Şimdi, bir kısım nefret çıbanı sözde hayvansevere bir çift laf edeceğim.
Ana sayfamda sık sık, baktıkları kedi ya da köpekleri birtakım sebeplerle sahiplendirmek isteyenlerin paylaşımlarına denk geliyorum.
O paylaşımların altına, kan kokusu almış köpekbalıkları gibi üşüşen yüzlerce “hayvanseverin” yazdıkları, resmen kanımı donduruyor.
Böyle bir nefret dili yok!
Özelini asla bilmedikleri insanlara, “ölmelerini dilemek” de dahil öyle korkunç laflar ediyorlar ki insan bu kadar nefret dolu kişilerin, sözde çok sevdikleri hayvanları için endişe duymadan edemiyor.
Az önce birinin, “Ailece Almanya’ya göçecekleri için kedilerini sahiplendirmek istediklerine” dair bir paylaşımına denk geldim.
Altında “Gidişiniz olsun da dönüşünüz olmasın inşallah!” ile başlayan öyle korkunç beddualar okudum ki beynim yandı resmen.
Elbette ki hiç kimsenin, sahiplendiği hayvanı bırakmasını istemeyiz. Biliriz ki sonrasında çok iyi insanların eline düşseler bile bu durum o minik canları çok üzer.
Ama insaf yahu! Hiçbirinin ne yaşadığını bilmediğiniz her, “hayvanını sahiplendirmek isteyen insanı” aynı çuvala tıkıp, sosyal medyanın ortasında üzerlerine cehennem yağdırmanız, neyin sapıklığı?
Hastaysanız gidin tedavi olun lan!
İnsanlar, sizin hışmınıza uğramak korkusuyla hayvanlarını burada sahiplendirme paylaşımında bulunmayıp, sokağa atsalar daha mı iyi?..
Hiçbir şekilde içyüzünü bilmediğiniz ve sınanmadığınız durumlar için ne kolay ahkâm kesiyor, hayata ne kolay nefret saçıyorsunuz?
Siz bu deccalliğinizle, evinizdeki hayvanlara bencilce bir esaretten başka ne verebilirsiniz?
Hayvansever olmak, ille de insan düşmanı olmayı mı gerektiriyor?
Ben de insanların genelinden çok, hayvanları severim. Ama nefret çok başka bir şey!..
Evet çok haklısınız. Bir hevesle sahiplendikleri hayvanları, üç gün sonra hunharca sokağa atan çok pislik var bu ülkede…
Ama be hey beyinsizler! Burada beddua yağdırdığınız insanlar o pisliklerden olsalar, başlarına geleceği bile bile bu paylaşımları yaparlar mı?
Ben de 17 yaşındaki kedi kızım Mişka’nın acı kaybından sonra, şu anda insanı olduğum canım oğlum Aristo’yu böyle bir paylaşım sayesinde buldum.
İlk insanı Amerika’ya gitmiş; güvenle bıraktığı dostları, evlerindeki diğer kediler onu kabullenmeyip zorbaladıkları için yeni bir ebeveyn arayışı doğunca burada paylaşım yapmışlardı.
O şanslı kişi ben oldum.
Her şeye ve herkese bu kadar peşin hükümlerle kötü bakıp, hayata böyle mesnetsiz nefretler saçmaktan ne kazanıyorsunuz?
Yazdığınız korkunç sözlerle “en vicdanlı, en hayvansever” insan olduğunuzu falan kanıtladığınızı sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz!
Bu şekilde kanıtladığınız tek şey, kalbinde bir gram sevgi taşımayan nefret çıbanı kifayetsiz muhterisler olduğunuz…
Elimden gelse hepinizin evindeki hayvanları koruma altına alırdım.
Bu kadar kötü niyetli insanlardan, hiçbir canlıya hayır gelmez çünkü…
Kesin bilgi, yayabilirsiniz.












Bir cevap yazın