Etraf karanlıktı ve hafif nemliydi. Evimdeydim fakat biraz garipti. Hislerim kuvvetlidir, bu mekânın bende yarattığı his gerçekten farklıydı. Başka bir yerde ama tıpkı benim evim gibiydi. Yataktaydım, başımı kaldırdım ve önüme baktım. Aynı benim odam gibiydi, koyu kahverengi dolabım ve duvar aynam…Her şey aynı sayılırdı fakat eşyalar daha solgundu. Yavaştan kalktım ve aynaya yöneldim. Kendime bir süre baktım. Bende de bir değişiklik yoktu. Ayağa kalktım ve kapıya doğru yürüdüm. Evim iki katlıydı ve biraz fazla eşya vardı. Önce lavaboya doğru yürüdüm. Sessiz adımlar atmaya özen gösterdim, yine de ev olduğundan daha sessizdi. Lavaboya girdim ve etrafa bakındım.
Bir an için dondum, yerdeki suyu hissettim. Bu suyun nerden geldiğini merak ettim fakat bulamadım. Öyle ortada bir su birikintisi olması garip gelmişti. Daha sonra bunu görmezden gelip kafamı alt kattaki salona yönelttim. Yavaşça aşağı indim, karanlık dengemi sağlamamı zorlaştırıyordu. Salona vardıktan sonra etrafa baktım. Her şey aynıydı, elimi koltuğun derisine götürdüm. Oda gitgide soğuyordu, koltuğun derisi de nemli ama soğuktu. Elimi çektim ve biraz daha etrafta dolandım. Evin bana neden bu kadar garip geldiğini anlamaya çalıştım. Bir süre gezindikten sonra koltuğa oturdum. Evin içi soğudukça bende titremeye başladım. Bir anda yerimde kalakaldım.
Sanki bir çatırtı gelmişti. Aslında hayal gördüğüme emindim, ama yine de biraz kuşkulanmıştım. Olduğum yerden etrafa göz attım. Kimse yoktu. Ortam iyice soğumuştu. Boynumda hafif bir nefes hissettim. Bir fısıltı duydum:
“Sonsuza kadar…”
Aniden gözüm kararmaya başladı ve yavaş yavaş görüşümü kaybettim. Baygındım. Çok soğuk hissediyordum, sanki biraz daha soğusam donacaktım. Yatağımda ayıldım, sanırım rüya görmüştüm. Ama her şey aynıydı. Belki de rüya değildi? Bunu ayırt etmek gerçekten zorlayıcıydı. Etrafa göz atmam gerektiğini düşündüm ve yatağımdan kalktım. Her şey aynıydı, yine lavabodan başladım ve etrafa bakındım. Bir şey değişmemişti. Saat gece geç saat olduğu için uyumam gerektiğini düşündüm, ama çok paranoyak bir insan olduğum için gece yarısında uyumak bazen çok zor olabiliyordu. Sanki her an önümde biri var olacakmış gibi. Her şey garip hissettiriyordu ve bir süre sonra garip sesler duydum. Mental sağlığımın gittikçe kötüye yaklaştığını hissedebiliyordum. Zaman geçtikçe daha fazla ses duymaya başladım. Bir anda gözüm karardı. Tekrar baygınlık geçirdim. Bedenim gittikçe soğuyordu ve ben gerçekten donmak üzereydim. Yatağımda uyandım. Tekrar yatağımdan kafamı kaldırıp etrafa baktım. Donup kaldım…
Kirpi Edebiyat ve Düşün Dergisi olarak öyküsü için Hacı Sabancı Anadolu Lisesi “Yaratıcı Yazarlık Kulübü Öğrencilerinden 9F Sınıfı Beril Lina Uzuner‘e teşekkür ederiz.












Bir cevap yazın