Düz Adam Olmak – Derviş Bozkurt
Bir sabah ben ve işe yaramazlığım, tasımızı tarağımızı toplayıp yola çıktık. Tasımızı tarağımızı da kirli, derisi köseleye dönmüş, koyu yeşil valizimize doldurduk. Tekerleği olmayan, çekçeği bozuk, tek sağlam yerinin yanlarındaki tutma yerleri olan bir valizdi bu. Yolun yarısına kadar taşıdığımda, kollarımda eskisi kadar güç kalmadığını fark ettim. Diğer yarısını taşımak için işe yaramazlığıma teklifte bulunduysam […]
Büyümeye Hazır Değilim Baba – Ramazan Teker
mitolojik tanrılardan kaçıp Allah’a ve babama saklandığım çok yağmurlu günlerde gözyaşlarım delik enflasyon sepetindeki yanaklarımdan suratsız kapılar açan annelerce akıp gitti sanayi kahvesi çocukluğumla. falıma yol çıkmış kadar uzağım şimdi kerameti mesafelerle ölçülebilen baba omzuna yaslanmadığım her gün adına sabah diye uyanılan bu kasvet reddedilmiş eksik kahvaltıların dudağımdaki huzursuz gülümsemeyle bir günle dışlanmış şubat gibi […]
Sistemin Çarkları – Sabuha Akdemir
Çok müthiş zamanlardan geçiyoruz. Tarih sayfalarını karıştırırsak asırlara sığamayacak olayları son üç beş yılda yaşadık: savaşlar, kavgalar, yıkılan rejimler… Depremler, patlamalar, uçak kazaları, orman yangınları, felaketler, afetler… Sanki dünya telaşlı bir yıkılma sürecine girdi. Beklemeye, zamana yaymaya tahammülü yok bu yıkılışı. Acemi bir telaşla, olayların sırasını önemsemeden, rastgele; domino taşlarını devirir gibi (yenmeyi ya da […]
Bir Günlüğüne – Aziz Nayır
Bütün denizlerinden geçtim İstanbul sen de bir isyana düş bir günlüğüne . sokaklarında kağıt toplayan çıplak ayaklı binlerce çocuk düşünme ökselenir zaten yaşam dediğin yoksulun düşleri bile yoksul . bir piktogram olsam dayanmazdı yüreğim üşürken ağlayan çocuğun iç çekişi olurdum hayatın bin türlü emojisi var boş ver biz kırmızı kalplerle serinleyelim . bir polis şeridiyle […]
Yaşamın Tanığı – Berna Karakaya
Yaşsız bir gölgedir zaman Karanlık dehlizlere açılır. Dünya ile yaşıt keder Nöbet tutar dağın ardında Ölümsüz kaynaktan, Hayat sağılır. . Kibirli bir ev sahibidir zaman Nice mevsimler karşılar, uğurlar. Savaşlar, depremler, salgınlar… Kaç acı seyretti, Kaç ömür savurdu, kim bilir? . Giz rüzgârıdır zaman Süpürür artıklarını geçmişin. “An”lar kayıp ilenen nehirlerde Ve saklar cümle günahı […]
Göz Göze – Hüseyin Kılıç
Turgut tabldot sırasının en önünde bekliyordu. Benmarideki kapakların açılmasıyla bulgur pilavını ve kuru fasulyeyi görünce morali bozulsa da yemek bankosunun yanındaki örtünün çekilmesiyle portakal kasaları ortaya çıkınca gözleri ışıldadı. Tabldotuna bir tane koyduktan sonra gözünü yemekhanenin öbür köşesine çevirdi, konu ne olursa olsun millete laf etmeyi vazife edinen şefin bakmadığından emin olunca hızla bir tane […]
Çay Posası Demleme – Yasemin Evren
Babam dört kardeşin en büyüğü, ailenin umudu, tek okuyanı. Kendinden küçük iki erkek, bir kız kardeşi var.. Babaannesi köyün kadın hocası. Babası yani dedem, köyün erkek hocası. Bütün dinî aktiviteler bizim ailenin tekelinde sizin anlayacağınız. Cenaze yıkamak da dahil… Çocuk aklımla bu durumdan hem korkar hem merak ederdim. Babamın babaannesine biz “nine” derdik. Komşular “hoca nine”… […]
Tarçınlı Kek – Belgin Bıyıkoğlu
Sokak ıssızdı, kendi ayak seslerim çoğalarak kulağımda yankılanıyordu. Arabaların bile geçmediği caddenin tekinsiz sessizliği içimi ürpertti. Bahar gelmişti hesapta ama havada yalnızca toz kokusu vardı. Bu yol üstündeki mimozalar çoktan açıp o yanık kokularını havaya salmış olmalıydı, yoksa biz evlerimize kapandığımızda kendi kendilerine açıp solmuşlar mıydı? Evin hemen yanındaki marketin peyniri de güzeldi fakat daha […]
R’leri Söyleyemeyen Çocuk – Hatice Dökmen
Çok yıl geçti üstünden. Daha nohut kadar bir çocuktum o zamanlar ama o güne dair her şeyi bir bir hatırlıyorum. Çünkü gördüm, çünkü duydum. Çünkü ben oradaydım. Temmuz sıcağının ortalığı kasıp kavurduğu günlerden biriydi. Avludaki sundurmada öğlen yemeği silinip süpürülmüştü. Mahkeme suratlı adam, son sokumunu bol sarımsaklı cacığa bandırıp ağzına götürdü. Lokmasını yenice yutmuştu ki […]
Köyüm – Cihangir Boz
Köyüm, canım köyüm Ne sen eski cafcaflı köysün Ne ben saçları siyah, kendisi civan Ne senin durmadan akan çeşmelerin kaldı. Ne benim eşiklerde bekleyen anam, babam. Ben gençliğimi arıyorum sokaklarında Sen, seni terk eden kırlangıçları. İlk türkülerimi duymak istiyorum halayında, Ben, yitik baharların hasretinde Sen, terk edilmişliğin derdinde. Kınalı kınalı âşıklarım vardı. Sır mı, rüya […]
Bugün Günlerden Cumaymış – Reşide Değirmi
Bugün günlerden cumaymış Şimdi bereket, sokak aralarına yayılmış simit kokusudur Caddelerde koşuşan insanların telaşıdır Ve hayat, bir ekmek kavgasıdır tezgahlarda Hesabı kabarmış bir borç defteridir Şimdi otobüs terminalleri Sıcak bekleyişler soğuk ayrılıklarla doludur Ve umut, hapisten çıkmış bir mahkumun tövbesidir Yürekte bir parça hüzün bir parça sevinçtir . Bugün günlerden cumaymış Şimdi sohbetler, kahve köşelerinde […]
Bekleyiş – Talha Karaboğa
Sokaklarda bir heyecan var bugün. İnsanlar, araçlar.. Diğer günlerin aksine bugün daha da kalabalık. Seda Hanım elinde çay bardağı ile salona geldi. Koltuğa oturarak bana doğru dönüp manzaraya bakmaya başladı. O an gördüm yüzünü.. Yüzünde ayrı bir mutluluk, huzur saklıydı. Her zaman kederle bakan gözlerinde sevinç vardı bugün. Sebebi ne olabilirdi? Seda […]












Son Yorumlar