Roman havası Izle 245
Sessizce dokunur kalbinin kapılarına…-Esra Küçükaltun
Ne zaman ki susar nefsin o hırslı nefesi, Ne zaman ki disiplinle örülür ruhunun çeperi, Ve ne zaman teslim edersin geçici benliğin hevesini… İşte o an başlar ilahi ışığın görkemli yükselişi. O vakit tecelli eder, Ruhunun en saf, En kadim, En ezelî hakikati. Bak… Her insanda gizlidir O’nun eşsiz sureti. Gözünü aç ve seyret bu […]
benim içimde- yelda karataş
Ak tuzu saçlarımdan dökülen mor ufkun öte çağı gam içinde Aslı mavisini yitirmiş bir dalganın vurgunuyum yok vuracak kıyı benim içimde
Bir Cik Cik Meselesi-Zeynep Kasap
Sabah erkenden uyandım, karşıya geçeceğim. Neden? Bilmem kaç paralık bir şeyi biraz daha uygun fiyata alabilmek için. Herkes benimle aynı saatte uyanıp aynı saatte yollara düşmüş. Marmaraya geçiyorum. Yürüyen merdivenlere doğru mıy mıy zombi gibi yürüyen gençler.Sirkeci ye varıyoruz. Yürüyen merdivenler sağlı sollu işgal altında. Millet yürüyen merdivende bile kocasının sevgilisinin elini bırakmıyor. Kınım kınım […]
Ozan kime denir?- Songül Bulur
Ozan; edebiyatı, felsefeyi ve toplumsal gerçekleri şiirine işleyen, halkın acısını, öfkesini, umudunu ve isyanını dile getiren kişidir. Ozan, halkın vicdanıdır. Haksızlık karşısında susmayan, bedel ödemeyi göze alan insandır.Bu topraklarda Mahzuni Şerif, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel, Karacaoğlan, Mehmet Koç ve daha niceleri yetişmiştir. Onlar yaşadıkları dönemde sarayın, iktidarın ve düzenin hoşuna gitmeyen gerçekleri söyledikleri […]
DUA- İ TESPİT-HÜSEYİN RAHŞÂNÎ ARSLAN
Benliğin deryasında yüzenin kalbi sadık mı olur ? Onda haktan bir ikram mı olur ?Hey rahşani gônlüm gelde anlat hâl olmaza hâl bilmeze hakikatin hâlini nefs-i emarede seyr-i zar olana hikmet kâr mı ola ? Ben öğrenciyim diyen herkese öğretmen olmuş. Talibim diyen herkese pir olmuş . Mütavizi , alçak gönüllü tavrı altında kendini derinden […]
Yar – Haşim Turhan
Yüzümü nûr ile seyrân eyleten Yâr Gönlümü aşkına hayrân eyleten Yâr Çeşmimde yaşımı pınar eyleten Yâr Cemâline mecnûn eyleten Yâr Varlık âlemin devrânında gezdiren Yâr Hakk’ın ledün deryasında yüzdüren Yâr Edep örtüsünü eğnime giydiren Yâr Pir eşiğinde aşk ile niyâz ettiren Yâr Yunus’un çeşmesinden dem aldıran Yâr Elif Ana’nın ak sütünden içiren Yâr Vuslat-ı Yârhaşim […]
İstanbul Ağrısı-Attila İlhan – Resim : Gülbahar Bozkurt
kanatları parça parça bu ağustos geceleriyıldızlar kaynarkenşangır şungur ayaklarımın dibine dökülenseneğer yine İstanbul’sanyine kan köpüklü cehennem sarmaşıkları büyüteceğim pancak pancak şiirler tüküreceğimdemek yine benlimandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyorkapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeleryahudi sokaklarını aydınlatan telaviv şarkılarımavi asfaltlara çökmüşdiz bağlıyoreğer sen yine İstanbul’sankirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatansirkeci garı’nda tren çığlıklarıyla bıçaklanıpintihar dumanları […]
Alarga-Duygu Taylan
giden kervana, dosta eğilen baş idim sahipsiz bir çorba kasesi ocakta öteki demişti “insan yanın alargada” sahi kim bakacaktı fırtınada oraya? aman bilmesinler, eylemesinler de kaygısı değil viraneliğimin şu durup da suyunu içtiğin taş tutan kalbimin serinliği tüten bacanın kargasına bak şairden üstün zekâsı varsa yüreğin sor çökmek üzere olan çatı mı yoksa çağın duyarsız […]
İSTANBUL RAKI HİCVİYESİ- LÜZUMİ BABA
Akşam iner usul usul,Galata’da çalar fasıl,İçen sanır buldu asıl,Var mı rakı gibisi? Bira gençlik serzenişi,Votka yabancı ateşi,Rakı İstanbul neşesi,Var mı rakı gibisi? Tekila sert, sözü yavan,Cin dediğin gamlı duman,Şarap süslü eski zaman,Var mı rakı gibisi? Kendi renksiz, gönlü beyaz,Suyla açar başka bir yaz,İçen olur biraz niyaz,Var mı rakı gibisi? Kumkapı’da masa kurar,Samatya’da kalbi vurur,Kadeh kalkar, […]
Titreşimden Varlığa: Düşüncenin Evrenle Dansı- Başak ParlaSu Arslan
Yaşadığımız evrende hiçbir şey bütünüyle durağan değildir. Görünen ve görünmeyen her varlık, kendi mahiyetine uygun bir titreşim, bir frekans ve bir enerji düzeni içinde var olur. Madde dediğimiz şey de aslında bu titreşimlerin yoğunlaşmış, biçim kazanmış ve görünür hâle gelmiş hâlidir. Varlık âlemi yalnızca fiziksel neden-sonuç ilişkileriyle açıklanamayacak kadar derindir. Her oluşumun ardında, onu taşıyan […]
ARBAT’TA BİR BAHAR AKŞAMI- Mustafa Kemal Gültekin
Moskova, 2026 Üç yazar, Arbat’ın kalabalık bir kafesinin dışarıya taşmış masalarından birinde oturuyordu. Masada votka, bira ve blini vardı. Az ötede sokak müzisyenleri çalıyor; turistler telefonlarını havaya kaldırıp selfie çekiyor, gençlerin çoğu ekrana gömülmüş yürüyordu. Arada bir, üzerinde “Z” amblemi bulunan tişörtlerle geçen gruplar kalabalığın arasından sessiz bir işaret gibi süzülüyordu. Turgenev, etrafı ince ve […]
Alp Er Tunga PerspektifindenŞAHNAME ELEŞTİRİSİTürk’ün Kahramanını Kötü Adam Yapan Destanın Anatomisi- Fettah Köleli
Antik Kaynaklar, Din Tarihi ve Dilbilim Verileri Işığında I. İki Kahraman, İki PerspektifAynı adam. İki farklı destan. İki zıt kimlik.Farsça Şahname’de: Afrasiyab — hain, büyücü, Ehrimen’in ajanı, İran’ın düşmanı. Türkçe destanda: Alp Er Tunga — Saka Kağanlığı’nın ilk hanı, Türklerin kahramanı, kaplan gibi yiğit savaşçı.Bu iki anlatı arasındaki uçurum tesadüf değildir. Şahname’nin Alp Er Tunga’ya […]
Kök Sal- Esra Yılmaz
Güneş der ki: Kendin ol.Ay der ki: Hisset ve hatırla.Merkür der ki: Sor ve öğren.Venüs der ki: Seç ve sev.Mars der ki: İste ve savaş.Jüpiter der ki: Büyü ve inan.Satürn der ki: Bedelini öde.Uranüs der ki: Zinciri kır.Neptün der ki: Hayal et.Plüton der ki: Yan ve dönüş.Chiron der ki: Yaranı tanı.Kuzey Ay Düğümü der ki: […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar