ALACAKARANLIKTAKİ ÜLKE’DEN İNSAN MANZARALARI-Nevin Koçoğlu
Bir şair bir şair için yazarsa … .1 “/ Göğün karanlık denizlerinde yelkenlerini şişiriyor ay / Ülkeme bakıyorum uzayıp giden bir gecede” .2 ” / Saatin kaç olduğunu biliyor musun? / Ben anlayamıyorum gece mi yoksa gündüz mü?” Acının tözü. .3 “/ Nicedir akşam, bir kefen gibi geriliyor / Bu acılı, bu yoksul ülkemin üstüne.” […]
Duvar Rengi-Figen Tan
yıkma içimdeki duvarlarıyalnızlığımın sıvası döküldünereye çevirsem başımıyaslasam sırtımıiçimde yanan bir köy var bu duvarlar mı?cilasız pencereler mi?bu yangını körükleyen kim bilir!kimler geçti bu eşikten… Düşsel Sevda
Rıza Tevfik’in “Sultan Abdülhamid Han’ın Ruhaniyetinden İstimdat” Şiiri Üzerine: Bir Pişmanlık Belgesi mi, Bir Dönem Muhasebesi mi?- Mehmet Özgür Ersan
Giriş Osmanlı’nın son döneminin en tartışmalı isimlerinden biri olan Rıza Tevfik Bölükbaşı (1869–1949), yalnızca bir şair değil; aynı zamanda filozof, siyasetçi ve dönemin önemli fikir adamlarından biridir. II. Abdülhamid’e karşı yürütülen muhalefetin içinde yer almış, II. Meşrutiyet’in ilanını desteklemiş, daha sonra ise Sevr Antlaşması’nı imzalayan heyette bulunduğu için “Yüzellilikler” arasında sürgüne gönderilmiştir. Onun en çok […]
Víctor Jara Cinayetinde 53 Yıl Sonra Son Halka: Adalet Gecikti, Ama Dosya Kapanmadı
“Şarkılar susturulabilir, ama hafıza susturulamaz.”Şili’nin unutulmaz sanatçısı, tiyatro yönetmeni ve halk ozanı Víctor Jara’nın öldürülmesinin üzerinden 53 yıl geçti. Bu uzun zaman boyunca yalnızca bir sanatçının değil, aynı zamanda bir ülkenin vicdanının da hesabı sorulmaya çalışıldı. Son firari sanık emekli Albay Nelson Haase Mazzei’nin yakalanmasıyla davanın ceza infazı yönünden son halkası tamamlanmış oldu. Ancak Jara’nın […]
MERDİVEN VE İNSAN-Gülden Zengin
Süper İnsanlık Realitesi Üzerine Bir Deneme Bir sabah gözlerimizi açtığımızda yalnızca yeni bir güne değil, kendimizden daha büyük bir sessizliğe uyanırız. İşte o sessizlikte, Sokrates’in binlerce yıl öncesinden yankılanan çağrısı duyulur: “Kendini bil.” Ve ardından kadim bir soru belirir: Neden buradayız? Bu, zihnin ürettiği sıradan bir merak değildir. İnsanın kendi varlığına fısıldadığı en eski sorudur. […]
BEDELİ NE KADAR-Ayla Gürel
Yaşamak diyorlar ya adına ,HELAL OLSUN valla!Her gün biraz biraz ölmek.Her gün biraz biraz daha örselenmek,Yaralanmak,Ama bilmiyorlar ki; her yarayı ayni bıçak kesmiyor.Ayni bıcağın kesmediği onlarca yara var.Onlarca bıçak var ama ayni yaranın kesildiği.Akan kan geri dönmüyor!Giden yıllar da…Sadece dönen kabuğuna yağmur tanesidir,O da düştüğü buluta.Bazı gözyaşılar sel olmaz…Sel olan yağmurlarda var. ”Sevgi selinde boğulmayıpta;Suda […]
BABEK ÜZERİNE DÜŞÜNMEK-Rıza Aydın
İsyan sözü ile direniş sözü sizce ne anlama gelir, ne ifade eder, arasında bir fark var mıdır?Gelin birazda bunları düşünelim.Mesela kendine saldırılan bir kadın ya da bir ülke kendi kendini savunursa, bu saldırıya direnirse buna ne denir ya da ne denmelidir? Kendisine saldırana karşı kadın “isyan etti” mi denilir, direndi mi denilir? Sizleri bunları düşünmeye […]
GÖKSEL BİR BULUŞMA-Mehmet Özgür Ersan
Bazı karşılaşmalar vardır; takvimler onları bir tesadüf diye yazar, fakat kalp bilir ki onlar kaderin sessizce ördüğü ince bir nakıştır. İlhan İrem ile Hansu İrem’in hikâyesi de böyledir… 28 Temmuz 2022’de bu dünyadan ayrılan İlhan İrem, ardında yalnızca şarkılar bırakmadı. Bir yaşam felsefesi, bir sevgi dili ve insan ruhuna uzanan zarif bir yol bıraktı. “Boşver […]
DOĞU AKDENİZ VE AVRASYA’DA DEVLETÇİ FEODALİZM: İÇ SINIFSAL DİNAMİKLER, İMALATÇI BİRİKİM VE DIŞ ÇÖKERTİLME-Fettah Köleli
«”Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel yaşam sürecini koşullandırır. İnsanların bilincini belirleyen şey varlıkları değildir; tam tersine, onların toplumsal varlığı bilinçlerini belirler.”— Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı» Gerek Batı merkezli oryantalist tarihyazımı gerekse onun Doğu’daki eklektik takipçileri, Osmanlı toplumsal formasyonunu uzun süre “tarihsiz”, “durgun” ve “göçebe unsurların devasa bir bürokrasiye […]
TÜRK SÖYLENCE KÜLTÜRÜNDE EŞİK KUTSALLIĞI VE ERLİK HAN’IN MMUHAFIZLARI- Yeliz Kılıçarslan
Türk kültüründe ev, sadece barınılan fiziksel bir mekan değil; evreni (makro-kozmosu) simgeleyen kutsal ve korunaklı bir alandır. Bu kutsal alanın dış dünyayla bağını kuran en kritik nokta ise “eşik”tir. Günümüzde bile Anadolu’da “eşikte oturulmaz”, “eşiğe basan çarpılır” şeklindeki inanışlar canlılığını korur. Bu kültürel davranışın kökleri, İslamiyet öncesi Türk mitolojisine, yeraltı tanrısı Erlik Han’ın oğullarına ve […]
MAZDEK-ZERDÜŞT İNANCI VE İSYANLAR -Bilhan Akkaya
Yüzlerce yıl; Zerdüşt-Mazdek inancına sahip İran ve Orta Asya’da, Araplar’a karşı gizli tarikatlar oluşturulmaya başlanmıştır. Bu ezoterik tarikatlar; görünürde İslami özellikte Şii gibi görünse de özünde, Zerdüşt-Mazdek inancına sahipti. Bu inanç sistemi; Mani, Hinduzm, Budizm ve Yunan felsefe öğretilerinden etkilenmiş materyalist bir inançtı. MS. 5 yüzyıldan sonra gelişen din; insan eşitliği ve mal ortaklığını savunan […]
KAZ DAĞLARINDA-Aşık Halimi
🥀Çektiler kökümden,yıkıldı gövdem,Kırıldı dallarım Kaz dağlarında.Yağmur olup yağdı sel oldu didem,Bağlandı yollarım Kaz dağlarında.🥀Aymazların baltasından budandım,Susuz kaldım zehirlere boyandım,Bir sabaha ölüm ile uyandım,Lâl oldu dillerim Kaz dağlarında.🥀Sattılar pazarda üç beş kuruşa,Hançerler saplandı bu dik duruşa,Beni yıkan türlü derde karışa,Çöl oldu bellerim Kaz dağlarında.🥀Halimiyem servetimiz çalınır,Şerefsizler boy gösterir salınır,Bu sözlerden namussuzlar alınır,Dil oldu yüreğim Kaz dağlarında. 🥀 Aşık HalimiHacı […]
BEN “O” BEN-İM-Esra Küçükaltun
Başlangıçta sessizlik vardı. Sessizliğin içinde farkındalık. Farkındalığın özünde ise yalnızca… BEN. Fakat bu BEN,egonun ben’i değildir. Ne isimdir,ne yüzdür,ne de yaşanmış bir hikâyedir. BEN,tüm isimlerden öncekendini bilenBEN-İM Bilincidir. Sessizliğin özündekendi varlığını seyredenilk farkındalıktır. Ne doğmuştur,ne doğurmuştur O sadece bilir. Ve sonsuza dek fısıldar: BEN VARIM. & Ne zaman,ne mekân,ne de isim. Sadece TEK bir kıvılcım,TEK […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar