Sevgili Dost
Kıssadan hisse babında şöyle bir cevap vermek istiyorum.
Zeydan Karalar’ın, Adana Seyhan Belediye Başkanı olduğu dönem de Belediyenin konferans Salonuna “Yaşar Kemal” adı verildi, Salonun açılışında da Yaşar Kemal’i anmak için çok önemli bir toplantı yapıldı.
Toplantıya Yaşar Kemal’in eşi, Zülfü Livaneli, Özdemir İnce katılıp, konuşmalar yaptılar.
Özdemir İnce, Yaşar Kemal’in , Yaşar Kemal olurken hangi kaynaklardan beslenip, kimlerden etkilendiğini anlatan kapsamlı bir konuşma yaptı. Konuşma harikaydı büyük alkış aldı.
Özdemir İnce, Yaşar Kemal’in başta Homeros olmak üzere eski Yunan Edebiyatının ozanlarından, Fransız, Rus, Latin Amerikalı, Hayyam gibi Fars, Arap edebiyatın yaratıcılarından etkilendiğini çok güzel örnekler vererek anlatıp çok alkış aldı.
Soru soranlar çoktu, bana sıra mı gelmedi yoksa aleni olarak soru sormaya mı korktum bilmiyorum ama ben soru soramadım; soramadım ama içim içimi de yiyordu, sormasam çatlayacaktım.
Toplantıya ara verildi, fuaye salonun da herkes hem elindeki içkisini yudumlayıp hem de sohbet ediyordu.
Özdemir İncenin yanına varıp, “size ben de bir şey sora bilir miyim” dedim. Özdemir İnce benden daha çok ellerime dikkatlice bakarak “tabi buyur sor bakalım” dedi.
Fuat Köprülü, Türk Edebiyatın da ilk Mutasavvıflar kitabında, bu topraklarda bir aşığı, bir yazarı incelerken onda Yunus Emre’nin etkisini tesbit etmediyseniz o araştırmanız eksiktir; araştırmaya yeniden başlayın der.
Siz, Yaşar Kemal’de Eski Yunan şairlerinin, Fransız aydınlatının, Rus, Latin Amerikalı aydınların etkisini saydınız ama Yunus Emre başta olmak üzere Alevi aşıklarının birini anmadınız; Yaşar Kemal’in üzerinde Anadolu’daki bu âşıkların özellikle de Yunus Emre’nin hiç mi etkisi olmamış dedim.
İşte böyle; Genel olarak sol – sosyalistler, Anadolu’daki Aleviliği görmezden geldiği için ben de bu haksızlığı gidermek babın da çubuğu biraz fazla büktüm galiba.
Lenin de mi Plehanov da mı görmüştüm. Diyorlardı ki, işinin ehli usta bir adam, eğri bir çubuğu düzelteceği zaman, çubuğu ters tarafa doğru biraz büker ki, bırakıp serbest hale gelince tam ortada kalsın diye.
Sanırım ben, bu işlerin erbabı olmadığım için çubuğu biraz fazla büktüm, o da çat diye elimde kırıldı. Burada benim de suçum var ama beni buna iten koşulları da düşünmek gerekmez mi?
Aşk ile
İriza Aydın 2 Haziran 2023












Bir cevap yazın