KÜRESELLEŞME-Hürdoğan Aydoğdu
Yüreğimin doğusunun kanadığıYoksulluk pususuna düşen savaştaKimin silahı batıda üretilmemişti?Hangi tröst kazanıyordu bilmeyizAma kaybeden bizizAynalarda suretimiz yokGüneşte gölgemizAzat etmezler bizi. Ağzından öpüldü şeytan baş melek olduDöndü vahşi aslına, adı küreselleşme konduDikenli tacına az daha sömürü koydu. Nis 9, 2026KİRPİ EDİTÖR
DAĞ KÜLTÜ-Bilhan Akkaya
Kült kelimesi; Latince “Cults Worship” kelimesinden 19. yüzyılda alınmıştır. Mezhep, tapınma, rağbet-merak anlamına gelmektedir. Ayrıca belirli bir ibadet şeklini takip eden insan topluluğunu da işaret etmektedir.Dağlar tarihin neredeyse her döneminde dini hayatın merkezlerinden biri olmuştur. Dünya’nın kozmik merkezleri sayılmıştır.Mircae Eliade, Süryanice bir kitapta Adem peygamberin; yeryüzünün merkezinde, daha sonra İsa peygamberin haçının dikileceği yerde yaratıldığının, […]
TİMUR Şİİ’MİYDİ ?-Rıza Aydın
Şerafüddin Ali Yezdî’nin Zafernâme’sini okuyorum. Timur’un, Türkmenlere gönderdiği mektuplar bahsinde, İbni Tagrıberdi, Yıldırım’dan bahsederken “Ebû Yezid” diye bahşediyor. (Zafername sayfa: 390) Nihan Çetinkaya’nın “Kızılbaş Türkler” adlı kitabında vardır, Timur’un torunu Timur’un mezarına yazdırdığı hitabede kendilerinin Cengiz soyundan geldiğini, Cengiz’in anası Alanquva’yı Ali’nin ruhunun hamile bıraktığı için kendilerin de Ali soyundan olduklarını yazar. Ayrıca, çok iyi […]
Sessiz Kahramanlar – Tuanna Güzel
Arkadaşımla bir fincan kahve içmek için görüştük. Tabi kahve bahane, özlem gidermek ve iyi/kötü duygu düşüncelerimizi konuşup kritiğini yapmaktı. Biraz kendimizi anlattık, bu aralar nelerle meşgul olduğumuzu ve paranın ve insanın nasıl bela olduğunu konuştuk. Varlığı ve yokluğu dert olduğunu ve bozuk düzenin bizden aldıklarını konuştuk. Varoluşun analizini yaptık.Halkın kitap okumadığını acı ile kıvranarak ifade […]
Yaşadık mı – Serdar Gazi Karababa
Bir nefes için göz açtık dünyayaO nefesle ağladıkHer yaşta alıştık acıyaToprakla buluşup su ile uğurlandık.Bir nefesle bir asır yol aldıkKabir taşımız yıkılıp aranmaz,Bir duaya bakar olduk.Geriye dönüp baksak ne umduk, ne bulduk.Yaşadık mı?Gülünüp alaylı bakılıp uğurlanmadık mı!Onun çıkarı bunun çıkarı kullanıldık!Dünyaya sığamadık be usta…Ten, dil, ırk ayrıldık mı? Ayırdılar mı?Bu mu var olan insanlık? Nis […]
SOVYETLER BİRLİĞİ’NİN DÜŞMANCA TAVRININ TANIKLARI-Yıldırım Koç
7 Nisan 2026Yıldırım Koçwww.yildirimkoc.com.tr Türkiye’de sosyalist harekette günümüzde bile birçok kişi, Sovyetler Birliği’nin ve Stalin’in 1945-1946 yıllarında Türkiye’den toprak ve üs talebinde bulunduğunu kabul etmemekte, bu iddiaların emperyalist güçlerin yalanı olduğunu ileri sürebilmektedir. Türkiye’de 1960’lı ve 1970’li yıllarda yaşanan “sağcı” – “solcu” bölünmesinde ve özellikle 1975-1980 döneminde yaşanan iç savaşta, Sovyetler Birliği’nin bu düşmanca taleplerinin […]
ulaşmak-filiz alıcı
ulaş’maksa eğer amacımız en güzele, mavilerle süslenmiş deniz’lere, o tertemiz çocuk yüreklere ve ulaş’maksa eğer amacımız en sevgiliye, varsın ölümde peşimizden gelsin. ne farkederki… Nis 6, 2026KİRPİ EDİTÖR
kapının önünde kalan çocukluğum – Nuray Aslan
“bazı çizgiler toprağa sığar, hayata sığmaz…” Fotoğrafa her baktığımda önce kapıyı görüyorum. Dar, eski, sessiz bir kapı. Yalnızca bir giriş değil; iç mekânla dış mekânın arasında tutulmuş bir kader çizgisi gibi. Sanki zamanın ortasında bırakılmış bir eşik; açılmayı da kapanmayı da unutmuş gibi. Ne tam içerideyim, ne tam dışarıda. Arada kalmış, adı konmamış bir bekleyişin […]
Türkiye’nin İlk Kadın Avukatının Hikayesi-Cengiz Al
Türkiye’nin ilk kadın avukatı Süreyya Ağaoğlu’dur. 1925 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirir. Ankara’ya ailesinin yanına döner. Bir arkadaşı ile birlikte adalet bakanlığında staja başlar. Fakat bir sorunları vardır, öğle yemeği. Evleri bakanlığa uzaktır ve oraya gidemezler. Türkiye’nin bu ilk kadın avukatları ilk günler peynir ekmek ile öğle yemeklerini idare ederler. Fakat sonsuza dek peynir […]
Bahar-Yıldız Altun
Kışın sert suskunluğundaiçine kapanan toprak gibi insan,“Artık olmaz” dediği ne varsayüreğinin en kuytu yerine saklar.Donmuş dallar bilir o bekleyişi,rüzgârın bile üşüdüğü geceleri… Ve tam umudun üstü örtülmüşkenbir tomurcuk sessizce “buradayım” der.Bahar gelir—aynaya bakar gibi bakarsın hayata,solgun sandığın renkler geri döner,imkânsız dediğin şeybir çiçek gibi açar avuçlarında. Anlarsın;hiçbir kar sonsuza kadar kalmaz,hiçbir gece sabahsız değildir.Ve insan, […]
Gözbebeğinde Yaşayan Tanrı, Nûr, Nazar ve Ruhun Işığı-Nur Cihan
Gözbebeğinde yaşayan Tanrı ile gözbebeğinde feri kalmamış, sahte ve boş bakışlı insanların farkını anlamaya çalışıyoruz.Manasız, donuk, içi boş gözlerle; manalı bakan, gözünden kudret ve şifa çıkan, içinde ruh taşıyan insanların farkını…Şimdi geldik ışık, yani nûr, yani görünenden görünmeyene uzanan o büyük sırra…Ve oradan da, nazarla yaratma ilimlerine; bilim, teknoloji, tefekkür ve binlerce yıllık kayıtlı sembol […]
Hayat aldatmaz kimseyi -Selcan Ay
Hayatın suçu yok…O sadece akıyor.Ne eksik ne fazla, ne acımasız ne merhametli.Biz ne koyarsak içine, onu büyütüyor.Suç bizde…Görmezden geldiğimiz işaretlerde,bile bile sustuğumuz yerlerde,kendi içimizden vazgeçtiğimiz anlarda. .Hayat kırmıyor aslında,biz yanlış ellerde ısrar ediyoruz.Hayat yormuyor,biz dinlenmemeyi seçiyoruz.Ve sonra diyoruz :Niye ben?Çünkü acıyı dışarıda aramak kolay,çünkü sorumluluğu hayata yüklemek hafif geliyor.Oysa asıl soru başka:Ne yaptım ben?”Ne zaman […]
Türklerde Geyik Ongunu Neyi Anlatıyor – Başak Parlasu Arslan
Türklerde geyik, ongun, ata, rehber ve koruyucu bir ruhtur. Göç destanlarında ve kuruluş efsanelerinde Türk ordularının önünde beliren Alageyik, onları yeni yurtlara ve zaferlere ulaştırır. Boynuzları gökyüzüne (Tengri’ye) uzanan birer anten gibi kabul edilir; bu yüzden geyik, ilahi mesajların taşıyıcısıdır. Gök Geyik ve Al Geyik: Mitolojide “Gök Geyik” gökyüzünü ve eril gücü temsil ederken, “Al […]
KİRPİDEN
Devamını OkuEn Çok Okunanlar












Son Yorumlar