ÖYKÜ 715
KAFKAESK MASALLAR: PENCERE – Ezgi Çataltepe
Bir varmış bir yokmuş. O dönem köleler efendi, efendiler köle imiş. Dutlar şarkı söyler, kuşlar bal yapar, yaş yapraklar için için yanar imiş. Mevsimlerden soğuk bahar, aylardan sıcacık Şubat imiş. Kimse kimseye bakmaz, kimse kimsenin canını yakmaz, ak ile kara karışmaz, güller menekşe gibi kokar imiş. İşte böyle bir zamanda, ormanın derinlerinde yaşlı bir kadın […]
TAHAKKÜM – Lale Emiroğlu
Güneş buğday tarlalarının üzerindeki kızıllığını kaybetmeye başladı. Sert esen rüzgârla buğdaylar dalgalanıp durdu. Coşkun, engin denizleri seyreder gibi zevkle seyretti Rüstem manzarayı. Ona ait uçsuz bucaksız tarlalara vuran bulutların gölgeleri… Ciğerlerinin dibine kadar doldurdu rüzgârlı havayı. Kollarını açtı sanki kucaklayacaktı uçsuz bucaksız tarlalarını. İktidarını hissetti uzun, güçlü kollarının arasında. Yapacak işi çoktu. Kocaman lastikleri olan […]
Boğazda Margarita – Elif Türa
Gün batımının Boğaz’ın sularını kızıllaştırdığı sıcak bir yaz akşamıydı. Caz notalarının müşterilerin alçak sesli konuşmalarına karıştığı İstanbul Boğazı’na nazır geniş ve uzun balkon yeni yeni kalabalıklaşmaya başlamıştı. İnce ve yüksek topuklu ayakkabıların ritmik tıkırtıları, orta yaşlı bir grubun oturduğu masanın önünden geçip, cam balkonun en güzel manzaralı iki kişilik masasının önüne gelince durdu. Garson, masanın […]
Tutsak – Huri Deniz
Odanın kapısını kapattı ayakkabısını giydi ağlayan sesi duymadan binayı terk etti. Kulağını kapadığı o sesin kendi karanlığındaki son ses olacağını hiç düşünmedi. Hastanenin bahçesinde ağzını kocaman açmış annesinden yemek bekleyen kuşa daldı. Pencerede onu izleyen hemşireye ‘iyiyim’ der gibi kafasını salladı. Kendi durumunu düşündü hayatı boyunca hep aç kalmıştı, hiç olmadığı birini yaşadı. Yağmur yağmaya […]
Yarım – Reyyan Daçe
O gece evden iki yarım olarak çıktı kadın. Bir yarısı kendisiydi, soluğunun son çabasında attı kendini dışarı; diğer yarısı yarım bıraktığı adamın kalbiydi, onu ne yapacağını bilememenin telaşıyla pamuklara sararak elinde çıkardı. Çıkarken koşmaya başladı; merdivenleri ikişer mi üçer mi indi, merdivenler gerçekten var mıydı, hangi apartmanın kaçıncı katından indiğini bilmeden attı kendini sokak kapısından […]
KÜF KOKULU ÇOCUKLAR – Beril Erem
Yaşamayı kendi içine bakarak öğrenen şanssız çocuklardandım. Mevcudiyetimin aslında var olandan daha geniş bir alana ait olduğuna inandığımdan bütün çocukluğum, benliğimi geniş, hayali bir vadiye yerleştirme çabalarımla geçti. Okula başladığımda dünyam bir nebze büyümüştü. Ancak herkes ilk önce okuma yazma öğrenmişken; ben yoksulluğumu yoksunluk sayan diğer çocukların hal bilmez, hoyrat uzaklıklarına aldırmamayı öğrendim. O nedenle […]
İçimdeki Med-Cezir-Taner Sarp
Yağmurda ıslanan izmaritlere döndük . Son nefesinde sönmek zorunda olan. Biraz enkaz ,biraz ayağa kalkma çabasıyla ; bir avuç , bir avuç yüze sığar mı düşünmeden! Tarih ayraçlarının , bıçak gibi saplandıkları sokakta kan kaybedip düşerken. Makus telvesini dilimle yaladım ışığın. Tende kaybettiğim savaşı bedende bırakıp çıktım. Bir çift göz nasıl bırakılırsa kimsesizler mezarlığına, öyle […]
ZERRE – Çiğdem Yılmaz
Size bir sır vereyim mi? Doğa kendisini bir bütün olarak oluşturan her bir parçasının farkında. Nerede var olmak istediğimizi bilirse eğer, ait olduğumuz yere dönmemiz için elinden geleni yapar. Nereden mi biliyorum? Hikayemi dinlediğinizde siz de emin olacaksınız ki, bu böyle. Ne mutlu bize ki böyle! Bizler için hayat, pek de sizlerin alışık olduğunuz gibi […]
KARŞILAŞMA- DİYDEM DENİZ KOÇ
Kuytu bir köşede boynu bükük duruyordu. Yorgun, masum, mahcup, buruk biraz da kırık… Göz göze geldik. İçimin sızısı dayanılmazdı. Yanına gittim. Boynunu okşadım. Yanağına öpücük kondurdum. Dilimin döndüğünce güzelliğini anlattım. İnsanların acımasızlığından bahsetti. Bende kimseye anlatamadıklarımı anlattım ona. Kirpiklerimdeki hüzünle göz göze geldik tekrar. Elimden bir şey gelemeyeceğini anladı. Kabullenmişlikle başını aşağıya indirdi. Keşke ile […]
Öykü sinsi olabilir-Dursaliye Şahan
14 Şubat Dünya Öykü Günü ve bizim hikâyelerimiz Sistem dünyanın hemen her yerinde sınıflardan birbirlerine yabancılaşmalarını ister, istemekten öte dayatır. Öyle olmasa, muhalefet de dahil olmak üzere kendi maaşları için kesenin ağzını sonuna kadar açan Meclis’ten, asgari ücret için “gözünüze dizinize dursun” türünden bir cümle duyabilir misiniz? Ya da […]
Sahipsiz Kent -Berk Bozbel
Bir yaz akşamıydı. Yağmur sanki son kez yağıyormuşçasına; hınçla, öfkeyle kendini Arnavut kaldırımın kollarına bırakıveriyordu. Taşların üzerinde biriken ufacık su birikintilerine bakarak, bakkala verdiğim siparişin gelmesini bekliyordum ben de. Her bir birikintinin yüzeyinde, kendi yüzümü görüyordum. Kimisinde; gözlerim kaymış, dudağımın ucuna yarenlik ediyordu. Kimisinde; kulaklarım adeta bir kartalın iki kanadını andırıyordu. Bana sadık […]
Gökten umut yağdı-Diydem Deniz KOÇ
Balkona çıktım. Yaktım bir sigara. Ağlayarak başladım onla konuşmaya. Neden yanımda değilsin? Hiç mi kızmadın. Ne bu sessizliğin. Niye? Şimşek böldü gökyüzünü ortadan ikiye. Sesi duyuldu sonra. Bir anda yağmur başladı. Deli gibi bir yağmur. Rüzgar, sel, dolu… Hava karardı. Her yer zifiri karanlık. Oturduğum yerde dondum kaldım. Telaşlanan insanları görüp, şaşkınlığı atlatmam uzun sürmedi. […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar