Önce hangi yüzyılın insanından söz ediyoruz?-Yelda Karataş
Ahlaki kavramların hiç biri aynı içeriği taşımaz her yüzyılda, her sınıflı toplumda. İlişkilerin ahlakını hakim sınıfın iki yüzlü ahlakı belirler. Mülk adaletin temelidir. Çağımızda burjuva ahlakının kurallarına göre tanımlıyoruz ahlaki terimleri; evlilik, sadakat, monogami vb. kavramları. Aldatma kavramının içeriğini etik değerlere göre tanımlayamaz ve ona ‘ ahlaki’ erdemler yüklemeye kalkarsak, hiç bir yere varamayız. Gerçeklik […]
KUTSAL MEZARLARIMIZ: KURGANLAR-Bilhan Akkaya
Kurganlar, Türk bozkır kültürünün en önemli arkeolojik miraslarından biridir. Sadece bir mezar değil; ölen kişinin toplumsal statüsünü, inanç dünyasını, yaşam biçimini ve ölümden sonraki hayata bakışını yansıtan kutsal anıtlardır. Kurgan; toprağın içine açılan mezar çukurunun taş örgü, ahşap kütükler veya kalın ağaç gövdeleriyle güçlendirilmesinin ardından üzerinin taş ve toprak yığılarak tümülüs biçiminde kapatılmasıyla oluşturulan mezar […]
Aşk Derdi: Sebep, Hasret ve İnsanın İç Yolculuğu-Tuğba Gülyeşil
I- Tuğba Gülyeşil’in “İçsel Lakırdılar” Sohbeti Üzerine Bir Değerlendirme Giriş Tasavvuf geleneğinde bazı sohbetler bilgi vermekten çok insanı kendi içine doğru yürütür. Dinleyen, konuşmacının anlattıklarından ziyade kendi gönlünde yankılanan sesi işitir. Tuğba Gülyeşil’in “Aşk Derdi” başlıklı sohbeti de bu çizgide değerlendirilebilecek modern irfan konuşmalarından biridir. Sohbet boyunca klasik tasavvufun temel kavramları; sebep, aşk, dert, hasret, […]
Boğa, ruhun dünyaya kök saldığı burçtur – Esra Yılmaz
Kadim astrolojik anlayışta Dünya’nın burcu da Boğa ile ilişkilendirilir. Bu nedenle Boğa, madde ile mana arasında denge kurmayı öğrenmek için bu hayata gelir. Boğa’nın yaşam yolunda dikkat etmesi gereken başlıca sınavlar şunlardır: 🌿 Konfor tuzağı:Rahatlık güzeldir; ancak konfor, gelişimin önüne geçtiğinde ruh yavaş yavaş uykusuna çekilir. 🌿 Sahip olma arzusu:İnsanları, eşyaları, fikirleri ya da duyguları […]
Kimse Beni Daha Fazla Yormasın – Serdar Gazi Karababa
Ne tâkatım kaldı ne de hayâlim,Koskoca cihâna fazla gelirim.Göç vakti görünür, doldu vebâlim,Kimse beni daha fazla yormasın. Yüküm ağır imiş, yolum pek uzun,Dost diye sarıldım, çoğu çıktı hüzün.Bir lokma huzurdu bütün arzumun,Kimse beni daha fazla yormasın. Dünya bir gölgedir, konar göçeriz,Bugün güler isek yarın geçeriz.Hak’tan gelip yine Hakk’a uçarız,Kimse beni daha fazla yormasın. Kırdılar dalımı, […]
Yine o günlerden biri…-Esin Geldeç
İnsanlardan, seslerden, konuşmalardan; hatta kendi düşüncelerimden bile yorulduğum günlerden… Sanki her şey rengini yitirmiş. Dokunduğum hiçbir şey içimde yankı bulmuyor. Yapmam gereken sayısız şey varmış gibi hissederken, aynı anda hiçbir şey yapmak istemiyorum. Zaman akıyor; ben ise donmuş bir tablonun içinde, aynı anın sessizliğinde bekliyorum. Ah… Bitmek bilmeyen bu can sıkıntısı… Kabına sığmayan ruhum… İçimde […]
BU DÜNYADAN GÖÇENLER İÇİN NE DENİR-Rıza Aydın
“Yedi kere ben bu cihana geldimArşta duran iki nişan bendedirYerde gökte Tanrı diye ararlarBiz Hakkı severiz Hakk da bendedir.”Derviş Muhammed Değerli muhabbet ehli canlar. Alevilerin bu dünyadan göçmekle ilgili düşünceleri de bunu anlatan tabirleri de iyi anlaşılamadı sanırım. Aleviler şöyle derler: “Yunus Emre bu dünyadan göçtü, devri âsan olsun”. “Âsan” sözü tamı tamına “kolay” anlamına […]
ATTIKA TABAĞI VE VAZOLARI DENİLEN İSKİT VE ETRÜSK ESERLERİ: ATLI, ÖZGÜR VE YERLEŞİK TÜRK UYGARLIĞININ ATTIKA’YA İHRAÇ ETTİĞİ TABAK VE VAZOLARIN AKDENİZ’DEKİ İZLERİ-Fettah Köleli
Fettah KöleliBağımsız AraştırmacıORCID: 0009-0004-2682-2843https://orcid.org/0009-0004-2682-2843Tarih: 2026 Batı merkezli klasik arkeoloji ve sanat tarihi yazımı, yüzyıllardır Akdeniz ve Avrasya kurganlarında bulunan yüksek nitelikli kırmızı figürlü seramikleri otomatik olarak Atina’ya (Attika) tescilleme yanılgısı içindedir. Bu dogmatik yaklaşıma göre Atina üretmiş, çevre halklar ise tüketmiştir. Oysa toprağın altından çıkan maddi gerçekler ve ekonomik mantık bu tezi tamamen tersine çevirmektedir. […]
HAYATTA KALMA KILAVUZU- S.Tijen Bolulu
#cumartesiyazıları Bugün size küçük bir hayatta kalma kılavuzu bırakmak istiyorum. Çünkü içinde yaşadığımız koşullarda, ruhumuza bilinçli olarak iyi gelmeye çalışmadan ayakta kalmak giderek zorlaşıyor. Önce kendi rutinlerimi anlatayım. Her sabah güne, ruh hâlim istemese bile kendimi müzik dinlemeye zorlayarak başlıyorum. İşe yürüyerek gittiğim için kulaklığımı takıyor ve yürümeye başlıyorum. Size garanti ederim; üçüncü şarkıya geldiğinizde […]
ÇÖZÜM NE AYOL..- Rabia Mine
Ne zaman çok ciddi bir sorunu masaya yatırsak, birileri mutlaka “çözüm önerilerimizi” sorar. Ben de hiçbir filozofun ya da toplum bilimcinin bulamadığı çözümleri benim bulabileceğime ihtimal vermeleri karşısında gülümseyerek şişinirim..😁 Ama maalesef ki her sorunun her zaman, o an uygulanabilecek bir çözümü yoktur. Bununla birlikte, çözüm önerileri ortaya koyamamamız, ezber bozan tespitlerimizin değersiz olduğu anlamına […]
KADIN ŞAMANLAR, KAM ANALAR VE ANA BACILAR-BİLHAN AKKAYA
Türk Kültüründe Kadın Bilgeliğinin Kadim Yolculuğuİnsanlık tarihinin en eski ruhani geleneklerinden biri olan Şamanizm’de kadınlar, yalnızca inancın bir parçası değil, çoğu zaman onun taşıyıcısı ve koruyucusu olmuştur. Arkeolojik bulgular, etnografik araştırmalar ve tarihsel kayıtlar; ilk şamanların önemli bir bölümünün kadın olduğunu ve birçok toplumda kadın şamanların erkeklerden daha yüksek manevi otoriteye sahip sayıldığını göstermektedir.Barbara Tedlock’a […]
Bir Otel Odasında Ölümü Beklemek: Yahya Kemal Beyatlı’nın Yalnızlığı, Şiiri ve Ölümsüzlüğü-Mehmet Özgür Ersan
Türk şiirinin en büyük klasiklerinden biri olan Yahya Kemal Beyatlı (1884–1958), ömrü boyunca İstanbul’u, tarihi, musikiyi ve ölümü yazdı. Ancak kaderin garip cilvesi olarak, şiirlerinde büyük medeniyetlerin ihtişamını anlatan bu şair, hayatının son on dokuz yılını İstanbul’daki Park Otel’in tek bir odasında, giderek artan yalnızlık içinde geçirdi. Onun hikâyesi büyük bir şairin biyografisi değildir. Aynı […]
hesabım kendimle- figen tan
Her gece karanlığım,yanı başımdaUykusuzum Geleceğim geçmişime,gençliğim çocukluğuma… Bir ağız dolusu küfürle,yaşını almış olgunluğumgençliğime kafa tutuyor Kaç yanlışım,hangi doğrumu götürüyor? Kim suçlu,kim güçlü? Parmaklarımın sayısı kadarhesap soruyor hayatNe parmaklar yetiyor,ne hesap bitiyor Enkazın altındannasıl çıkaracak düzlüğekanadı kolu kırık,yaralı ceylan,ürkek bakışlarını? Yazını kışa çevirenebir de o sövüyorGiden gidiyor,kalan zor nefes alıyorRuhum,hayal ile gerçek arasındaince bir bağ kuruyorDeli […]












Son Yorumlar