Roman outlet 155
Gönül – Büşra Yurtsever
Tasavvuf ilminde secde, sadece bedenin yere eğilmesi değildir .Samimi bir secde nefsin kırılması, benliğin çözülmesi ve kulun Hak karşısında yokluk hâline yaklaşmasıdır.Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî bu hâli “Toprak ol ki gül bitiresin” anlayışıyla anlatmaktadır.Yani insan ne kadar benliğinden arınarak huzura durursa secdeds o kadar yükselir.Tasavvufta kalp (gönül), ilahî tecellilerin mekânıdır. Ama bu kapı her zaman açık […]
Başkası Bilmez – Çiğdem Keleş
Ey! akşamların can evi karanlığı.Beni sabahın şafaklarına doğuran.Buğulu gözlerle mavi göğe baktıran.Nefesimle çiğnenmiş aydınlığın üstünde.Yağmurdan düşmüş bir türküyüm ben.Çulu yırtılmış hayatın kederinde,Sevincim kaldı. Ruhumun çağlalarında aydınlık çocuklar büyür.Haberi vardır; suyun,taşın,denizin, kuşların,Başkası bilmez…Bana yakın duran çırılçıplak yokluğu.Bir de onun varlığında saklanmış irisleri.İrislerin arasında söylenen türküyüm ben.Kimsenin bilmediği biçkin sularda gölgelenen.O söyler ben dinlerim,Tüm zamanları gösteren aynalar […]
Ahlaki akıl / laiklik üzerine-Cemal Öztürk
Din ve vicdan özgürlüğü nerede başlar nerede biter? Önce bunun sınırları iyi tanımlanmalı. Benim kişisel inancım o ki; insan da Tanrı gibi kolay kolay tanımlanamaz. Yani herkes haddini hududunu bilmek zorunda. Bir grubun din yorumu, başkasına biricik hakikat diye dayatılabilir mi? Öyle ki hak ve hakikat zaten insanların bilinç düzeylerine göre değişen bir şeydir. Nitekim […]
Akşamın Kızıllığı – Yıldız Altun
Neyse ki gökyüzü hiçbir cüzdana sığmadı,Parayla alınmadı sabahın ilk mavisi.Kimse satın alamadı güneşin doğuşunu,Ve akşamın kızıllığı kaldı herkesin hissesi. Birileri dünyayı kasalarına doldurdu,Toprağı ölçtü, denizi böldü, yolları sattı.Ama bir serçenin kanadındaki özgürlüğüHiçbir imza, hiçbir mühür tutup kapatmadı. Neyse ki rüzgâr hâlâ yoksulun saçını okşar,Zenginin penceresine de aynı serinlik vurur.Yağmur ayrım bilmez, damlası herkese düşer,Bulutlar servet […]
nisan- tuanna güzel
bugün nisan yağmuru yağıyorpencereden bakıp bakıp dalıyorumbir ilk baharım olduğunu hatırladımsessizleştimdudağımdan bükülen harflersöz olduhafif tebessüm ilebir fısıltı kulağıma iliştiikinci baharım olur musun..tuannaguzel
Küfür Küfürdür-Selcan Ay
Küfür Küfürdür… Kalabalığın arkasına saklanıp bağırınca haklı olmuyorsun.Sesin yükselince değil, sözün kirlenince küçülüyorsun.Bir maçta, bir sokakta, bir sohbetin ortasında…Ağzından çıkan her küfür, senin aynandır.Ve o aynada ben saygı değil, eksiklik görürüm.Birinin annesine, ailesine, değerine dil uzatmaköfke değil, terbiyesizliktir.Heyecan değil, sınır bilmezliktir.Küfürü normalleştirenler,aslında saygısızlığı sıradanlaştırıyor.Sonra da herkes böyle diyerek kendini aklıyor.Hayır.Herkes böyle değil. En azından ben […]
Ağaç Gibi- Esra Yılmaz
Çınar ve meşe gibi ağaçlar hep yukarı doğru büyürken aynı zamanda etrafına alan açar….kadim kültürlerde köy meydanına dikilirler. Çünkü onların doğası, insanları toplamak ve büyütmektir. Bu enerji doğrudan zeus’un yani jüpiter’in doğasına benzer…antik yunanda meşe ağacı Zeusa adanmıştı ve yapraklarının hışırtısından kehanet çıkarılırdı…ağaç sadece gölge vermezdi, konuşurdu.Ama her ağaç böyle açıcı değildir. Servi ağacı… ince, […]
Kadın – Kamile Ekenel
Kadın benimToprağa düşen kor benimSuya karışan kan benimGüneşi doğuran beden benim… Bir kadın ağlıyor çığlık çığlığaBir kadın haykırıyortüm çıplaklığıylaBir kadın haykırıyorvurdum duymaz adaletinize. Bir kadınCanını hiç edip çocuğum içinhaykırıyor duyun diye. Küçük bir kadın,kucağında korkuları.Ruhunu dağlaya dağlaya soluksuz.Tüm çıplaklığıylayaķıyor ömrünüYakıyor çocukluğunuyakıyor dünyayı. Konuştukça susuyor dünya,susunca ağlıyor tüm düşler.Bir kadın soluksuz,bedeni ruhundan ayrılmış.Kalbi yerinden fırlamış,yalın ayak […]
A t e ş v e T i n – Gökçe Okay -Stéphane Delagrange
Sizlere barış ve savaştan, köyden ve şehirden, insanlar, ağaçlar ve alevlerden — ve yüzükten,bir çerçeve içindeki karşılıklı güvenden, onları birleştiren bir toprak ve gökten söz etmekistiyorum.Sağımda, çizgi, renk doluluk ve neredeyse sadece doluluk. Solumda, monokrom çizgi, boşluk,sonra doluluk. Bir yanda İstanbul’un dinmek bilmeyen uğultusu ve aciliyeti, öteki tarafta Coted’Armor’da bir ormanın sessizliği. İki Farklı yürüyüş […]
Dr. Sócrates: Bir Futbolcudan Fazlası-Mehmet Özgür Ersan
Futbol dünyası, çoğu zaman ayağına hâkim ama aklına tutsak adamlardan geçilmez.Tribünler doldurulur, manşetler atılır, milyon dolarlar konuşulur; ama insan ararsınız, bulamazsınız.İşte bu yüzden Dr. Sócrates sıradan bir futbolcu değildir.Onu yalnızca attığı gollerle, estetik paslarıyla, uzun boyuyla, dağınık saçlarıyla, sakalıyla anlatmaya kalkmak büyük haksızlık olur.Çünkü Sócrates, sahaya yalnızca bedenini değil, aklını, kültürünü, vicdanını ve siyasal tavrını […]
Köy Enstitüleri – Özlem Arslan
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 tarihinde, bu ülkeyi aydınlık yarınlara çıkarsın diye kurulmuştu. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç bu işin en önemli önderleriydi.Köy Enstitüleri’nin adından da anlaşılacağı üzere öğrenci kitlesi köylü çocuklarıydı. Çünkü İsmail Hakkı Tonguç ve onun gibi bu eğitim ve özgürleşme devriminde emek ve […]
Bağımlı Kişilik Sağlıksız İletişim – Ezelden Lamekan
Bağımlı kişilik örgütlenmesi ve sağlıksız iletişim biçimleri, çoğu zaman yalnızca davranışsal bir sorun değil; beynin tehdit algısı, ödül sistemi ve benlik inşasıyla doğrudan ilişkili bir örüntüdür. İnsan zihni, özellikle erken deneyimlerin etkisiyle, “güvende kalmak” adına bazı otomatik yollar geliştirir. Bu yollar, kısa vadede koruyucu gibi görünse de uzun vadede bireyi hem kendine hem de başkasına […]
Kabak Çekirdekleri- Yıldız Kenter
İlkokuldaydım, birinci sınıfta.Hiç unutmadığım bir cezaya çarptırıldım. Kara tahtanın önünde, sırtım sınıfa, yüzüm kara tahtaya dönük, ders bitimine kadar kıpırdamadan ayakta durmak. Utanıyorum, midem bulanıyor. Ölmek istiyorum. Herkesten nefret ediyorum, herkes ölsün istiyorum.Sonra bir ara cebimdeki kabarıklığı hissediyorum:kabak çekirdeklerim!Bir kuruşluk kabak çekirdeği almıştım, bir tane bile yemedim. Mahmut’la (Benden bir buçuk yaş büyük ağabeyim; üçüncü […]












Son Yorumlar