Okur musun!
Şiirlerinden birkaç dize, deseler
okuyamam.
Hoş, kendi şiirlerimi okumayı da
pek sevmem.
Kalmaz ki ezberimde
Üzerime giydiğim bir fistan gibi
çıkarır, çıkarır
sayfaların arasına saklarım;
bazen günlerce,
bazen aylarca
Bazısı çocukluğumdan,
bazısı gençliğimden
Birçoğu her mevsime uygun,
biçilmiş bir fistan gibi;
kokum siner üzerlerine
Vakitsizce daralır ruhum,
gizlediğim sayfaları açarım
Kokularından tanırım
“Bu şiiri şu zamanda,
bunu şunun için yazmıştım,” derim.
Defterim
mavi kaplı bir gökyüzü gibidir
Bir şiirim var…
nasıl da ağlamıştım,
nasıl da kahrolmuştum
Komşumun oğlunun vefatında,
şiiri hüzünlü gözlerimle yazmıştım
Elimin kolumun tutmadığı
bir güne denk düşmüştü
hüzün kokar hala..
Bir şiirim var ki;
lezzetine doyum olmaz
Edip Cansever’in anısına yazmıştım
“Masada masaymış ha,” dediği
o masaya
bir şiir de ben eklemiştim
Şu arka sayfadaki şiir…
ahhh o dizeler…
nasıl da yormuştu beni
İşte;
en zorlandığım dizelerdi
Bu fistanın kokusu,
diğerlerinden farklıdır
Özenle seçilmiş kelimelerle yazmıştım
Bu şiire de
bir isim bile bulamamıştım
“Aşkım, sevgilim” dedim,
yakışmadı
“Sevdam” diyecektim
duyamadan gitti
Şiir kaldı isimsiz
Ona yazıldığını bilemedi
Okuyan olmadı zaten
Dinleyeni de bendim,
okuyanı da ben
Hoş, okusam
bilemezler kim olduğunu
Hangi şiire dokunsam
bir anısı var
Memleket kokan şiirleri
daha okumadım;
hepsinde ayrı bir acı
Bitmiyor ki
insanoğlunun dertleri
Halkın ruhunu kurutan
soysuzlara yazdığım şiirleri de
okumadım henüz
Yazsam ayrı dert,
okusam ayrı
Her gün kederlerime,
yeni bir dert ekler dururum
Hoş,
okuyanların, yazanların
hali de ortada…
Demem o ki:
tutamam ezberimde şiirlerimi
Ahmed Arif miyim ben?
Onca şiiri,
o sancılı zamanlarda
Üstat gibi zihnime kazıyayım?
Onlar şair…
Bizse
daha yolun başında,
çıraklarız
Figen Tan












Bir cevap yazın