DENEME 628
Amor Fati-Elif Şahin
“Bu yüzden, önünde şimdiye dek gördüğün her şeyden daha büyük bir hüzün yükselirse; ellerinin ve yaptığın her şeyin üzerinden, ışıkla bulutun gölgeleri gibi bir huzursuzluk geçerse korkmamalısın. İçinde bir şeylerin gerçekleştiğini; hayatın seni unutmadığını, seni ellerinde tuttuğunu ve düşmene izin vermeyeceğini düşünmelisin. Neden her türlü huzursuzluğu, sefaleti ve bunalımı hayatından uzaklaştırmak isteyesin ki? Nihayetinde, bütün […]
CAN YÜCEL- Aydan Ay
21 Ağustos 1926, İstanbul – 12 Ağustos 1999, Datça “En Güzel Şiiri” Yaşamıydı Diliyle, zekâsıyla, birikimiyle ve dünya görüşüyle Türk şiirinde başlı başına bir damar olan Can Yücel, yalnızca şiir yazmadı; Türkçenin sınırlarını zorladı, sözcüklerle oynadı, gündelik konuşma dilini şiirin içine taşıdı. Mizahı öfkeyle, sevgiyi isyanla, kabalığı incelikle yan yana getirebilen ender şairlerden biriydi. Belki […]
Ocağın sönsün! – Gülşah Elikbank
Anneannem birine çok kızdığında, “Ocağın sönsün!” derdi. Sonra da söylediğine üzülür, hemen geri alırdı sözünü. Çünkü o sözün ağırlığını, ocağın ne demek olduğunu bilirdi. 🙂 Peki, “Ocağın sönsün” neden bu kadar güçlü bir ah etme biçimidir, hiç düşündünüz mü? Dede Korkut’un en bilinen dualarından biri şöyle seslenir: “Yatan kara dağların yıkılmasın, gölgeli kaba ağacın kesilmesin, […]
AĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA-İhsan Ustaoğlu
Kendini sorgusuzca çalışmaya adamış, tek tip ve seri üretim insanı hedefleyen eğitim sisteminin çocuklara anlattığı değişmez masallardan biridir “Ağustos Böceği ile Karınca.” Masal kitaplarında, öğretmenlerin anlatılarında, çocuk oyunlarında hep aynı öğüt tekrarlanır: “Karınca gibi çalış; başarılı ol.” Karınca, durmadan çalışan, biriktiren ve zor günler için hazırlık yapan örnek kahramandır güya. Ağustos böceği ise bütün yaz […]
BEDELİ NE KADAR-Ayla Gürel
Yaşamak diyorlar ya adına ,HELAL OLSUN valla!Her gün biraz biraz ölmek.Her gün biraz biraz daha örselenmek,Yaralanmak,Ama bilmiyorlar ki; her yarayı ayni bıçak kesmiyor.Ayni bıcağın kesmediği onlarca yara var.Onlarca bıçak var ama ayni yaranın kesildiği.Akan kan geri dönmüyor!Giden yıllar da…Sadece dönen kabuğuna yağmur tanesidir,O da düştüğü buluta.Bazı gözyaşılar sel olmaz…Sel olan yağmurlarda var. ”Sevgi selinde boğulmayıpta;Suda […]
HALKBİLİMİ İLE TÜRK HALKBİLİMİ ARASINDAKİ FARK…-Sefer Yağcızeybek
Halkbilimi ile Türk halkbilimi birbirinden bütünüyle ayrı iki bilim dalı değildir. Asıl bilim dalı halkbilimidir. Türk halkbilimi ise bu bilim dalının Türk kültür çevresine, Türkiye sahasına, Türk dünyasına ve Türk topluluklarının meydana getirdiği kültürel hayata yönelen çalışma alanıdır. Başka bir söyleyişle;Halkbilimi bilimin adıdır; Türk halkbilimi ise bu bilimin belirli bir kültür coğrafyasındaki çalışma sahasıdır. HALKBİLİMİ […]
Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’nin Selânik Şubesi Kurulurken- Mustafa Kemal Gültekin
1906 yılında Mustafa Kemal, Suriye’de kurduğu Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin faaliyetlerini Rumeli’ye taşımak amacıyla gizlice Selânik’e geçti. Güvendiği arkadaşlarını, Selânik Askerî Rüştiyesi öğretmenlerinden Hakkı Baha (Pars)’ın evinde topladı. O gece yaptığı konuşma, yalnızca küçük bir cemiyetin kuruluş bildirisi değil; aynı zamanda ileride Millî Mücadele’ye uzanacak fikrî yolun ilk işaretlerinden biri oldu. Mustafa Kemal, arkadaşlarına şöyle […]
Önce hangi yüzyılın insanından söz ediyoruz?-Yelda Karataş
Ahlaki kavramların hiç biri aynı içeriği taşımaz her yüzyılda, her sınıflı toplumda. İlişkilerin ahlakını hakim sınıfın iki yüzlü ahlakı belirler. Mülk adaletin temelidir. Çağımızda burjuva ahlakının kurallarına göre tanımlıyoruz ahlaki terimleri; evlilik, sadakat, monogami vb. kavramları. Aldatma kavramının içeriğini etik değerlere göre tanımlayamaz ve ona ‘ ahlaki’ erdemler yüklemeye kalkarsak, hiç bir yere varamayız. Gerçeklik […]
Yine o günlerden biri…-Esin Geldeç
İnsanlardan, seslerden, konuşmalardan; hatta kendi düşüncelerimden bile yorulduğum günlerden… Sanki her şey rengini yitirmiş. Dokunduğum hiçbir şey içimde yankı bulmuyor. Yapmam gereken sayısız şey varmış gibi hissederken, aynı anda hiçbir şey yapmak istemiyorum. Zaman akıyor; ben ise donmuş bir tablonun içinde, aynı anın sessizliğinde bekliyorum. Ah… Bitmek bilmeyen bu can sıkıntısı… Kabına sığmayan ruhum… İçimde […]
ATTIKA TABAĞI VE VAZOLARI DENİLEN İSKİT VE ETRÜSK ESERLERİ: ATLI, ÖZGÜR VE YERLEŞİK TÜRK UYGARLIĞININ ATTIKA’YA İHRAÇ ETTİĞİ TABAK VE VAZOLARIN AKDENİZ’DEKİ İZLERİ-Fettah Köleli
Fettah KöleliBağımsız AraştırmacıORCID: 0009-0004-2682-2843https://orcid.org/0009-0004-2682-2843Tarih: 2026 Batı merkezli klasik arkeoloji ve sanat tarihi yazımı, yüzyıllardır Akdeniz ve Avrasya kurganlarında bulunan yüksek nitelikli kırmızı figürlü seramikleri otomatik olarak Atina’ya (Attika) tescilleme yanılgısı içindedir. Bu dogmatik yaklaşıma göre Atina üretmiş, çevre halklar ise tüketmiştir. Oysa toprağın altından çıkan maddi gerçekler ve ekonomik mantık bu tezi tamamen tersine çevirmektedir. […]
HAYATTA KALMA KILAVUZU- S.Tijen Bolulu
#cumartesiyazıları Bugün size küçük bir hayatta kalma kılavuzu bırakmak istiyorum. Çünkü içinde yaşadığımız koşullarda, ruhumuza bilinçli olarak iyi gelmeye çalışmadan ayakta kalmak giderek zorlaşıyor. Önce kendi rutinlerimi anlatayım. Her sabah güne, ruh hâlim istemese bile kendimi müzik dinlemeye zorlayarak başlıyorum. İşe yürüyerek gittiğim için kulaklığımı takıyor ve yürümeye başlıyorum. Size garanti ederim; üçüncü şarkıya geldiğinizde […]
ÇÖZÜM NE AYOL..- Rabia Mine
Ne zaman çok ciddi bir sorunu masaya yatırsak, birileri mutlaka “çözüm önerilerimizi” sorar. Ben de hiçbir filozofun ya da toplum bilimcinin bulamadığı çözümleri benim bulabileceğime ihtimal vermeleri karşısında gülümseyerek şişinirim..😁 Ama maalesef ki her sorunun her zaman, o an uygulanabilecek bir çözümü yoktur. Bununla birlikte, çözüm önerileri ortaya koyamamamız, ezber bozan tespitlerimizin değersiz olduğu anlamına […]
Bir Otel Odasında Ölümü Beklemek: Yahya Kemal Beyatlı’nın Yalnızlığı, Şiiri ve Ölümsüzlüğü-Mehmet Özgür Ersan
Türk şiirinin en büyük klasiklerinden biri olan Yahya Kemal Beyatlı (1884–1958), ömrü boyunca İstanbul’u, tarihi, musikiyi ve ölümü yazdı. Ancak kaderin garip cilvesi olarak, şiirlerinde büyük medeniyetlerin ihtişamını anlatan bu şair, hayatının son on dokuz yılını İstanbul’daki Park Otel’in tek bir odasında, giderek artan yalnızlık içinde geçirdi. Onun hikâyesi büyük bir şairin biyografisi değildir. Aynı […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar