M.Ö. III. yüzyılın sonlarında Altaylar ve Orta Asya bozkırlarında yaşanan gelişmeler, Avrasya tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini oluşturur. Bu dönemde yükselen Hun (Xiongnu) konfederasyonu ile bölgede daha eski bir siyasi ve kültürel gelenek oluşturan Saka (İskit) toplulukları arasında bozkırın hâkimiyeti için yoğun bir mücadele yaşanmıştır.
Prof. Dr. Ekrem Memiş’in değerlendirmelerine göre, bu mücadele yalnızca iki göçebe topluluğun savaşı değil; bozkırın siyasi liderliğini, kutsal kabul edilen Altay ve Ötüken coğrafyasını ve “kut” anlayışına dayalı egemenliği belirleyen tarihî bir kırılmaydı.
Sakalar, demir işçiliğinde ulaştıkları yüksek seviye, ağır zırhlı süvarileri ve gelişmiş savaş teknolojileriyle dikkat çekiyordu. Hunlar ise daha hareketli, disiplinli ve hafif atlı okçulardan oluşan askerî teşkilatlanmaları sayesinde bozkır savaşının yeni anlayışını temsil ediyordu.
Bozkır savaşlarının en önemli unsurlarından biri olan sahte geri çekilme (Turan taktiği), Hunların en etkili silahlarından biri hâline geldi. Geri çekiliyor görüntüsü vererek rakibi belirledikleri alana çeken Hun birlikleri, ardından hilal düzeniyle kuşatma yaparak uzaktan yoğun ok atışlarıyla üstünlük sağlıyordu.
Ekrem Memiş’e göre Hunların zaferi, Sakaların bütünüyle ortadan kaldırılması anlamına gelmedi. Aksine, Hun siyasi üstünlüğünü kabul eden birçok Saka topluluğu Hun konfederasyonu içinde yer alarak yeni devlet düzeninin önemli unsurlarından biri oldu. Böylece bozkırın askerî, kültürel ve siyasi birikimi tek bir çatı altında toplanmaya başladı.
Çin kaynaklarında Mete Han’ın (Modu Chanyu) “ok atan bütün kavimleri tek bir devlet altında topladığı” ifade edilir. Bu süreç, bozkır tarihinde farklı toplulukların Hun egemenliği altında birleşmesini simgeler.
Ekrem Memiş, Saka kültürünün kurgan geleneği, gelişmiş at yetiştiriciliği, hayvan üslubu sanatı ve Esik Kurganı buluntularının Hun dönemine kültürel miras oluşturduğunu belirtmektedir. Esik Kurganı’ndaki yazıtın erken Türkçe olabileceği yönündeki değerlendirmeleri de bu yaklaşımın önemli parçalarından biridir. Ancak bu konu uluslararası akademik çevrelerde hâlen tartışmalıdır ve farklı görüşler bulunmaktadır.
Bu bakış açısıyla değerlendirildiğinde, Hunların yükselişi bozkır dünyasında yeni bir siyasî düzen oluşturmuş; sonraki Göktürk Kağanlığı başta olmak üzere birçok Türk devletinde görülen bozkır devlet geleneğinin gelişiminde önemli bir aşama olmuştur.
Kaynakça
Ekrem Memiş, İskitlerin Tarihi, Altınpost Yayıncılık, Ankara, 2012.
Ekrem Memiş, Eskiçağda Türkler, Çizgi Kitabevi, Konya, 2002.
Ekrem Memiş, Eskiçağ Tarihinde Doğu-Batı Mücadelesi, Çizgi Kitabevi, Konya, 2005.
The Scythians.
The Empire of the Steppes.
Early China and the Xiongnu.












Bir cevap yazın