Kadınlar Erkekler ve Biz-Mehmet Özgür Ersan
Eskiden çamların uğultularına karışırdı sesleri Gönlümüzü gururlu ve kibar açardık onlara Puhu kuşları kadar ürpertici çığlıklarında Birden yalnızlıklarına dönselerde Seni hiç yalnız bırakmazlardı Hanımelleri uzak çağrışımlarla Sesleri hafifçe kırgın Yıldız alacası leylak moruna karışmış saçları Kor yongası dumanlı bir alev almaya yatkın Bir eylül taşılardı o eski kadınlar Şimdi başka bir dünyaya uyandık Modern ve […]
Dolunayın Sesi – Belgin Bıyıkoğlu
Hastanenin kapısının önünde taksiden indi, aceleyle koridoru geçip ilerledi. Lobideyim demişti.Hah orda işte! Dalmış gitmiş gene.Ne çok kahrımızı çekti, canım benim.Omuzları çökmüş resmen.Arkadan yaklaşıp sarıldı.Gülizar boş bulunup sıçradı yerinden, sonra şaşkın, yorgun baktı bir süre. -Geldin mi kuzum?Ben de öbür kapıdan gelirsin diye. Gözleri nemli, sevgi ve şefkatle sarıldı genç kadına. -Geldim annini. Geldim […]
Yatak – Zeynep Kasap
Yatağım cam kenarında, bahçeye bakıyor. Yan oda balkonlu ve annem sık sık orada. Şarkılar mırıldanarak geçti yine balkona. Duymadığımı sanıyor ya da duyduğumu sandığı için yapıyor. Kim bilir?… Her gün aynı heyecanla aynı telaşla, her gün aynı sırayla çiçeklerine su verir. Her birini ayrı ayrı sever. Gülleri nergisleri bir bir koklar ve içine çeker. Geçen […]
ÖZGÜRLÜĞÜ TARİFİMDİR-Uğur BAYRAM
………………. Islık çalarak uzaklaşırken Sarmaşıklar dolanan bahçe duvarından atladı Titreyen sesiyle fısıldadı belli belirsiz; Dediler ki özgür insanların olduğu bir yer varmış, Sadece bahçe duvarlarını saran sarmaşıklar değil, Sevgilinin sıcak kolları da sararmış. ………………. Uğur BAYRAM (2010) Tem 7, 2020KİRPİ EDİTÖR
Yanar Hasret Yanar Metin Yanar Behçet – Mehmet Özgür Ersan
kuşların telaşından belli toprağın en güzel günüydü gecemizin büyülendiği saçacak buğdayımız kalmadı yeryüzüne kendimizden başka yeni sözcüğü yanan ağaçların yeniden öğreneceğimiz yeni dillerde unutulmuş dalgınlığın uğrağı karanlık içinde karanlıklara karşı iğde kokarak dökülmesi yıldızların taşlar topladık ama çekülümüz yoktu çatıyı kurmaya, yıkılmış bir duvarı onarma acı çekmenin bilinmedik uğuru bildik bir totem gibi göğsünde sabahın […]
Kırıntıların Peşinde (1) -Ahmet Faruk Keçeli
Sabah erkenden kalktım. Duşumu aldım. Ocak ayının birinci günü kahvaltımı yaptım, gazeteleri okudum. Saat 10:00 gibi evden ayrıldım. Randevum 10:30 gibiydi. Dolmuştan inip buluşacağım rıhtıma doğru sahilde yürüdüm. Ortalıkta fazla insan yoktu. Ne de olsa yılın ilk günü insanlar geç yatmış, uykunun keyfini çıkarıyorlardı. Bense her zamanki gibi bilgi kırıntılarının peşine düşmüştüm. İtalya’yı, Venedik’i, Mehmet […]
AYNILAŞMA HİSSİ-Zeynep Gül AYTAŞ
Aniden irkilmeme neden oldu o an içimden geçen ürperti. Her gün oluyor artık ve git gide daha fazla hissediyorum. Sanki yapış yapış bir ruh bedenimi ele geçirdi geçirecek. Belki de tam tersidir yaşadığım. Bir limana çapa atmış bir harabedir bu hislerin sahibi ruh ve vademin dolduğunun habercisidir beni dürten. Söz konusu olan yaşamak olunca, […]
Mutluluk mu?-HAMZA AKARSU
Artık gülmek istiyorum Sorgusuz sualsiz Ardını düşünmeden Sonunu hesaplamadan Çocukça eğlenmek Çocukça haykırmak istiyorum ardını düşünmeden sonunu hesaplamadan Geçmişini silerek bütün yaşantını unutarak yeni doğmuş bir bebek gibi mutlu olmak mümkün mü ? Hani derler ya bu nisyan dolu dünyada her şey unutulup gider her acı elbet son bulur Bazı acılar bazı yaralar var ki […]
Aşk Adamı Öldürür – Kübra Erbayrakçı
Yürekler buruk, sözler tükenmiş, gözlerden akmak ve akmamak arasında kalmış gözyaşları. Boğazı düğüm olmuş ama bir türlü eski günlere gitmek ve gitmemek arasında kalan Kadir Bey, yalnız kaldığı evinin penceresinden dışarıya bakarken aklına gençlik yıllarını getirdi. -‘bu hale gelecek adam mıydın be sen Kadir!’ diye geçirdi içinden. Eskiden çok seveni vardı onun. Kapısında beklettiği o […]
Akşama Doğru – Fuat Oskay
***** Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak Sular sarardı, yüzün perde perde solmakta Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta. (Ahmet HAŞİM) ***** İnsan ömrü ile güneşin gün içindeki hâli ne kadar da benziyor birbirine, değil mi? Seher vakti gökyüzü, bir doğumu müjdelercesine rengârenk ışık […]
Nezaretten Yazıyorum – Sezgin Tunç
Yaklaşık üç saattir nezarette bekliyorum. Cep telefonum bankada kaldığından hiç kimseye ulaşamıyorum. Ceketimin cebinde kalan üç banka dekontunun arkasına yazıyorum tüm bunları. Mümkün mertebe küçük yazıyorum ki sığdırabileyim. Hiçbir polis sorduğum sorulara cevap vermiyor. Hepsi de hayret ve nefret dolu gözlerle bana bakıyorlar. Pek çoğu beni bankadan tanıyor, ne de olsa maaşlarını benden çekiyorlardı. Tüm bu koşullara […]
Alaaddin’in Büyüsüz Lambası – Feride Cihan Göktan
Bu gece oturup bir öykü yazmalıyım. Eğer yazabilirsem pazartesi günü işimden istifa edeceğim. Öyle dedim kendime. “Eğer bugün bir öykü yazabilirsen hayatını değiştirebilirsin. Yoksa her şeye devam et. Hiçbir değişiklik yapma. Buna mecbursun çünkü. Yeni bir şey kurgulamıyorsan en iyisi her şeyin eskisi gibi gitmesi. Hiç değişmeden. Sabah kurulu bir saat ile kalk, aynada geçmekte […]












Son Yorumlar