Bismişah Allah Allah
Uyuyanı uyandırmak lazım. Velakin kendi uyuyan kimi uyandırabilir. Uyku ne , uyanmak ne uyandırmak ne. Var hele hakikatın pazarına ki göresin derler.
Güya bir hakikati bir kelime ile açmak isteyen o kelimeyi de altı yedi kelime onlarıda başka kelimeler ile anlatma yoluna giden neyi anlattığından haberi var mıdır ki dinleyen anlasında onlarda bir hakikat zuhur etsin.
Benliğin deryasında yüzenin kalbi sadık mı olur ? Onda haktan bir ikram mı olur ?
Hey rahşani gônlüm gelde anlat hâl olmaza hâl bilmeze hakikatin hâlini nefs-i emarede seyr-i zar olana hikmet kâr mı ola ? Ben öğrenciyim diyen herkese öğretmen olmuş. Talibim diyen herkese pir olmuş . Mütavizi , alçak gönüllü tavrı altında kendini derinden derine erenlerden gôsterip herkesi ona talip olmasını bekler zann-ı uhtesinde. Ey Ulu Allah’ım sen aşık gönlümü bu hâllerden muhafaza eyle.
Noktadan amâ olan amâyı nokta zanneder.Oyna dur söz ile bir vakt-i zamana kadar.Ruhaniyet ile ruhban ayrıdır vesselam ruhaniyette ruhbanlık edası yürür kendi halinde , yoldan bihaber olan , hakikate yürüdüğünü zanneder vay ki bu hâllere vay vayyy.
Dili ki kelama sultan olan şeytanına tabidir.Nefsin suretine gark olmuş. Nihayeti arar bilgi kitabında bilgisizce.Pir Taptuk Emre Hazretleri der ki : ” Hakikati bilen söylemez . söyleyen ise bilmez.” Zahmeti helal olmayanın rızalık kavlinde ulu devleti mi olur? Kendi Nefs-i Emmaresi ile anlatır güya erenler yolunu. Adem olan hikmetsiz olmaz. Hikmet ademsiz olmaz. Gel bu devranı anla . Bir kalbi seda ile dinle gör ne imiş , duy ne imiş yolcunun ahvali.
Mana-i derya bir başka alandır. Haktan nasipliler bade-i içenlerdir. Katrede ummana dalanlardır , seyrana dahil olanlardır.Vicdan tarlasını ekmeyenin edebi mi olur ? Kalbi ikrar nereye ise oraya tabilik vardır. Edep hırkasını ruhi halvetiyesine giymeyenin hâk yolunda erkânı mı olur ? Dolaşa dursun sureti kesret şehrinde nefs ile . Her uyanış hakka değildir. Ey ulu Rabbim bizi hakikatin ile uyananlardan eyle , bizi Salih olan kullarıdan eyle , ehl-i beytin katarından , didarından ayırma , bizi gerçeğinle muhafaza eyle.
Şu ABDAL RAHŞÂNÎ’yi kullarından razı olmuş , kullarınıda canımdan razı olmuş olanlardan eyle. Şu aşık gônlümün gam-ı gülzarı olsa dahi senden razı olanlardan eyle. Hatamız , yanlışımız , kusurumuz ve günahımızı bağışla , gir cennetime dediğin razı olduğun kullarından eyle Muhammed Ali’nin kerem-i vechi ile.
12 HAZİRAN 2026
SÜTLÜCE KARAAĞAÇ DERĞAHI / İSTANBUL












Bir cevap yazın