Ey! akşamların can evi karanlığı.
Beni sabahın şafaklarına doğuran.
Buğulu gözlerle mavi göğe baktıran.
Nefesimle çiğnenmiş aydınlığın üstünde.
Yağmurdan düşmüş bir türküyüm ben.
Çulu yırtılmış hayatın kederinde,
Sevincim kaldı.
Ruhumun çağlalarında aydınlık çocuklar büyür.
Haberi vardır; suyun,taşın,denizin, kuşların,
Başkası bilmez…
Bana yakın duran çırılçıplak yokluğu.
Bir de onun varlığında saklanmış irisleri.
İrislerin arasında söylenen türküyüm ben.
Kimsenin bilmediği biçkin sularda gölgelenen.
O söyler ben dinlerim,
Tüm zamanları gösteren aynalar karşısında.












Bir cevap yazın