ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR
Ernest Hemingway’in İnsanlığa Çalan Romanı
Ernest Hemingway’in dünyayı sarsan romanı “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, İspanya İç Savaşı sırasında dağlarda savaşan bir gerilla grubunun hikâyesini anlatır. Roman, yalnızca bir savaş anlatısı değil; insanın ölüm, aşk, cesaret, korku, umut ve yalnızlık karşısındaki sınavıdır.
Hemingway, romanının adını İngiliz şair ve din adamı John Donne’un ünlü vaazından almıştır. Eskiden kilise çanları; vaftiz, ölüm, nikâh gibi törenlerin yanında, savaşta kazanılan zaferler veya büyük toplumsal olaylar için de çalınırdı. Fakat Donne’un sözlerinde çan, yalnızca bir ölüm haberi değildir; insanlığın ortak kaderini duyuran derin bir çağrıdır:
“İnsan ada değildir ki
Yetsin kendi başına.
Bir çakıl yerkürede,
Okyanusta bir damla.
Bir kum tanesi kopsa kıyısından
Küçülür Avrupa.
Bir burun eksilmiş gibi anakaradan,
Kendi toprağını yitirmiş gibi
Ya da bir dost yurtluğunu.
Bir kişi bile ölse eksilirim ben,
Tüm insanlığın parçasıyım dedim ya.
Sorma her seferinde:
Çanlar kimin için çalıyor diye!”
Hemingway’in filmlere, tiyatrolara ve şarkılara konu olan bu büyük romanı, İspanya İç Savaşı’nda bir köprüyü uçurmakla görevlendirilen bir gerilla birliğinin dört günlük hikâyesi üzerine kuruludur. Fakat bu dört gün, yalnızca askeri bir görevin değil; insan ruhunun en çetin, en karanlık, en çıplak anlarının romanıdır.
Dağlarda ölümle yaşam, cesaretle korku, çaresizlikle umut yan yana yürür. Faşizme karşı birleşen köylüler, çingeneler, öğretmenler ve devrimciler; kendilerinden çok daha güçlü bir orduya karşı inançla, fedakârlıkla ve umutla savaşırlar. Roman, kahramanlığın yalnızca silah taşımak olmadığını; korkuya rağmen yürümek, yalnızlığa rağmen direnmek, ölüme rağmen sevmek olduğunu gösterir.
Romandaki unutulmaz karakterlerden Pilar’ın söylediği gibi:
“Çünkü tüm yiğitliğine karşın yapayalnız kalabilir insan.”
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, savaş karşıtı edebiyatın en güçlü eserlerinden biri olarak yerini korur. Bu romanı okurken savaşın yalnızca cephelerde yaşanan bir çatışma olmadığını; insanın içini, vicdanını, belleğini ve geleceğini parçalayan büyük bir cinayet olduğunu hissedersiniz. Hemingway’in savaşa bakışını özetleyen şu sözler de bu açıdan önemlidir:
“Kötü yönetilen bir ülkenin ilk uğrağı parasını değersizleştirmek, ikincisi savaştır. İkisi de geçici bir refah sağlar ama kalıcı bir yıkım getirir. İkisi de politik ve ekonomik fırsatçıların sığınağıdır.”
Roman, Hemingway’in kendi yaşamından da derin izler taşır. 1936’da Florida’da savaş muhabiri Martha Gellhorn ile tanışan Hemingway, daha sonra onunla birlikte İspanya’ya gider. İspanya İç Savaşı sırasında muhabirlik yapar ve romanda yer alan pek çok olayın ruhuna, havasına, korkusuna ve trajedisine yakından tanıklık eder.
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, yalnızca edebiyat dünyasında değil, siyasal mücadele tarihinde de iz bırakmış bir romandır. Fidel Castro’nun en sevdiği romanlardan biri olduğu bilinir. Castro, Batista güçlerine karşı dağlarda savaşırken, öğrencilik yıllarında okuduğu bu romandan etkilendiğini; düzenli bir orduya karşı savaşan gerilla güçlerinin yeni stratejiler geliştirmesi konusunda Hemingway’in anlatısından esin aldığını belirtmiştir.
Roman, Le Monde’un “Yüzyılın Yüz Kitabı” listesinde de önemli bir yere sahiptir.
Hemingway; aşkı, ölümü, savaşı ve direnişi süslemeden, romantize etmeden, bütün çıplaklığıyla anlatır. Onun cümlelerinde aşk insanın kalbine işler; direnişçiler dürbünün ucunda bir düşman askeri gördüğünde okuyucunun da içi ürperir. Savaşın nasıl bir cinayet olduğunu yalnızca akılla değil, bedeninizle de hissedersiniz; mideniz düğümlenir, nefesiniz daralır.
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, aşkın ve direnişin Guadarrama Dağları’ndan bütün dünyaya uzanan destanıdır. Yalnızca İspanya’nın, yalnızca İspanyol devrimcilerinin değil; bütün insanlığın, bütün ezilenlerin, bütün direnenlerin romanıdır.
Çünkü Hemingway, romanının daha ilk sayfasında insanlığın ortak yazgısını bize hatırlatır:
“Yeryüzünün herhangi bir yerinde bir insan ölürse senin de bir parçan ölür onunla birlikte. Onun için sorma. Bir çan sesi duyduğunda bil ki, o çan senin için çalıyor.”
Bu yüzden “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, yalnızca bir roman adı değildir.
Bir vicdan çağrısıdır.
Bir insanlık uyarısıdır.
Bir ölüm çanından çok, yaşama ve direnmeye çağıran büyük bir sestir.
Kaynak: Bilgi Yayınevi












Bir cevap yazın