Eminim – Sumru YILDIRGI
En çok anlattıklarıyla susardı huysuz gecelerde Bazen de sesi arşa değerdi sustuklarıyla Anlayamazdım o sebepsiz ciddiyetini Ama en çok o hallerini severdim Sebebini bilemezdim Kör kötülüklerden sakınırdı kendisini Balkondaki ahşap saksıların dili olsaydı Anlatırlardı size Eminim Yorulduğuna bakmadan koşardı sahil boyu Kuru elleri bile o an acırdı ona Kör kuyulardaki sessizliği yüzüne maske taksa […]
MEKTUP TERAPİSİ (LÜTFEN YARDIM EDİN) – B. TOLGA YILMAZ
Sevgili Ender, Öncelikle gönderdiğin mektup (gerçi sen elektronik posta gönderdin; ama bu yazıda gönderdiğin şeye mektup diyeceğim; zira elektronik posta kulağa pek hoş gelmiyor doğrusu) için zannediyorum ki sana teşekkür etmem gerekiyor. Eğer bu seni mutlu edecekse teşekkür ederim. Psikolojiye emek vermiş bunca hocanı ve arkadaşını seçmeyip beni seçmen şahsımı oldukça memnun etti! Her […]
ÇOCUKLUĞUM -Uğur DEMİRCAN
Kıpkırmızı toprağa düşen iri yağmur damlalarından mütevellit, Nevzat Bey tepesindeki çam ağaçlarının diplerinden yükselen çemenli toprak kokusu, benim ilk ve tek bağımlılığımdı. Çocukluğumun resmi tarihi, sıcak bir kovboy filmi pazarında başlamışsa da bana göre tam olarak, yaz akşamüstlerinin ani bastıran yağmurlarının serinliğinde, ellerini açıp ‘ver allahım ver’ nidalarıyla semazen misali dönen çocuklardan biri […]
Kıyıya Vuran Mucize – emre akdoğan
İnsan bir mucize arıyor Tanrım Yoksa sabah sabah kim kalkıp boyar gökyüzünü maviye Bir çocuğun rüyalarını hangi yönetmen çekebilir? Leyleklerin cebinde pusula mı var? Aslan ceylan kovalamakta Ceylan aslandan kaçmakta Her canlı vazifeli memur gibi Verilmiş görevi yapmakta Ya insan? İnsan niye hep kendi kuyruğuna basar Sonsuzluk acı versede Sahil kenarında biri […]
UMUTLU YARINLAR – La edri
Koydum önüme üzüntülerimi, Bir kadehte onlara… Her biri için bir şarkı, Şimdi bir kadeh daha. Şimdi seninle konuşma zamanı, Çünkü bu sofrada iki kişi vardı İçi boş olan ben, Yüreğimde kördüğümle bagli sen. Gitmem bu sevdadan baska diyarlara, Benim yurdum senin iki dudaginin arasinda. Kokunu içime çektiğimde vururdu güneş dalgalı İstanbul sularına. Gittiğinde anladım ne […]
Başarmış Olmak – Gürsel Özkır
–Sık ve çok gülümsemek; akl-ı zeki insanların saygısını ve çocukların şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; iyi olmanın güzelliğini takdir edebilmek, başkalarındaki ”En iyiyi bulabilmek”;sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi durumuna getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. –İşte ”Başarmış olmak” budur. Eyl 7, 2016KİRPİ EDİTÖR
çocuklar ve şairler – yasin ertas
Çocuklar ve Şairler bir ev vardır bir agaç muhakkak güneş bulutlar ötede dağlar ya vardır ya yoktur kuşlar olmasa da muhakkak hazırdır yuvaları ne üç ne beş her zaman dört insan anne baba küçük kardeş şiirde ve resimde sonra bir çiçek şiirde ve resimde şimdi aynı çiçek şiirde ve resimde bıraksalar bulutlara değecek Eyl 7, […]
Hiç Çocuk Olmamış Gibi – Ece Yavaşcan
“Büyümek güzel değil. Geçen her gün, her dakika aklım ve kalbim bütün hayal kırıklığıyla şahit oluyor buna. Gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarım… Oysa çocukken ne kadar da güzeldi her şey. Tek endişemiz terli terli su içmemekti;salıncak sırasını kaçırmamaktı ya da apartmana giren bir kedinin yavrularına gizlice süt verme savaşıydı ruhun tüm saflığıyla. Oysa en çok […]
YAĞMUR – feyyaz atlı
ve yağmur aniden düşer uçurumdan yaprağında bir ağacın bir ötekiyi başka bir ötekiye kırdıran yağmur ve aslıdır herşeyin sevginin hatta şiddetin en kırağısının şimdi bir şarkı fısılda gerçek kadar sen kadar ve yağmur kadar acısız olsun Eyl 7, 2016KİRPİ EDİTÖR
Figüranın Ölümü – Ayşe Gül Selamoğlu
Küçücük odanın üçte birini kaplayan masaya tiksinti ile baktı. Üzerindeki mavi beyaz muşambadan sadece eskimiş ayakları gözüküyordu. Bu şehre geldiği ilk gününü hatırlatıyordu bu masa. O güne de, talihine de küfrederek masaya yöneldi ve üzerindeki sakinleştirici haplarından 2 tane içti. Hapları yutacağı sırada gözüne kostümü çarptı, papyonunu gördüğü sırada ilaçlar boğazında düğümlendi ve […]
KADIN – FERHAT NİTİN
Kadın… Sor uyuduğun vakit yastığa kadın. Sildi mi yitik acılarını o Huzurlara fora,zamanlarda adın. Sor duydu mu sancılarını o Hüznün incisi sabahlara nakşolmuş Sor bir gün sana harcadı mı vaktini o Gör kadın.. Faili karanlıkların gönül gözünü Hissiyatın uykulu yasaklarına sor Zor mu başka bakmak. Sor hapsolmuş notalara.. Ve bil kadın. Sinsi ama […]
ÇOCUKLUĞUMDAN – nizamettin korucu
Çocukluğum pantolonu; aşırtmaları pantolonum. Kemer yerlerinden sağlı sollu, omuza çapraz atılan ve tekrar pantolonun kemer yerinde düğmelenen pantolonum. Paçaları bilek hizasında kadifeden pantolonum. Yaz kış sadece gerliğe ( misafirliğe ) gittiğimde annemin değiştirdiği pantolonum. Kumaş pantolonla ortaokula başladığım yıllarda tanıştım. Okul dönüşü kumaşı çıkarıp tekrar kadifeyi giyerdim. Mintanım ( Gömleğim ): Gömleğimin bileklikleri, toprakla […]
Yorgun trenler – Reyhan Saygın
Geçer Günlerin ardında günler Sıralı evler gibi Yakın birbirine Kanatsız kuşlara benzer Yabancı yüzler gibi unuttuğum Bir buğunun ardında yüzün Geçer dediğin O puslu gözlerinden Ayrı vagonlarda Geçer gider sırasız ömürler 2014 Eyl 7, 2016KİRPİ EDİTÖR
KİRPİDEN
Devamını OkuEn Çok Okunanlar












Son Yorumlar