Bir Sevda türküsü gibisin
Sözlü- sözsüz her zaman anlamlı her dinleyişte aynı acıyı tatlandırıyorsun
Dinliyor dinleniyor ve yeniden dinliyorum
Dinlerken bir ses…
Sevdanın yeni bir bestesi güfteleniyor ruhumun derinliklerinde.
Önce Şimşekler çakıyor
Ardından yağmurlar ve gök gürlemeleri…
gürledikçe fırsat buluyor haykırıyor içimizdeki tüm çığlıklar
Ve sonunda küçük bir kıyamet…
Ruhlarımız arafat aleminde buluşur iken
Var mı ayrı düşen bedenlerin bir manası
Ne bir göz ne de bir söz…
Ve bakmaktan bile haya eden iki çift göz
ruhlar
ritmini yakalamışcasına eşlik eder bestesi yarım kalmış bir türkü gibi…
tamamlıyor birbirini
biz sustukça onlar konuşuyor












Bir cevap yazın