ölüm,
eskiyle yeninin arasındaki
son çizgiyi siliyor.
sıcağın soğuğa,
uzağın yakına dönüştüğü yerde
susuyor tüm yakınlıklar
tüm uzaklıklar
tüm hayaller
ne varsa dünyaya ait,
birbirine karışıyor
kaybettiklerimiz…bulamadıklarımız,
sevdiğimiz /affedemediğimiz/bırakamadığımız…
hepsi aynı sessizliğe varıyor
asılı işte ay gibi gökyüzünde
duruyor
görüyoruz, biliyoruz
yaşıyoruz da hatta
o buz gibi net ve keskin
o acımasızca geri dönüşsüz
o söylenmemiş her kelimeyi boğazımıza dizen
inadına
SESSİZ…
karanlıkla ışık
aynı gecenin
iki yüzü.
insan,
anlıyor—bir gün
uzak değil birbirinden
aynı göğün altında
birbirini bekleyen
iki gerçeklik
yaşam ve ölüm
gece ve gündüz
sen ve ben
… âhhh ki…
… biz…
/ağustosdüşleri/
/düşyeri/
2026
esra












Bir cevap yazın