Yazmamın arkası gelmiyorsa bilin ki; her şeyden vazgeçmiş, akıl ve beden sağlığımı yitirmiş, yolun sonlarına yaklaşmış ve yalnızlığıma çekilmişim demektir.
Çünkü yazmak benim için bir bulmaca çözmek gibidir. Kelimeleri seçerken, metni kurarken, konuyu işlerken zihnimi diri tutar; bana bir tür beyin egzersizi yaptırır. Kendimi geliştirmenin, iç dünyamı onarmanın en kadim yoludur yazmak.
Uzun yıllardır emek verdiğim, gönül verdiğim ve bana iyi gelen şey hep yazmak oldu. Sevinçlerimi, heyecanlarımı, acılarımı, başarılarımı, aşklarımı ve hayal kırıklıklarımı; şiirlerimle, düz yazılarımla, hikâyelerimle ve öykülerimle anlattım.
Kimi okuduklarında kendi yaşadıklarına benzetti yazdıklarımı. Kimi satırlarımda kendinden bir parça buldu. Ben de birilerinin hayatına dokunabildikçe mutlu oldum.
En iyi meziyetim yazmak…
Ve yazdıklarımla okurlarım arasında bir köprü kurabilmek.












Bir cevap yazın