Akşam iner usul usul,
Galata’da çalar fasıl,
İçen sanır buldu asıl,
Var mı rakı gibisi?
Bira gençlik serzenişi,
Votka yabancı ateşi,
Rakı İstanbul neşesi,
Var mı rakı gibisi?
Tekila sert, sözü yavan,
Cin dediğin gamlı duman,
Şarap süslü eski zaman,
Var mı rakı gibisi?
Kendi renksiz, gönlü beyaz,
Suyla açar başka bir yaz,
İçen olur biraz niyaz,
Var mı rakı gibisi?
Kumkapı’da masa kurar,
Samatya’da kalbi vurur,
Kadeh kalkar, sırlar durur,
Var mı rakı gibisi?
Lakerda der “gel efendi”,
Fava susturur kemendi,
Torik bilir her derdimi,
Var mı rakı gibisi?
Kavun peynir yan bakışır,
Börülceyle söz yakışır,
Garson hesapla karışır,
Var mı rakı gibisi?
Haydariyle ezme güler,
Piyaz derde perde çeker,
İçen önce kendin över,
Var mı rakı gibisi?
Buzla suyu can yoldaşı,
Lüfer olur dert ortağı,
Sabah tarar ak saçı,
Var mı rakı gibisi?
Balat’ta bir eski hâne,
Çengelköy’de mahzun mâne,
Her sokakta bin bahâne,
Var mı rakı gibisi?
Cihangir’de laf uzanır,
Moda’da gönül kazanır,
Beyoğlu’nda akıl yanar,
Var mı rakı gibisi?
Müzeyyen’den bir ah gelir,
Zeki söyler, gece erir,
Her kadeh bir sır devirir,
Var mı rakı gibisi?
Bir yanı kahkaha olur,
Bir yanı Keremce yanar,
İçen kendi hâlin anar,
Var mı rakı gibisi?
“Benim” diyen çabuk söner,
Kibir gelir, kadeh döner,
En kabadayı söz döker,
Var mı rakı gibisi?
Dost meclisi narin iştir,
Çok konuşan kendin şiştir,
Susmak bazen en seçkindir,
Var mı rakı gibisi?
Kim demiş memleket kurtarır,
Önce dili susturur,
Sonra herkesi muhtarır,
Var mı rakı gibisi?
Haliç susar, martı güler,
Karaköy’de gece tüter,
Her sarhoş kendini bilir,
Var mı rakı gibisi?
Adabı var, erkân ister,
Kadeh değil izan ister,
Sofra biraz insan ister,
Var mı rakı gibisi?
Lüzumî der ey yârânım,
Meyhanede imtihanım,
Ben kendime tercümanım,
Var mı rakı gibisi?












Bir cevap yazın