Bugün kendime bir soru sordum:
Bu hayattan beklentin ne?
Yanıtlayamadım.
Kendi kendime sorduğum bu sorunun karşısında sustum.
Sonra içimden biri müdahil oldu:
“Daha ne bekleyeceksin, yaşın kemale ermiş!”
Kim demiş?
Yaşanmamış yılların, yaşlardan sayıldığını kim söylemiş?
Bana sorsan bekârım.
Çocuklarım mı?
Arkadaşlarım…
İçimde konuşan o sesi geriye ittim.
Sonra kendime yine kendim cevap verdim:
Aslında ben hayattan bir şey beklemiyordum.
Ama bir şey insana yeter mi?
Birçok şey lazım insana.
Bir dost lazım mesela;
seninle ağlayan,
seni taşıyan,
seninle sevinen,
seni şartsız seven.
Bir iş lazım;
geçinebileceğin kadar.
O da var.
Sevgili yok.
Olmasını istediğimde de yok.
Olmaz mıydı?
Olurdu aslında.
Ama sonrası yoktu.
Bu hayatta, bu yaştan sonra herkes bir şekilde kör topal götürüyor.
Anlayacağınız, idare ediyor.
An’ı kovalıyor.
Ama ben bunları istemezdim.
Nitekim öyle de yaptım.
Bu dünyada herkes mutlu olacak diye bir şart yok.
Mutlu olanlar kadar mutsuzlar da var;
belki daha fazla.
Mutluluğu ve mutsuzluğu tanımlayabilmek için
kimileri mutlu olmalı,
kimileri mutsuz.
Yoksa iki zıt kelimeyi birbirinden nasıl ayıracağız?
Bazen insan yalnız olmasa da mutsuz oluyor.
Bazen insan yalnız olsa da mutlu.
Mutluluk bir süre sonra bitiyor;
o zaman da mutsuzluk başlıyor.
Kısacası bu dünyada her şey sonlu.
Sonsuz mutluluk yok.
Her şey bitimli.
Bu dünyada bitmeyen hiçbir şey yok.
Biraz düşündüm, biraz araştırdım.
İnsanın bu dünyada bitmesini istemediği ne varsa,
genellikle ona mutluluk veren şeyler.
Yakaladığında bırakmak istemiyor:
“Bitme,” diyor.
“Gitme.”
“Beni hep sev.”
“Çok sev.”
“Yalnızca beni sev.”
Ama bitiyor.
Her duygunun,
kimi zaman dostluğun,
çoğu zaman da aşkın bittiğine şahit oluyoruz.
Fakat tuhaf olan şu:
Başlardaki “bit” kadar bile bitmiyor bazı şeyler.
Demek ki bu dünyada büyük beklentilerin olmayacak.
Aşk da bir beklenti.
Sevdiğinle yaşanacak bir beklenti…
Demek ki benim hâlâ beklentim var;
bit kadar aklımla.
Başımda olması gereken o yavşak,
aklıma bulaşmışsa
benden bana fayda yok.
Ben bir bit’im.
Ve gittim.
Gurbet o kadar acı ki,
ne varsa hepsi içimde.
İyi geceler.












Bir cevap yazın