ÖYKÜ 715
SON ÇIRPINIŞLAR-Burak AKBAŞ
“Bu sabah yine saatimde uyanamadım. Artık iyiden iyiye kızıyorum kendime. Madem bu yola çıktım, artık bazı şeyleri oturtmam lazım ama bakıyorum bende öyle bir çaba yok maalesef. Tamamen de yok demeyeyim de pek fazla yok diyeyim.” Böyle kendi kendine konuşurken gözü yazı masasına takıldı. Siyah demir ayakların üzerine uzanan beyaz suntanın solunda birkaç kitap, eskilerden […]
KIZLAR-Berrin Yelkenbiçer
Hızla otogara giren taksi, yolcu otobüsünün yanında zınk diye durdu. Şoför aynı hızla dışarı fırladı, bagajdan iki adet pembe renkli devasa bavulu oflaya puflaya indirip küt diye yere bıraktı. Arka kapıyı açıp bezgin bir şekilde yolcusunun inmesini bekledi, sağ bacağı hafif hafif kıpırdıyordu. Pembe renkli spor ayakkabı ve pembe eşofman takım giymiş Naciye teyze, […]
Pijama – Meral Kurulay
“Kalk kızım, bak sana pijama getirdim, en sevdiğin renk, kırmızı.” Sema, bir an annesiyle göz göze gelerek elindeki pijamaya baktı, oturduğu yerden fişek gibi fırlayarak, kırmızı sateni kaptı, buruşturdu, bir yandan da ağzıyla koparmaya çalıştı. Annesi ne olduğunu şaşırmıştı. Bir o yana bir bu yana koşuşturuyor, saten pijamayı oradan oraya savuruyor, yırtmak istiyor ama başaramıyordu, […]
Bir Köpeklik Mesafe – Özge Paksoy
Tıpkı bedenin aldığı fiziksel şiddete dayalı yaralar gibi ruh da duygusal şiddete dayalı mermi yaraları-kırıklar-yanıklar-kesikler-boğulma izleri ile yaralanır. Öyle ki an gelir ruh yaraları sonsuza açılır ve beden görünmez olur. Ve bazen söylenmeyen tek bir söz tüm zamanların en acı sözü olduğunda yeni ve derin bir kesikle sessiz bir çığlığa vurulur sabah. Bir bakarsın uyumadan […]
Dedem ve Ben Hata Hepimizin – Ali Şefik Arslan
Gaddarca Ama Komik Bir Hata “Hepimiz insanız torunum. Hepimizin zaafları, zayıflıkları var. Peygamberlerin bile hataları olmuştur. Mükemmel insan yaratılmamıştır henüz. Hele de gençken… Herkes hata yapar… ” “Tamam da dede, hatalarımızın cezasını çekmeyelim mi? Yaptığımız yanımıza kâr mı kalsın?” “Bu, hatanın büyüklüğüne göre değişir. Küçük hatalar vardır, gülümseyerek geçiştirilir. Biraz daha büyük hatalarda; hata yapan […]
Mutfak – Zeynep Kasap
Toprağa gömülüşünün kırkıncı günü. Derin bir oh çekişimin kırk birinci günü. Kırk gün olmuş. İğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık vardı cenazende. Ne kadar çok sevenin varmış? Bana bile zaman ayıramazken hangi ara bu kadar dost, arkadaş, ahbap edindin biriktirdin? Sevdirdin kendini. Hayret! Şimdi yine bu evde bir başımayım. Önceden seninle yalnızdım şimdi fotoğrafınla. Ne […]
Yaz Kızım – Berrin Yelkenbiçer
Yataktan o kadar hızlı fırladı ki her zamanki gibi başı döndü. Tamam, dedi, kendi kendine, baş dönmesi cepteydi ama gece yatmadan önce perdelerin bir kanadını nasıl olmuş da kapalı unutmuştu? Hiç sevmiyordu karanlık odalarda uyanmayı. Her iki kanadı ardına kadar açınca odaya parlak gün ışığı doldu, her şey yoluna girdi. Saate baktı, vakit tamamdı. Saat […]
Kayıp – Josef Hasek Kılçıksız
Evden dışarı çıktı. İçeride bunalmıştı. Yenilikleri hurda, zamanı saatsiz bir gündü yaşanan. Güneş az önce Torosların arkasında gözden yitmiş, karanlık doğuda yükselip gökyüzüne yıldızlar serpiştirmeye başlamıştı. Dağları örten kışın ilk karı ve Akdeniz’den gelen son güz sıcakları arasında bir yerdeydi mevsim. Yürüdü nehir boyunca. Sazlığa geldi. Gölgesinin durduğu yere. Toprak katıydı orada. Basılmış ve düğüm […]
Uyanış – Dilek İşcen Akışık
Heyecanla hazırlanırken birden nasıl tanıştıklarını hatırladı. Londra’ya gittiğinde bir kafede başlamıştı her şey. Birbirlerini ilk gördükleri an parlayan kıvılcımla koskoca bir kent aydınlanmıştı sanki. Otuzunda, en güzel yaşların başındaydı o zaman. Kendini bildi bileli söylediği hep aynıydı. Âşık olmadan evlenmem. Tanıştıklarında David kırk yaşındaydı. Gizemli havasını daha etkileyici kılan mavi gözleri Esra’nın engin denizi oldu. […]
Dilek Uçurmaca – Hatice Dökmen
Toprak yığınının başucunda bir tahta dikiliydi. Üzerinde tebeşirle yazılmış yazılar vardı ama Berat henüz onları okuyacak kadar büyümemişti. Ancak ne yazdığını kendince yorumlayabiliyordu. Annesi, abileri, ablaları ve amcaları; babasının başındaki o tahtaya bakarak dua ederlerdi. Mesela amcası; “Has adamdı. Yiğit adamdı gardaşım,” derdi. Tahtayı okşardı. “Yüzümüzü yerden kaldırdı.” Annesi gülmeyi çoktan unutmuş yüzünü sürerdi tahtaya. […]
Ters Yöndesiniz!-Perihan Çelik
Adil Hür, Stutgart’ta yaşayan, iki çocuklu, dul bir Türk kadınla evlenince Türkiye’deki işini gücünü bırakıp Almanya’ya kapaği atar. Burada epey bir zaman iş aradıktan sonra, ailesiyle birlikte kendini Darmstadt’ta bulur. Büyük bir plastik fabrikasında yük indirme bindirme işine girince şehrin dışında, işyerine çok uzak olmayan, nasılsa Türklerin fazla olmadığı bir semtte ve tek yönlü bir […]
Mürver Ağaçlarının Altında – Belgin Bıyıkoğlu
Aperi, arabayı sokağın girişine park etti. Moloz yığınlarına, söylene söylene, yürümeye başladı. Ne yol bıraktılar ne kaldırım, düşüp kalmasam iyidir. Ayağıyla yoluna çıkan bir tahta parçasını itekledi, birkaç adım daha attı, bir demir parçasına takıldı, tökezledi. Neyse bu sefer de ucuz atlattık. Önüne daha dikkatli bakarak yürümeye devam etti. Sokaktaki bütün apartmanlar yıkılmıştı. Üstelik de […]
Deliren Adam – Kübra Erbayrakçı
Yüreğinde sakladığı gizli defterleri açmak istedi adam. Bugün, hem de bugün. Belki de şu an da. Tamda eski karısının yanında. Eski karısının gözlerine baktığında kendini kaybediyordu ama bugün kaybetmek yoktu. Hayatı boyunca kaybetmiş olan adam, bugün kaybetmekten yana değildi. Mavi gözlerinde, gizemler saklıyordu. Eski karısının adı Aynur’du. Aynur isminin ne anlama geldiğini bile bilmeyen bu […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar