Aşk şiir 130
MAYA GİYSİLERİ-Bilhan Akkaya
Mayalar anıtsal mimarileri yanında pirinç terasları, piramitleri, takvimleri ve karmaşık hesaplama sistemleri ile muazzam bir uygarlık oluşturdular. Bu uygarlıktan bahsederken Mayaların giysilerini de anlatmamız gerekiyor. Maya inanışına göre kadınlara dokuma sanatını Ay tanrıçası Ixchel bahşetti. Onlara dokuma tezgahlarını verdi ve kumaşların resimlenmesi için kullanmaları gereken kutsal sembolleri öğretti. Mayaların kıyafet çeşitliliği kültürel zenginliklerininin işaretidir. Kıyafetler […]
Buralarda Hep Sonbahar—Gülşah Elikbank
Buralarda kadınlar hep aynı rüyayı görür Uyurken küçük, soğuk odalarında Buralarda insanlar eşit doğar Erkekler daha eşit her zaman. Sallanır kadınların kederli beşiği Hep anlatılan hüzünlü bu masalla Acı sözler dökülür yalnızca Anlattıkça eksilir mi yalnızlık Duyuyor musun, fısıldıyorlar birbirlerine: Sen kadınsın Yorgun başımı yaslamak istiyorum, ben anneyim Gözlerimi huzurla kapamak istiyorum, ben sevdalıyım Özgürce […]
Sekiz Mart— Mehmet özgür ersan
bu şehirde sabahlar kadın emeğiyle ağarırfabrikaların dumanı, tarlaların rüzgârıçocukların uykusu, sofraların ekmeğibiraz da kadınların yorgun elleridir çünkü dünya dediğinçoğu zaman onların omzunda döneradı konmamış fedakârlıklarlasessiz ama inatçı bir direnişle bir kadının alnındaki terbazen bir ülkenin kaderidirbazen bir çocuğun yarınıbazen de insanlığın vicdanı o yüzdenbu dünya biraz daha güzelse hâlâbiraz daha umut varsa sokaklardabilin ki kadınların […]
OSMANLI MİLLETİ’Nİ YARATMA ÇABALARINDAN TÜRKÇÜLÜĞE—Yıldırım Koç
6 Mart 2026Yıldırım Koçwww.yildirimkoc.com.tr Günümüzde “Türk milliyetçiliği” dendiğinde genellikle anlaşılan, “Kemalist milliyetçilik” veya “devrimci milliyetçilik” değil, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda ve onunla işbirliği içinde geliştirilmiş olan “gerici milliyetçilik”tir. Halbuki Türkiye’de güçlü bir “Kemalist milliyetçilik”, “Atatürk milliyetçiliği” veya “devrimci milliyetçilik” geleneği vardır. Birbirinin zıttı bu iki anlayışın farkında olmayanlar, milliyetçiliği “faşistlik” olarak suçlama hatasına bile düşmektedir. Halbuki, […]
SATRANÇ TARİHİ—Bilhan Akkaya
Genel kabule göre satrancın kökeni Hindistan’a, MS 6. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Aslen Chaturanga veya ordu oyunu olarak bilinen, ticaret yollarında hızla yayılıp İran’a ulaşan ve oradan da Asya’nın her yerine yayılıp Bizans İmparatorluğu’na ulaşan bir oyundur. Arap dünyası satrancı benzersiz bir hevesle benimsedi. Oyun mekanizmalarını derinlemesine inceledi ve analiz etti, satranç hakkında çok sayıda kural […]
Uzaklık—Başak Parlasu Arslan
Sessizliği yavaşlatıyor dünyanın kalbindeki yalnızlıkFersah fersah gidilesi keşfedilesi teninizi üşütüyor bu uzaklıkZ’aman’sızlığın kırılmış oyuncak bebekleri gibi dilsizsaç uçlarımdan tırnaklarıma kadarAşkDünyamı alt üst ediyor giderek evcilleşen tutku -Öylece bakacağım size-
tenini onardı-eylem demir
ellerini onardı önce kirpiklerinde hatırı sayılır yalnızlık o akılalmaz nakış sessizliğini onardı çoğul çığlıklara kılıç gibi keskindi kolları gözlerinin rengini onardı gözlerinde uzun gül kokuları mavi bir bahçenin ortası tenini onardı isimsiz ninnilerde dilsiz zamanlarda ölüme alışan tarafını onardı cılız göğsüne düşen yıldızlar sarılınca
haydarpaşa-hikmet güzelkokar
Bir de tren vardı yolcu ile mektup alan Dudak öper dil ıslatır Kokulu zarfın dışına Adın yerine ‘Bir dost eliyle’ deyip Adresin yazılırdı iki satır Bütün vagonları sattılar Haydarpaşa garını kapattılar
SAKLAMBAÇ-Zeynel Kürkçü
Tamam ayyüzlü karamelim Sen iste öyle olsun. Eskisi gibi sıcak candan değil Saklambaç oynar gibi Tanışmamış gibi. Soğuk konuşmalar Göz göze gelmeden Selamlaşmalar . Ta ki sobe diyene kadar. Ama ayyüzlü karamelim Adım diline düştüğünde, Elin elimi tuttuğunda, Gözün gözüme değdiğinde. Öylesine sessiz sedasız Hiç konuşmadan Bırak kopsun fırtına. Ta ki git diyene kadar. Ve […]
TANIDIK ŞARKI-yelda karataş
Yakındasın hissediyorum Orta doğu’dan o deli rüzgar giderek fırtına Bütün pencerelerini kırıyor umudun Gökyüzü kanlı, kuşlar şaşkın Deniz karanlık Sen yaklaşıyorsun tanıdık şarkınla Buluşacağımız yıldıza Dağların rengi değişiyor Perçemin yönü, hayatın sabrı dalgaların sesi çığlık çığlığa Ölüm şaşkın yediveren yaşamın gözlerine bakarak Şükrediyor hayat Rüya değil yarın Ürperti boynumdan kasıklarıma Doğacak bütün çocuklar mavi Saçların […]
GÜZEL ÜLKEM-Bedros Dağlıyan
Çok çalışmış az yaşamış bir köye gir Yaşam sevincini nerede sakladıklarını sor? Issız dağlara tepelere doğru yol al; . . . .git, git, git. Ta ki iyi zamanların, hangi nehre aktığını öğrenene kadar. İç kesimlerde otostop çek, istersen Keyifle seyahat et, toprağın tadını al, çıplak ayaklarınla. Uçsuz bucaksız çöl yerlerini, kurumuş tuzlu nehir yataklarını arayıp […]
YENİ YIL – Nisa leyla
beşiktaş yeni yıla giriyor yeni yıla yeni şehir yeni ışıklarla derisi insan baştan sona. yağmuru özledim son bir kaç yıl boyunca kar vardı hep hep içimde oysa denizden ekmek kazananlar karadan ekmek kazananlar sanaldan ekmek kazananlar yarıştılar yıl boyunca kapitalden ekmek kazananlar iktidardan ekmek kazananlar sanattan ekmek kazananlar yarıştılar yıl boyunca biz bir avuç denizyıldızı […]
14 ŞUBAT SAHİ NE İDİ ?-Ayla Gürel
Yaşamı düşünüyorum . Kendiminkini, sonra herkesinkini. Herkes derken; Düşünmek zorunda olduklarımınkini, Sorumluluğuma tevdi edilenleri, edilmeyenleri fazla ağır bulmuyorum. Çünkü gerçekten de ağır,öncesi var, şimdisi var,sonrası var. Sonra ben varım… Yaşamadan oluyor mu gönül haneme bir kârım? -Olmuyor .! -Olmaz zaten . -Alıştıkta üstelik. Kafama takmıyorum eskisi gibi, daha güzel yenisi. Bak, bak ağla yaşanmamışlara… Kaçsın […]












Son Yorumlar