Ne çok seversin gezmeleri!
Alıp başını gitmeleri,
Sessiz ve derinden sevişmeleri,
Ah ne çok seversin sevmeleri…
Dallara kuşlar konmadan uyanmayı,
Her yeni günde çiçek açmayı ne çok seversin…
Silüetler kaybolurken içimizden,
Çekilen kaybolan herkese ve her şeye ettiğin selamları alıyorum şimdilerde.
Neşeden daha kıymetli halleri görüyorum.
Bir hastalığı savarken, hanemden kalkıp giden endişeyi yolculuyorum.
Kafesine dolmuş taşmış o en beter korkuyu satır aralarımdan bir bir siliyorum.
Teninden daha mühim olan gönlüne aşkımı aşamıyorum.
Aşacak bir ten, bir gönül bulamıyorum.
Öyle değil!
Aramıyorum.
Ama göremiyorum.
Değil sana benzeyen
Seni bana hatırlatacak birini bile göremiyorum.
Yolculuklar bavullara sığar mı, bilmiyorum.
Vapurları alıp sana getiriyorum.
Dalgaları, köpükleri, güneşi alıp pencerene diziyorum.
Kuşlara bile aralamadığın perdeni gözlüyorum.
Karalara bağlattıkları düğümlerini çöz diye
Çözerken gözüm gerekirse diye hecelerinde bekliyorum.
Eğer bir gün bir söz edersen
Özünden özümü diliyorum…












Bir cevap yazın