Kaktüsgiller – Berrin Yelkenbiçer
Ağrıyla uyandı. Başından başlayan sıkıntı boynuna iniyor, omuzlarına yayılıyor, bel kemiğine kadar ulaşıyordu. Kilitlenen çenesini iki eliyle tutarak ayırdı, derin bir nefes aldı. Diş hekiminin önerdiği, takma dişlere benzeyen silikon aparata bir türlü alışamamıştı. Zaten, demişti hekim, bu aparat bir yere kadar işe yarar, bir psikiyatriste mi gitsen acaba? Giderdi gitmesine de çenesini rahatlatacak asıl […]
Ben Anadoluyum – Zeynel Kürkçü
Bir destandır tarihimin başlaması Bitimi ise sonsuzluk Malazgirt’te Alparslan’ım ben Ardımda boy boy yetmiş iki milletim. Dumanım gitmez Bolu Dağından Köroğlu direnişiyim Putperesti kâfiri davet eylemişim Gönül dergâhına Mevlana’yım Semah ile yakarmışım Rabbime Gürül gürül Kızılırmak dibinde Pir Sultan’ım, Âşık Veysel’im Post sermişim dertli gönüllere. Şair olmuş düşünürüm İstanbul’u Orhan Veliyim boğaz kıyılarında Dağlarda destan […]
Ölümüm – Süleyman Ethem Erdoğan
İlk defa alnımda hissettim Soğuk bir namlunun kararlılığını İşte o zaman öleceğimi anladım Hiç direnmedim ölüme Titrek parmaklarım serbest kalırken Sustu şehir, durdu zaman Bilinç benden kopup giderken Ben ağır ağır öldüm Belki önce inanmadı babam İnanmak istemedi Sonra görünce ruhsuz bedenimi O zaman el mecbur Kabul etmek zorunda kaldı Belki annem bir daha hiç […]
MAVİ GÜL DALI VE UÇURUMA ATILAN TAŞLAR-Hacer Aktaş
Siyah bir güneş, geceyi aydınlatırken Lotus evreninin semalarında kara dumanlar yükseliyordu Peri, gece boyunca siyah güneşin zifiri karanlığını aydınlatan beyaz ışığı altında tepedeki mağaraya kadar yol aldı. Mağarada Lotus’un büyücü hekimi onu bekliyordu. Uzunca bir zamandır hekimin verdiği iksirlerle sihir yapabilen peri, bu kez kendi sihir gücünü kullanabilecek kadar iyileşmişti. Son bir kez büyücü hekimin […]
Şimdi Hangi Kentin Umrundasın?-Sevim Demiröz
Salaş meyhanelerin ve köşe başlarında çöp yığınlarının olduğu sokaklardan geçerken, gece yerini sabaha bırakıyordu. Gündoğumlarının değişmez ses öbekleri yavaş yavaş kentin üzerine çöktüğünde kaldırımdaki ayak seslerinden taşan yorgunluk; insan izlerinden daha fazla, gecenin yırtıcı kokusundan daha azdı. Köşede, çöp yığınlarının az ilerisinde durdu. Cebine acele ile sıkıştırdığı sigara paketini çıkardı. Çakmağını bulabilmek için ceplerini yoklarken […]
UFAK TEFEK YALANLAR-Kübra Kardan
Geçenlerde bir film izledim “Yalanın İcadı” diye ve bu film beni toplumsal ilişkiler konusunda düşünmeye yöneltti. Aslında kurduğumuz ilişkilerde ne çok filtreleme yaptığımızı fark ettim. Arkadaşlık ilişkilerimiz, iş ilişkileri, aile, vs. aslında küçük yalanlarla ayakta duruyor. Herkesin yalan söyleme yetisinin olmadığı bir dünya aslında büyük ihtimalle distopik bir dünya olurdu. Sürekli kavga ve kaos ortamı […]
Meşgale – Berfin Sara
Emekliliğimin birinci yılıydı. Alıştım biraz fazla uyumaya. Tembelliğin lüzumu yok tabi, uyanır uyanmaz güneşi görmek isterim hep. Kalktım ve odadaki sehpanın üstünde, dün doldurduğum, sarımtırak renkli cam sürahide duran sudan bir bardak içtim. Dolapta zeytin, peynir vardı; bir parça da ekmek, kahvaltımı yapmaya yeterdi. Masada oturup bir süre rahmetlinin fotoğrafını izledim. Soğuk günlerde bir nebze […]
Sende Buldum – Ayşenur Bağlı
Şiirlerin güzelini sende buldum Henüz söylenmemiş tesirli sözleri Keşke falcı kır papatyaları gibi Kırmadan dökebilsem yürektekini Hoyrat bir aşk hikâyesi içimdeki Savurduğum karlı dağ eridi gitti Bileğinden süzülen kan oldu belki Belki de kuruyan dudağına değdi Gezdiğim şehirlerde duyduğum türkü Sevdiğim sokaklardaki beyaz duvar Sende, bende olandan daha çok söz var Belki de bende bir […]
PASLANMIŞ OLMASI ONUN SUÇU DEĞİL -İlkay Genç
Anlatacaklarımı kesme, Bu çatının altındaki koku, çürümüşlük! Aklına ne düşüyorsa, kabul. Gizli bir gözü var bu çürümüşlüğün etrafı kolaçan eden ve uygun zamanı kollayıp belirivermek gibi bir hüneri var. Aniden beliren yıldırımın karanlığı anlık aydınlatması gibi bir parlaklık yaratıyor bu çürümüşlük, tam o anda aynada yalnız başına bekleyen bir el beliriyor, birden kayboluyor.Kabuk bağlayan zihnimin […]
KİMSE BİLMİYOR BİZİ-Beyza DOĞAN
Havada bulutlar güneş ile dans ediyordu. Biraz daha bakmak için balkona çıktım. Pamuk gibi bembeyaz bulutların bir anda kömür siyahına dönüştüğünü fark ettim. Neler oluyor diye kafamı çevirdiğimde yan binaya düşen bomba ile kendimi bir beton yıkıntısının altında bulmam saniyeler sürdü. Gözlerim sadece karanlığı görüyor, yaşamamın kaynağı olan nefesi ciğerlerimde hissedemiyordum. Nefes […]
Adını da Kirlettiler Tanrı’nın – Mehmet Faruk Habiboğlu
Keşke gelseydin bahar gelseydi ardından Parklarda kuşlarla söyleşseydik Geçiyor zaman Nice akşamlar geçti sensiz Nice sokaklarda yalın ayak dolaştım Nice şehirler aştım Kentten kente Dertten derde Bu uğursuz mevsimler Bu kara bulutlar ülkemde Bizi tam ortamızdan kırdılar Şuramızdan sol yanımızdan Marmara’ya dökülür bir kolumuz Bir kolumuz Fırat Sağ yanımız baldıran Kaçak çay içtiğimiz Kaçağa gittiğimiz […]
Temas -Enes KAYNAKCI
Şu nefessiz hayatın, sütunlarına değmeden kaçarken, yaşarken biraz ip cambazı bazen dalgın çekiçle mi makasla mı çekiçle mi makasla mı geziyorsun dünyayı? ve bu memleketsizliğinden arak bir ben var elimde kendine insan ismini vermiş de yazdırmamış nüfusa al takke ver külah yaşamak yani tek alışverişimiz boşlukla ve bu boşluğa inşa etmek ellerimizle, en kutsal seçenek […]
Hemşehri–Gurbet Sorunsalı – Ersin Kurt
Durağan giden hayatımdan sıkılmış olmalıyım ki bir cuma akşamı Eskişehir’den apar topar, kaçar gibi, iki gün sonra tekrar geri dönmek koşuluyla ayrıldım. Hayatımda yapmış olduğum en büyük çılgınlık budur diyebilirim. Yaşantımdaki durağanlığı idrak edebilmeniz için bu kadarı yeterli zannedersem. Bir dakika bile düşünmeden, plansızca Antalya’ya gitmeye karar verdim. Antalya’ya ayak basınca da ticari […]












Son Yorumlar