ÖYKÜ 715
KARA MARAŞ-Mina Persis
Maraş’ta Kanlıdere Köprüsü ve Boğazkesen Mahallesi adında yerler var. Katliamı kültüre dönüştüren caniler bu isimlerle gurur duyuyorlar ve değiştirmiyorlar hâlâ. Zamanında Ermenilerin boğazlarını nasıl kestiklerini, dereye nasıl kan akıttıklarını göğüslerini kabartarak anlatıyorlar. Bunlar “insan”…Tanık olduğum hikayeler ve orada görev yaparken yaşadıklarım öfkeden delirtiyor beni…“Ben ölürsem, Maraşlılara öldüğümü sakın söylemeyin, sevinmesinler, beni sessizce köyüme gömün…” Vasiyeti […]
Uzaklık—Başak Parlasu Arslan
Sessizliği yavaşlatıyor dünyanın kalbindeki yalnızlıkFersah fersah gidilesi keşfedilesi teninizi üşütüyor bu uzaklıkZ’aman’sızlığın kırılmış oyuncak bebekleri gibi dilsizsaç uçlarımdan tırnaklarıma kadarAşkDünyamı alt üst ediyor giderek evcilleşen tutku -Öylece bakacağım size-
HEYKEL YAPICI ŞİİRİ -Don José Diaz Bolio
Heykel Yapıcı kocaman bir taş aldı,kalbe şekil verdi,büyük bir kalbin şeklini verdi,üstüne büyük bir aşkın suretini oydu. Ama kabul etmedi ama dedi ki: Ben daha mükemmel bir aşkın suretini yaratacağım. Ve taşın yüzünden ilk aşkın suretini sildi, ve üzerine ikincisini oydu. Ama o da tatmin olmadı ama yine silindi. Sildi ve yeniden heykel yaptı, her […]
14 ŞUBAT SAHİ NE İDİ ?-Ayla Gürel
Yaşamı düşünüyorum . Kendiminkini, sonra herkesinkini. Herkes derken; Düşünmek zorunda olduklarımınkini, Sorumluluğuma tevdi edilenleri, edilmeyenleri fazla ağır bulmuyorum. Çünkü gerçekten de ağır,öncesi var, şimdisi var,sonrası var. Sonra ben varım… Yaşamadan oluyor mu gönül haneme bir kârım? -Olmuyor .! -Olmaz zaten . -Alıştıkta üstelik. Kafama takmıyorum eskisi gibi, daha güzel yenisi. Bak, bak ağla yaşanmamışlara… Kaçsın […]
GİDEMEYENLER İÇİN-Azra Lina Çılgın
Bir gece çıkmışım yine yola, kurtulmak, kaçmak için kendimden. Daha fark edememişim;yolun sonunda kurtulmuş bir ben yok. Böyle bir ben var şu an bu satırları yazan; seni kendinekatan ve kattıkça kaçan, kaçtıkça kurtulamayan bir ben. Şu an yolun sonunda mıyım, başındamıyım bilmiyorum ama mutluyum, çünkü sen vardın o yolda… Belki kendimi unutmak içinseni sevdim, belki […]
Ellerini verdik – ferzãne velizãde
Oturduğu yerden tek bir adım bile kıpırdamadı. Bazen bacakları olduğunu unutuyor. Bazen de, “Bu imkansız. Yanılsamalardan bıktınız. Unutalim istersen? Sonunda annemin içini rahatlatacağım.” diyor. Ama benim unutamayacağımı biliyor. Bunu kendisi başlatmıştı. bu düşünce, bu istek, bakışlarında kararlı ve inatçı bir biçim almıştı. İnatçı ve sabit bir biçim! Bakışlarına baktığımda donup kalıyorum. Sonra elimden illa ki […]
Likörlü Çikolatalar-Mehmet Yusuf Yahyagil
Hava güzel olmak şöyle dursun, tek sözcükle, berbattı. Öyle inceden inceye değil, deli gibibir yağmur yağıyor, rüzgâr kuvvetli, soğuk ve yön değiştirerek esiyordu. Oldukça ağırakan araba trafiğinin tersine, insanlar neredeyse koşturarak kendilerini oradan oraya atıyor,daha asık yüzlü ve sevimsiz görünüyorlardı. Tam bu sırada onu gördü. Büyük, modernAVM’nin giriş merdivenlerinde bekleşen bir dizi insanın arasında durmuş, […]
Işığa Doğru – Burcu Al Ahmed
Ece Gürel’in anısına… Günün yorgunluğunu üzerimden silkip attım. Sıcak suyun iliklerime kadar işlemesi için duşta oyalanırken, kasılan bedenimdeki tüm kasların yavaş yavaş gevşediğini hissetmek iyi geldi. Pijamama kavuşmanın verdiği huzurla kendimi bir an önce yatağa atabilmek için saçlarımı kurutmayı es geçip havluyla alelade sardım. Sabah çitişmiş saçlarımı taramak için uzun bir mesai harcamam gerekecekti ama […]
Kralın Hazin Sonu – Sena Nur Uslu
Prenses, mavi elbisesiyle gölün önünde dikildi. Rüzgar, prensesin elbisesini göle doğru uçurdu. İşte o anda göl ve prenses bütünleşti. Zavallı oduncu bu güzel bütünleşmeden o kadar etkilendi ki ne söyleyeceğini bile unuttu. Genç oduncu, prensesin ellerinden tuttu ve dedi ki “Sevgili prenses güzelliğiniz aklımı başımdan aldı. Söyleyeceğim her şeyi unuttum.” Prenses gülümsedi. Ellerini geri çekti […]
Taş Ustası Kostaki – Oktay Güldüren
Kostaki, Ege’nin şarap adası Bozcaada’da sessiz sakin yaşayan taş ustasıydı. Usta, Ada’nın iki mahallesinden biri olan, Gayrimüslim Mahallesi’ndeki kilise sokağında, iki katlı ahşap bahçeli bir evde oturuyordu. Karısı Kiriya Marika’yı genç yaşta bu evde kaybetmişti. Hatıralar ve sırlarla dolu bu ev onun için kutsaldı. Evin bahçesi, Marika’nın en çok sevdiği kırmızı karanfil ve küpe çiçekleri […]
Sinyal – Mehmet Kalender
Bitişik komşu ile karşılaşmamak için, hızlıca kapıyı açıp eve girdim ve kapıyı kapattım. Antreden gelen seslerinden dışarı çıkacaklarını anlamıştım ve şimdi kapıyı açıp dışarı çıktılar onlar da. Oysa ki rahatsızlık veren veya hoşlanmadığım insanlar da değil bu emekli çift; Almancı kadın ve Alman kocası. Ancak karşılaşmak istemiyorum. Nedenini bilmiyorum ve düşünecek modda da değilim. Salona […]
BUNLARIN HEPSİ LAF-ZEYNEP KASAP
Bugün kendimin ve kimsenin umurumda olmadığı bir gün. Kimseyi aramak istemediğim, kimseyle konuşmak istemediğim, telefonları açmadığım, en sevdiğim şeyleri yapmak istemediğim gün. Evde durmak istemediğim, dışarıda olup olmamamın bir önemi olmadığı o gün. Kuş seslerine dönüp bakmadığım, önümden usulca geçen uslu ve çok güzel bir kedinin tüylerini okşamak için yaklaşmadığım, sadece, öylesine, gözlerimle gayriihtiyari izlediğim, […]
Tutunmak – Burcu Al Ahmed
“Her şeyi halledebilirim!” edasıyla, orasını burasını yamalayarak geçirdiğim ömrümde, farkına vardığım naif gerçekliğimi, bir hiçlik kıyısından izliyorum şimdi. Gök kızıl; gün batımı gelip çöreklenmiş yüreğime. Ben, o kumsaldaki eski, çocuksu heyecanlarımı arıyorum. Bir deniz kabuğu yeterdi, ağzımı kulaklarıma vardırmaya… Çocukluğum içime kaçmış. Bir minare salyangozu gibi kabuğuma çekilesim var, ama yapamam. Eğreti de olsa tutunmak […]
En Çok Okunanlar












Son Yorumlar