- yüzyılın başlarından itibaren Araplar; Irak, İran ve Orta Asya’da hakimiyet kurmaya başlamıştır. İnanç değişikliği ve İpek Yolu’nun kontrolünün kaybedilmesi ile beraber; farklı bir sosyo-kültürel yapı oluşmaya başlamış ve başta İran olmak üzere bölge halklarında bazı hoşnutsuzluklar ortaya çıkmıştır.
Yüzlerce yıl; Zerdüşt-Mazdek inancına sahip İran ve Orta Asya’da, Araplar’a karşı gizli tarikatlar oluşturulmaya başlanmıştır. Bu ezoterik tarikatlar; görünürde İslami özellikte Şii gibi görünse de özünde, Zerdüşt-Mazdek inancına sahipti. Bu inanç sistemi; Mani, Hinduzm, Budizm ve Yunan felsefe öğretilerinden etkilenmiş materyalist bir inançtı.
MS. 5 yüzyıldan sonra gelişen din; insan eşitliği ve mal ortaklığını savunan bir anlayışa sahipti. Özel mülkiyetin kaldırılmasını savunuyordu. Nasıl ki hava ve su herkese bedava ise mal ve mülkün de insanlar arasında eşit paylaşılmalıydı. Bu inanç sitemine göre yeryüzü ; tüm insanların ortak yararına açık bir yaşam alanıydı. Bu yaşam alanında; çalışan, var olmaya devam eder çalışmayan yok olacaktı. Toplumu bireyler oluşturduğu için; kimsenin kimseye baskı ve kısıtlama uygulama hakkı yoktu. Bu dine göre kadın; özgür bir bireydir ve yeryüzündeki hayatın ortağıydı.
Mazdek inancına sahip halk toplulukları; 661-750 (Emeviler) ile 750-1258 (Abbasiler) yılları arasında dinsel, ekonomik ve siyasi özellikler taşıyan çeşitli isyanlar gerçekleştirdi.
İran, Irak, Horosan ve Kafkaslarda hakim olan Sasaniler’in dini; (224-651) Zerdüşt Dini idi. Hükümdar Kubad zamanında MS. 488 ile 531 yılları arasında bir din adamı olan Mazdek; bir vahi aldığını, ona peygamberlik verildiğini ve bu dinin bir reforma ihtiyacı olduğunu ilan eder.
Zerdüşt inancının bazı özelliklerini kabul etmesiyle beraber bazı özelliklerine karşıydı. Mazdek’e göre ; herkes eşitti ve bütün servetler ortak paylaşılmalıydı. İnsanın; yemek, içmek, cinsellik ve sosyal ilişkiler gibi zevklerden uzak durmasına gerek yoktu. İnsanlar arasındaki kavgaların ana sebebi mülkiyet ve kadındı. Bu sebeple; bunlar sahiplenilmeden paylaşılırsa ortada kavga edecek bir durum kalmayacaktı.
Işık; iyiliği temsil ediyordu, karanlık da kötülüğü. En yüce yerde tanrı tahtta oturmaktaydı. Zerdüşt’e inanç devam ediyordu ve ateşe tapma ritüelleri sürdürülmekteydi.
Bu fikirler geniş halk kitlelerini etkilemeye başlar ve Mazdek; kısa süre içinde Hükümdar Kubat’ın yardımcısı ve hazinecisi olur.
Mazdek’in çeşitli mucizeler gerçekleştirdiği kulaktan kulağa yayılır. Ateşgedelerde ( İslamiyet’ten önce İran’da kutsal ateşin yandığı yapı) ; ateşi konuşturduğuna inanılır.
Mazdekiyye’nin kozmogoni anlayışına göre başlangıçta ateş, su ve toprak şeklinde üç unsur vardı; bunlar iyiyi ve kötüyü yöneten iki kozmik gücü oluşturmuştu. Bunlardan ışık tanrısı dünyayı temyiz, anlayış, hâfıza ve zevk adlı dört güç tarafından yönetmektedir ki bu güçlerin de kendilerinden daha aşağı seviyede olan yedi yardımcısı vardır.
Halk üzerinde kontrollerini kaybedeceğini düşünen ruhban sınıfı ve Hükümdar Kubad’ın oğlu Nûşirevân; bu inancı kabul etmez ve Mazdek ile mücadele etmeye başlar.
Yüksek tabakadaki insanlar da Mazdek ve takipçilerinden rahatsızdır. Mazdek’in sahte peygamber olduğu ilan edilir ve boynuna kadar bir çukura konur. Etrafına kireç dökülüp öldürülür.
Hükümdar Kubad ise ; 496 yılında asiller ve din adamları tarafından azledilip tutuklanır. Yerine kardeşi Camasb getirilir. Kubad; 498 yılında Eftalitler’in desteğini elde edip tekrar iktidarı ele geçirir ve 528 yılı Mihrican bayramı sırasında Mazdek taraftarlarına genel bir katliam düzenler.
Mazdek’i kimin öldürttüğü netlik kazanamamıştır. Kimi kaynaklara göre Kubad, kimi kaynaklara göre oğlu Enûşirvân öldürtmüştür.
Yazı ✍️: Bilhan Akkaya












Bir cevap yazın