Kimse Beni Daha Fazla Yormasın – Serdar Gazi Karababa
Ne tâkatım kaldı ne de hayâlim,Koskoca cihâna fazla gelirim.Göç vakti görünür, doldu vebâlim,Kimse beni daha fazla yormasın. Yüküm ağır imiş, yolum pek uzun,Dost diye sarıldım, çoğu çıktı hüzün.Bir lokma huzurdu bütün arzumun,Kimse beni daha fazla yormasın. Dünya bir gölgedir, konar göçeriz,Bugün güler isek yarın geçeriz.Hak’tan gelip yine Hakk’a uçarız,Kimse beni daha fazla yormasın. Kırdılar dalımı, […]
Yine o günlerden biri…-Esin Geldeç
İnsanlardan, seslerden, konuşmalardan; hatta kendi düşüncelerimden bile yorulduğum günlerden… Sanki her şey rengini yitirmiş. Dokunduğum hiçbir şey içimde yankı bulmuyor. Yapmam gereken sayısız şey varmış gibi hissederken, aynı anda hiçbir şey yapmak istemiyorum. Zaman akıyor; ben ise donmuş bir tablonun içinde, aynı anın sessizliğinde bekliyorum. Ah… Bitmek bilmeyen bu can sıkıntısı… Kabına sığmayan ruhum… İçimde […]
BU DÜNYADAN GÖÇENLER İÇİN NE DENİR-Rıza Aydın
“Yedi kere ben bu cihana geldimArşta duran iki nişan bendedirYerde gökte Tanrı diye ararlarBiz Hakkı severiz Hakk da bendedir.”Derviş Muhammed Değerli muhabbet ehli canlar. Alevilerin bu dünyadan göçmekle ilgili düşünceleri de bunu anlatan tabirleri de iyi anlaşılamadı sanırım. Aleviler şöyle derler: “Yunus Emre bu dünyadan göçtü, devri âsan olsun”. “Âsan” sözü tamı tamına “kolay” anlamına […]
ATTIKA TABAĞI VE VAZOLARI DENİLEN İSKİT VE ETRÜSK ESERLERİ: ATLI, ÖZGÜR VE YERLEŞİK TÜRK UYGARLIĞININ ATTIKA’YA İHRAÇ ETTİĞİ TABAK VE VAZOLARIN AKDENİZ’DEKİ İZLERİ-Fettah Köleli
Fettah KöleliBağımsız AraştırmacıORCID: 0009-0004-2682-2843https://orcid.org/0009-0004-2682-2843Tarih: 2026 Batı merkezli klasik arkeoloji ve sanat tarihi yazımı, yüzyıllardır Akdeniz ve Avrasya kurganlarında bulunan yüksek nitelikli kırmızı figürlü seramikleri otomatik olarak Atina’ya (Attika) tescilleme yanılgısı içindedir. Bu dogmatik yaklaşıma göre Atina üretmiş, çevre halklar ise tüketmiştir. Oysa toprağın altından çıkan maddi gerçekler ve ekonomik mantık bu tezi tamamen tersine çevirmektedir. […]
HAYATTA KALMA KILAVUZU- S.Tijen Bolulu
#cumartesiyazıları Bugün size küçük bir hayatta kalma kılavuzu bırakmak istiyorum. Çünkü içinde yaşadığımız koşullarda, ruhumuza bilinçli olarak iyi gelmeye çalışmadan ayakta kalmak giderek zorlaşıyor. Önce kendi rutinlerimi anlatayım. Her sabah güne, ruh hâlim istemese bile kendimi müzik dinlemeye zorlayarak başlıyorum. İşe yürüyerek gittiğim için kulaklığımı takıyor ve yürümeye başlıyorum. Size garanti ederim; üçüncü şarkıya geldiğinizde […]
ÇÖZÜM NE AYOL..- Rabia Mine
Ne zaman çok ciddi bir sorunu masaya yatırsak, birileri mutlaka “çözüm önerilerimizi” sorar. Ben de hiçbir filozofun ya da toplum bilimcinin bulamadığı çözümleri benim bulabileceğime ihtimal vermeleri karşısında gülümseyerek şişinirim..😁 Ama maalesef ki her sorunun her zaman, o an uygulanabilecek bir çözümü yoktur. Bununla birlikte, çözüm önerileri ortaya koyamamamız, ezber bozan tespitlerimizin değersiz olduğu anlamına […]
KADIN ŞAMANLAR, KAM ANALAR VE ANA BACILAR-BİLHAN AKKAYA
Türk Kültüründe Kadın Bilgeliğinin Kadim Yolculuğuİnsanlık tarihinin en eski ruhani geleneklerinden biri olan Şamanizm’de kadınlar, yalnızca inancın bir parçası değil, çoğu zaman onun taşıyıcısı ve koruyucusu olmuştur. Arkeolojik bulgular, etnografik araştırmalar ve tarihsel kayıtlar; ilk şamanların önemli bir bölümünün kadın olduğunu ve birçok toplumda kadın şamanların erkeklerden daha yüksek manevi otoriteye sahip sayıldığını göstermektedir.Barbara Tedlock’a […]
Bir Otel Odasında Ölümü Beklemek: Yahya Kemal Beyatlı’nın Yalnızlığı, Şiiri ve Ölümsüzlüğü-Mehmet Özgür Ersan
Türk şiirinin en büyük klasiklerinden biri olan Yahya Kemal Beyatlı (1884–1958), ömrü boyunca İstanbul’u, tarihi, musikiyi ve ölümü yazdı. Ancak kaderin garip cilvesi olarak, şiirlerinde büyük medeniyetlerin ihtişamını anlatan bu şair, hayatının son on dokuz yılını İstanbul’daki Park Otel’in tek bir odasında, giderek artan yalnızlık içinde geçirdi. Onun hikâyesi büyük bir şairin biyografisi değildir. Aynı […]
hesabım kendimle- figen tan
Her gece karanlığım,yanı başımdaUykusuzum Geleceğim geçmişime,gençliğim çocukluğuma… Bir ağız dolusu küfürle,yaşını almış olgunluğumgençliğime kafa tutuyor Kaç yanlışım,hangi doğrumu götürüyor? Kim suçlu,kim güçlü? Parmaklarımın sayısı kadarhesap soruyor hayatNe parmaklar yetiyor,ne hesap bitiyor Enkazın altındannasıl çıkaracak düzlüğekanadı kolu kırık,yaralı ceylan,ürkek bakışlarını? Yazını kışa çevirenebir de o sövüyorGiden gidiyor,kalan zor nefes alıyorRuhum,hayal ile gerçek arasındaince bir bağ kuruyorDeli […]
Mahpus – Tuğba Gülyeşil
Sevgili Tanrım, Sana bu zamansız mektubu, kendimin hapsinden yazıyorum.Gözlerim kararıyor harfler dönüyor, bağışla.Üstelik sarhoş değilim. Müsveddesi yok ân’ın.Öylece yazıyorum.Değil mi sileceklerim, sildiklerimle sende mahfuz… Birkaç asırdır ben’de mahpusum.Nihayet, bir aşina varsa mektup yaz, dediler.Elime ütüsüz bir sayfa ve eksik kalem verdiler.Dünya senli sözlerimi buruşturdu. Affet! “Ben yapmadım” diyorum, yapmakla suçlandığım nedir bilmeden!Bir ezber savunma ile […]
ALTAY İSKİTLERİ (SAKALAR) İLE HUNLAR ARASINDA BOZKIRIN HÂKİMİYET MÜCADELESİ- Yeliz Kılıçarslan
M.Ö. III. yüzyılın sonlarında Altaylar ve Orta Asya bozkırlarında yaşanan gelişmeler, Avrasya tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini oluşturur. Bu dönemde yükselen Hun (Xiongnu) konfederasyonu ile bölgede daha eski bir siyasi ve kültürel gelenek oluşturan Saka (İskit) toplulukları arasında bozkırın hâkimiyeti için yoğun bir mücadele yaşanmıştır. Prof. Dr. Ekrem Memiş’in değerlendirmelerine göre, bu mücadele yalnızca […]
Tuvalların Geleneksel Konutu Keçe Yurt – Ulviyye Mardankızı
Geçen yüzyılın (20. yüzyılın) 50’li yıllarının ortalarına kadar Tuva nüfusunun büyük bir kısmı keçe yurtlarda yaşamaktaydı. Nitekim günümüzde de bazı Tuvallar geleneksel yaşam biçimlerini sürdürmektedir; bunlar yaz aylarında yurtlarda yaşayan malçınar “hayvancılar” (aratlar) dır. Keçe yurt, göçebe yaşam tarzına mükemmel bir şekilde uyum sağlamıştır. Kelimenin tam anlamıyla bir saat içinde sökülüp binek hayvanlarına veya arabaya […]
Murat Bozkurt: Şiir Yürekli Bir Dostun Ardından-Roj Yiğit
Ölüm, en çok iyi insanların ardından ağırlaşır. Bir ses eksilir, bir gülüş çekilir hayattan, bir omuz uzaklaşır. Ardından büyüyen sessizlik, kelimelerin taşıyamayacağı kadar derin bir acıya dönüşür. Murat Bozkurt, dostluğun en sahici hâliydi. Aynı gökyüzüne bakarken umudu konuştuğumuz, aynı masada ekmeği, şiiri ve hayatı paylaştığımız yol arkadaşıydı. Yüreğinde insan sevgisi taşıyan, sözü incitmeden kuran, dostluğunu […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar