Deneme örnekleri 246
AKIL HOCALIĞI – REHBERLİK KÖPRÜSÜ KURULMALIDIR.-Mustafa Kemal Gültekin
68 ve 78’liler günümüz gençliğine; Akıl hocalığı ve rehberlik yapmaktan çekinmemelidir. Akıl hocalığı- rehberlik ilişkisi şeyhlik müritlik ilişkisi değildir. Akıl hocalığı; bilgi, beceri deneyim aktarımına dayanmalıdır. Akıl hocası- rehber Yol arkadaşıdır. Rehber kişiler, önceden görüşüyle yolu aydınlatarak, yolu tanımlayarak, yolu beraber yürümeye, yolda yürüyüş hakkında geri bildirim vermeye karşılıklı çabayla yolun engellerini aşmaya hazırdır. Yol […]
Akşamın Kızıllığı – Yıldız Altun
Neyse ki gökyüzü hiçbir cüzdana sığmadı,Parayla alınmadı sabahın ilk mavisi.Kimse satın alamadı güneşin doğuşunu,Ve akşamın kızıllığı kaldı herkesin hissesi. Birileri dünyayı kasalarına doldurdu,Toprağı ölçtü, denizi böldü, yolları sattı.Ama bir serçenin kanadındaki özgürlüğüHiçbir imza, hiçbir mühür tutup kapatmadı. Neyse ki rüzgâr hâlâ yoksulun saçını okşar,Zenginin penceresine de aynı serinlik vurur.Yağmur ayrım bilmez, damlası herkese düşer,Bulutlar servet […]
KAYS’IN MASALI-Bilhan Akkaya
Ey Ateş ! Ben İbrahim değilim… Bir ruh taşır elbet bu beden ;Kalanı et, kan , sinir ve kemik.Ve ruh ; etten de çok acır çoğu zaman. Biz kutsal emanet belledik yarin sahipsiz bakışlarını,Sıcak bir yuva arayan parmaklarını, ellerini ,Öksüz gülümsemesini veyetim kalbini…Kaybolmuştu; dar, çıkmaz bir sokakta.“Gel” dedik “bak bu ilerisi daha güneşlik ve ferahtır,Akar; […]
GENETİK KODLAR-Kader Eltutan
Kızıl ksraklar derin bir kuyuya atladılarKuyu, al bir güle döndüYeşile vuran gözlerBir yaprak gibi rüzgâra savruldu, şizofren gecelerdeEyy gökteki kızıl güneşKaranlığa çevirdin odalarıKüle döndürdün denizleriHangi iklimden kopup geldinÇiçeklerin yokİlkbaharı da terketmişsinŞizofren gecelere sığınmışsınSabahlar da olmayacak bu gidişleBir lokman lâzım sanaGerçi bu genetik bir travmaTedavisi olmayan bu dünyadaYara bantları fayda etmez tüm vücuduna sarsan daAnnen bile […]
Kadın – Kamile Ekenel
Kadın benimToprağa düşen kor benimSuya karışan kan benimGüneşi doğuran beden benim… Bir kadın ağlıyor çığlık çığlığaBir kadın haykırıyortüm çıplaklığıylaBir kadın haykırıyorvurdum duymaz adaletinize. Bir kadınCanını hiç edip çocuğum içinhaykırıyor duyun diye. Küçük bir kadın,kucağında korkuları.Ruhunu dağlaya dağlaya soluksuz.Tüm çıplaklığıylayaķıyor ömrünüYakıyor çocukluğunuyakıyor dünyayı. Konuştukça susuyor dünya,susunca ağlıyor tüm düşler.Bir kadın soluksuz,bedeni ruhundan ayrılmış.Kalbi yerinden fırlamış,yalın ayak […]
DURUL BAKAN – ATIK AĞAÇTAN SANAT- Bilhan Akkaya
O’nu ” Tırını sattı, heykeltraş oldu” haberiyle tanıyor olabilirsiniz. Cehver çekimi (taşıması) işi yaparken doğanın tahrip edilmesine daha fazla dayanamayan ve beklediği ekonomik geliri bulamayan Durul Bey bu işi bırakıyor. Bir gün deniz kenarında dolaşırken lodostan sonra kıyıya saçılmış ağaç parçalarını görüyor ve ” bunlar benim olmalı’ diye hissediyor. Onları ne yapacağını bilmeden topluyor.Burdur Gölü’nün […]
Sevmek – Tolga Aldemir
asil duygulara inanmadım hiçbir zamanne vitrinlerde parlayan aşk sözlerinene akşamın kadehinde büyütülen yalnızlıklarakarmaşık da olmadımkalbim öyle dolambaçlı sokakları sevmedisevmek dediğinbir ekmek bölüşmek kadar yalınbir omza usulca dokunmak kadar gerçektine destandıne kıyametsevmekbasit bir eylemdi
Eskidendi… Çok eskiden. – Ezelden Lamekan
Aynı sofraya oturmanın sadece karın doyurmak değil, gönül doyurmak olduğu zamanlardı. Bir lokmanın bölüşüldüğünde çoğaldığına inanılırdı. Kapıların kilitlenmediği, çünkü kalplerin kapalı olmadığı günlerdi. Aile dediğin; yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil, birbirinin yükünü omuzlamak, derdini sessizce anlamaktı. Vefa, unutulmayan bir borç gibiydi; iyilik yapılır, karşılık beklenmez ama hatırası ömür boyu taşınırdı. Eskidendi… İnsan insana düşman […]
A t e ş v e T i n – Gökçe Okay -Stéphane Delagrange
Sizlere barış ve savaştan, köyden ve şehirden, insanlar, ağaçlar ve alevlerden — ve yüzükten,bir çerçeve içindeki karşılıklı güvenden, onları birleştiren bir toprak ve gökten söz etmekistiyorum.Sağımda, çizgi, renk doluluk ve neredeyse sadece doluluk. Solumda, monokrom çizgi, boşluk,sonra doluluk. Bir yanda İstanbul’un dinmek bilmeyen uğultusu ve aciliyeti, öteki tarafta Coted’Armor’da bir ormanın sessizliği. İki Farklı yürüyüş […]
Ömür Herkese Emanet Edilmez- Serdar Gazi Karababa
Ömür, rastgele birine bırakılacak kadar değersiz değildir. İnsan, hayatını; söze değil, bakışa inananlara emanet eder. Çünkü bazıları “iyiyim” sözünü duyar, geçer gider; bazıları ise gözlerde saklanan kederi görür, suskunluğun içindeki fırtınayı hisseder. Asıl yakınlık da burada başlar: söylenene değil, söylenemeyene kulak verebilmekte. Ömür, “iyi değilim” diyemediğin zamanlarda bile seni anlayana emanet edilir. Kalbinin yorulduğunu, sesinin […]
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Dr. HİKMET KIVILCIMLI’NIN PSİKOLOJİK- PSİKİYATRİK MİRASI- Mustafa Kemal Gültekin
Dr. Hikmet Kıvılcımlı, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlığını almış; Kırşehir Cezaevi’nde bulunduğu yıllarda hasta muayenesine izin verilince yeniden hekimliğe başlamıştı. Bu süreç, onun yalnızca bir devrimci değil, insan ruhunun derinliklerine inen bir hekim olarak da üretkenliğini sürdürdüğünü gösterir. Cezaevinden sonra İstanbul’da Cağaloğlu’nda ve Göztepe’de, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi üzerindeki muayenehanesinde hastalarını kabul […]
YILDIZLAR- Devrim Akalın
Sonsuz gökyüzü uzanıyor gözlerimin önünde. Geçmiş yıllardan birindeyiz. Yazlık evimizin balkonundayım. On üç yaşlarında olmalıyım. Karşıda Akdeniz. Saat gece on suları. Yıldızlar pırıl pırıl. Hava nemli ama berrak. Naylon sandalyelerden birine oturmuş, ayaklarımı da balkonun demirlerine uzatmışım. Mutluyum. Kaygısızım o an için. Uzaklardan, belki de ta Toroslar’ın tepelerinden mis gibi rayihalar geliyor hafif esen rüzgarla. […]












Son Yorumlar