Farklı Gözlükler – Dilek İşcen Akışık
Her öğleden sonra saat beşte yürümeye başlar. Adımlarını atarken neden sık sık gökyüzüne baktığını anlamıyorum. Acaba ona göre, çözümler yukarıda mı? Yüzünde uçuşan o çocukça saf ifade kalbime dokunuyor, gözlerimi ayıramıyorum ondan. İçten gülümsüyor ama bazen fazla ölçülü olduğunu düşünüyorum. Çok derdi yoktur inşallah. “Merhaba!” demeyi seviyor. Gerçi aynı saatte yürüdüğü için genellikle aynı insanlarla […]
Zıkkımın Şiiri – Salih Sezen
Kılçıksız bir havada tanımıştım seni Vakitlerden zıkkımın yarısı Esrarlı yumurta kokardı geceler Egzostan kansere yakalanmamıştık Anti-Amerikan gençlerden kurulu halaylar çekerdik yurtsever mahalle edebiyle yetişen kamburu çıkmış evlerimize hiç küsmezdik Ozanlık şuuru bileklerimizde jilet kesiği Affa uğramıştık kırk yerimizden Doksan kere yerimizden sanki edilmemiştik Mavi Tuna kahvesinin sağına alınca Görecektiniz bizim mahleyi Sefalet Sarayına boş gelmeyiniz […]
Diyelim ki… – Ali Naki Dedeoğlu
Diyelim ki..Bi yürek tuvalinde fırçan dolanıyor..Ne varsa eğreti duran silip geçiyor, renklerin..Mevsim sende ki bahar, yağmur çiseliyor..Ve toprağa basıyor ayakların.. rengarenk bi çiçek tarlasında.. Diyelim ki;Şafağındasın günün..düş senden yana..Seyrinde masmavi bi göl.. kıyısında martılar..Değirmen damında bi leylek yuvası..Patikanın iki yanında laleler.. Diyelim ki;Zamansızsın.. sırlar ayan beyan…Dün, yarın unutulmuş evel ki gün..Kelebekler yazgılanmış ömrünü çoktan geçiyor […]
KALLİOPE’YE MEKTUP-N. Özgür GÖK
Bütün ihtişamımla sesleniyorum sana. Gözümün görmediği yerlerin özleminden haber vererek. Hayatın dünyanın ötesinde bir gezegende devam etmesinin endişesini taşıyarak yürüyorum. Boşluğun boş bulunduğu dağlardan intihar ettiği bir zamanda tanıdım seni. Ben elimdeki kitapların ağırlığından ve acılarımın sebepsizliğinden yürüyemezken sen kanatlarım oldun. Duyduğum ya da duymaktan korktuğum seslerin ötesinde bir yerde yaşamaya başlamışsın. Ben anlamak istemedikçe […]
Turab -Mehmet Özgür Ersan
Sol yanımı karartmadım hiç Kalbim Canım Hak evim Ezberlenmiş gerçeklerin Kölesi olmadım hiç Yaşamadan hiç bir Gerçeği söylemedim Fakirim evet fakir Fakrımı bilmek tek derdim Fakirlik etten ekmekten Yelekten gömlekten Mahrum olmak değil Fakr acizliğini bilmek Hayatın gerçeği karşında Rüzgarda yaprak Deryada damla kadar Hiç olduğunu bilmektir Tüneği olmadım kimsenin Tünemedim hiç bir dalada Özgür […]
Hoşça Kal – Yelda Karataş
Göz yaşınla başlamak istemiyorum söze. bir bardağın kırılışını izlemeye katlandıysan ağla. cam kırıkları herkesin dilinde. intiharın imgesi kırılmış çoktan. gitmesi cebinde hazır bir avuç misketle gelmedim kapına. diz kapaklarım üşümüştü sadece kardan ve hayattan. Göz bebeklerin aç. kendinden kaçmanın her dili aşk haklısın dur denir mi giden geceye. sabah gücenir. Göğe yıldız çakmak her kuşun […]
Veda – Derya Balcı
Hoşça kal bebeğim, Söz vermiştim sana sarılacağıma Ölene kadar seveceğime Olmadı . Siyah beyaz anlar peşinde izlerini sürdüm. Yok oldular birer birer gölge misali. Peşinden hayaller kayboldu, yitip gittiler. Sen orada değildin. Göremedin. Yokluğun içimde hüküm sürerken kaybettim seni anlamsızca. Tuhaf boşluklar içiğnde yüzdüm. Yüzdüm… imkansız olan sendin bebeğim. Sana ulaşmaktı. Hiçbir şey önemli değildi […]
Eski Ev ve Eski Adam – Reşat Coşkun
Ustam, akşam iş çıkışı buradaki işimiz bitti. Sanma ki tamamen işimiz bitti. Yarın yeni tuttuğum işte de benimle çalışmanı istiyorum, dedi. Oysa mahallemizin camisindeki tamirat için onun yanında kısa süreliğine çalışmak için anlaşmıştık. Yanında çalışan yardımcısı o gün gelmeyince cami imamının ricası üzerine çalışmaya razı olmuştum. Hocamız, hem dünyalık kazanırsın hem de cami ne kadar […]
Sarahaten – Çağla Nalbantoğlu
Paçalarıma kadar inmişti hissettiğim derin korku ve bütün suskunluğuyla örtülmüştü çocukların üzerine gece. Simit susamlarının yanında turuncu hasretler biriktirdiğim bir önlük cebim vardı, zamanla onu da yırttı parmaklarım, ilmek ilmek. Sevgisizlik tanımını okulun taş merdivenlerinde oturarak ezberlemiş bir çocuk için şeker pembesi değildi gökteki bulutlar. Esir olarak tutulduğum bir kabile sanki okul bahçesi ve ilk […]
Taş – Serdal Göçmen
Yaylacık kasabasına bağlı kavaklı köyü adına yakışır biçimde üç tarafı ulu kavak ağaçlarıyla çevrili, bir yanı da güçlü akan dereye bakıyordu. Serin derenin kenarında özenle topladığı çakıl taşlarını yıkayıp, temiz bir bezle kurulayıp parlatıp her yanı yamalı şalvarının cebine koydu. Geniş ceplerinin ikisi de taşlarla doluydu. Taşlar onun için tutkuydu, mutluluktu. her akşam serinlikte Torosların […]
Erenlerin ulu katarına varayım – Ayhan Aydın
Düştüm aşılmaz denen karlı dağlara Yollarımı dost hasreti bağlar mı? Yana yana hicranımı döküp ağlasam Yar gelip yanıma yaremi bağlar mı? Bir yaralı ceylan oldum koşar dururum Feryat figan edip ilden ile konarım Dönüp dönüp ben kaderime ağlarım Mihman dost olan yaremi bağlar mı? Yana yana kül olmadan öleyim Erenlerin ulu katarına varayım Ben de […]
Marifet – Safa Berber
Süpürsün kederimizi rüzgar Ve uçuşsun etrafa simit parçaları Coşsun bu yaramaz çocuk, sinirlensin Kuvvetlensin bu rüzgar, tekrar ve tekrar Kapsın ağızlarıyla serçe yavruları.. Aç kalsın alçak güvercinler ve dostları Düşsün keçiboynuzları ağaçlardan İnsanların kafalarına bir bir Ve ağlasın bir bebek ta uzaklardan Duyulsun ezan ve camilerde tekbir Kaybolur mu dersin bu adi çapsızlardan Kibir.. Yada […]
Kirpi – Aydın Yılmaz
“Şurama batan” diyor şair, “Şurama batana özlem demeselerdi; bıçak derdim”. Cemal Süreya Herkesten uzaklarda, kır evimdeyim. Açık pencereden, gözlerimin önüne sere serpe cömertçe yayılan büyüleyici doğayı, tepemde renk yelpazesi kanatlarını çırpaduran yüzlerce güzelim kuşu mayışmış bir halde hayranlıkla seyrediyorum. Gözlerimin önünde bir yağlı boya tablosu gibi yayılan muhteşemlik, anlatılamayacak güzellikte. Doğrusu nereden başlayacağımı ben de […]
KİRPİDEN
Devamını OkuEn Çok Okunanlar












Son Yorumlar