beklerken giden bir şeyler var ya
bakarken kararan ayinsel gökyüzünün zamanında!
ses ne zaman geldi
hayat işte mutsuzluğuyla
yalnızlıga sığınanların oyununa!
bilmiyordum…
bir varmış bir yokmuş gibi sevmek çok büyük suçmuş
aşıkların anlattığı masalda!
herkesin bir sevgilisi varmış oradaki hayatta
beklerken serüvenleşen!
benim de ölürken içip giden biri var işte akşam masamda
severken ayrılıgı anlattıgı sesini sakladım gizli kasamda
dinlerken suskun yalnızlıkla
keşke anlaşsaydı ses ve ten!
keşke küfürlü bir kadın yüzü
gitmeyi gülerek yürümek sanmasaydı!
yarım bir şey bu
belki hatırlamadan yaşamak gibi
sonsuz bir şey bu
belki ölmeden yaşamak gibi
tam tamına şu
yaşamak yorucu bir dünya yolculuğu!
o da var bu sınırsız yolculukta
atlar yollar ve bi ufaklıkla!
atlar:
jokeylerin tecavüz ettigi ayrılmış kalçalar
konuşa konuşa koşarlarsa selam verdikleri özgürlük inkar!
yollar:
bitse de sevinsek olayına daha çok savaş var
işte şurdan gidelim tokatlanmadan, ad’ıma adım adım!
ufaklık:
trajik çocuklarını besleyen babanın kafası;
gitme kal, kim hasta çorbasıyla yalnızlıgıma bakar!
ve ben mesafeleri seviyorum pozu keserken ufuklarla
sikilmişten beter bu bahar!
biliyorum çağıran başka bir ses var
parmağında yüzük var ama
aklında terketmek var!












Bir cevap yazın