Hacı Bektaş Veli Anadolu’ya sıradan bir derviş olarak gelmedi. O, Horasan Derin Dövletin özel göreviyle, Türk boylarını bir araya toplamak ve onların dilini ile kültürünü korumak için gönderilmiş stratejik bir önderdi. O dönemde Anadolu Selçuklu Devleti sarayında Farsça egemenken, Hacı Bektaş öğretilerini saf Türkçe ile aktardı. Bu tavrıyla Türkçenin kaybolmasını önleyen ve milli gururu dini anlayışla birleştiren ilk şahsiyetlerden biri oldu. Osmanlı Devleti’nin kuruluşu
BAŞARDILAR HACI BEKTAŞ VELİ TÜRKÜN HAFIZASINDAN SİLİNMELİYDİ YERİNE FARS ARAP ŞEYHLERİ ALMALIYDI …
YENİÇERİ ORDUSUNUN MANEVİ BABASI
Tarihte benzeri görülmemiş disipline sahip Yeniçeri Ocağı, Hacı Bektaş’ı manevi koruyucusu sayıyordu. Her yeni asker, Bektaşi duasıyla göreve kabul edilirdi. İlginç olan, Yeniçerilerin başlığındaki arkaya sarkan kumaş parçasının, Hacı Bektaş’ın askerin omzuna dua ederken bıraktığı kolu sembolize etmesidir. Dünyayı titreten bu askerler, aslında tasavvufi terbiye ile Türk savaşçılığının kusursuz birleşimiydi.
KADIN HAKLARININ SAVUNUCUSU
Orta çağda kadın haklarının savunucusu
Hacı Bektaş Veli, kendi dönemi için devrim niteliğinde bir düşünce ortaya koydu. Erkeklerle kadınların birlikte eğitim görmesini ve manevi meclislerde eşit şekilde yer almasını savundu. “Kadını okumayan milletin geleceği karanlıktır” anlayışı, dönemin katı kalıplarını sarstı. Eşi Kadıncık Ana da Anadolu’da kadın teşkilatları kurarak Türk kadınlarının toplumsal hayattaki yerini güçlendirdi.
İLIM İLE HIKMET ARASINDAKI MANTIK
Hacı Bektaş sadece zikirle meşgul değildi; aynı zamanda çağının ilim anlayışına önem veren bir düşünürdü. Kâinatın düzenini anlamayı ibadetin bir parçası saydı. Makalat adlı eserinde insanın ruhsal olgunluğuyla birlikte tabiatı anlamanın önemini vurgular. Ona göre mucize, olağanüstü olaylarda değil; insan aklının gücünde ve kalbin temizliğinde gizlidir.
TÜRK BİRLİĞİNİN SAKLI ŞİFRESİ
Hacı Bektaş Veli’nin en büyük sırrı, Orta Asya Türk düşüncesini Anadolu üzerinden Avrupa kapılarına taşımasıdır. Bugün Albania ve Bosnia and Herzegovina gibi Balkan ülkelerinde İslam’ın ve Türk kültürünün izlerini korumasında Bektaşilik büyük rol oynamıştır. Onun bıraktığı manevi miras, bugün de Türk Devletleri Teşkilatı düşüncesinin tarihî ve kültürel temel taşlarından biri olarak görülmektedir.












Bir cevap yazın