılan tenimleşehrin nemli rüyasına sızıyorum.karanlığın içinden değil —karanlığın ta kendisindenbir şimşek gibi doğuyorsun sen.ışık alan son çatlağımı kapattım;geçmişe dair ne varsasessizce infaz ettim.yeter ki, senkendinden yola fısılda,bir yangınla değil,bir susuşla. II. Fırtına Vurgunu onardığım gemilerle geleceğim sana;çağ yorulur, söz demlenirsenin kıyında, tuzunla.ellerinde çiçekle inersin bozkıra —dünyanın bütün güneşli şehirlerinibana getirirsin […]
Mevsimler -Senem Gökel
Kuru kırlara bakıyor mavi gökYağmurlar geliyor, yağmurlar geçiyorZamanda bir anarabaların ve aşkın hayaliningeçtiği gibikuru ovalar üstüne döşenmiş yollar üstündeHava pırıldıyor yolların büküldüğü yerdeHiç kavuşmuyor yerle gökBazen uğruyorum o harabe eveNe güzel bir ev olabileceğinihâlâ düşleyerek –ne yararsız bir düşünceMevsimlerin sonu olmalıHayretle seyre daldığımuçsuz bucaksız tarlalar içindetanıdık sesler ve yuvamla birlikte…
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar